Ormanları koruyalım

0
41

Türkiye’de ormanların durumu ne yazık ki iç açıcı değil. Envanter olarak orman alanları artıyor gibi gözükse de bu artış nüfusu azalan, göç veren yörelerde gerçekleşmekte; nüfusu yoğun sanayi ve turizm merkezlerinde ormanlar azalmakta. Ayrıca ülke genelinde ormanlar biyolojik çeşitlilik kaybı, habitat parçalanması gibi niteliksel kayıplara uğruyor ve bu kayıplar da her geçen gün artıyor.

Ormanların yıkımına neden olan en büyük uygulama; orman alanlarının madencilik, turizm, altyapı gibi tesisler için ormancılık dışı amaçlarla kullanımlara tahsis edilmesi. Uzmanlar ülke çapında bu amaçla yapılan tahsislerin toplam miktarının 700 bin hektara yaklaştığına dikkat çekiyorlar. Vahim olan; bu tür tesislerin ekosistem bütünlüğünü bozduğu ve orman parçalanmasına yol açtığının henüz farkına varılamamış olması.

Yanan orman alanlarının yeniden ormanlaştırılması Anayasa gereği ve ormancılık örgütü bu gereğe günümüze kadar uydu. Sosyal medyada bolca paylaşılan ve aksi yapılıyormuş gibi algı yaratan bilgi ve belgeler gerçeği yansıtmıyor. Türkiye’de 70 yıldan fazla süredir düzenli olarak ağaçlandırma yapılıyor. Ağaçlandırma açısından ülkemiz hatırı sayılır bir birikime sahip bulunuyor. Ancak siyasal iktidarın yalnızca kendi döneminde ağaçlandırma yapılmış veya kendi döneminde, önceki dönemlerle kıyaslanmayacak ölçüde çok ağaçlandırma yapılmış algısı yaratmaya dönük beyanatları gerçeği yansıtmamaktadır.

Doğal ormanlarla ağaçlandırma alanları ekosistem bütünlüğü ve niteliksel açıdan karşılaştırılamaz. Bu kapsamda yanan alanların aceleyle ağaçlandırılması yerine yöredeki doğal ağaç türlerinin tohumla gençleşmesine olanak sağlayacak yöntemler uygulanmalı. Bunun için özellikle kızılçam ormanlarında yanan alanların koruma altına alınması, gerekiyorsa yöreden toplanan tohumlarla takviye yapılması yeniden ormanlaştırma için yeterlidir. Böylece genetik çeşitlilik korunarak ormanların iklim değişikliğine uyumu sağlanmış olacaktır. Ormancılığın ve ormancılık politikasının birinci amacı doğal ormanların korunmasıdır ve başka hiçbir eylem bu amacın arka plana itilmesini haklı gösteremez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here