Psikiyatrist Bekir Ceylan: Çocuğun beden bütünlüğünü bozmaya dönük suçlar git gide artıyor

0
73

ÖZEL HABER – Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Bekir Ceylan, HABERCİ’ye yaptığı açıklamada, son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde çocuğun beden bütünlüğünü bozmaya dönük suçların git gide arttığına dikkat çekti.

Ceylan, açıklamasında TÜİK verilerine göre 2019 yılında ülkemizdeki çocukların maruz kaldığı istismar vakalarının oranı yüzde 15.2 olarak belirlendiğine dikkat çekerek, “Çocukları istismardan nasıl koruyacağız?” sorumuzu yanıtladı.

“İLK ADIM FARKINDALIK OLUŞTURMAK”

Farkındalık oluşturmak için mahremiyet eğitimine ihtiyaç olduğunu söyleyen Ceylan, “Mahremiyet eğitimi, çocuğun ruhen ve cinsel olarak korunmasını amaçlayan ve yalnızca çocuğu değil çocuğa bakım verenleri ve öğretmenleri de kapsayan; uzmanlar tarafından ya da uzmanların yönlendirmesi ile verilmesi gereken genel bir eğitim türüdür. Aynı zamanda ‘hayır’ diyebilmeyi ve rahatsızlık hissettiği anda bu duygularını yansıtabilmeyi içerdiği için duyguların da yönetilmesine katkı sağlayan ve sağlıklı bir kişiliğin oluşmasına zemin hazırlayan bir eğitimdir” bilgisini verdi.

ÇOCUKLARA MAHREMİYET EĞİTİMİ VERİRKEN YAPILMASI GEREKENLER

Ailelere, çocuğun bedenine dair özel alanlar belirlenmeli, iyi dokunuş, sevgi ifade eden ve çocuğa güven veren)ve kötü dokunuş çocuğa cinsel doyum amaçlı, rahatsızlık hissi veren çocuğun bedeni üzerinden değil hikaye, etkinlik ya da animasyonlar üzerinden öğretilmelidir. Eğer kötü dokunuş sezdiyse bağırması, yardım istemesi ve oradan uzaklaşması öğretilmeli mesajı veren Ceylan, çocuğun odasına girmeden önce odanın kapısının tıklatılmasını ifade ederek, “Çocuk böylece başkalarının özel yaşam alanlarına izinsiz girilmemesi gerektiğini öğrenecektir” dedi.

“BEBEKTİR ANLAMAZ DEMEYİN”

Ceylan, ailelere şu önerilerde bulundu: “Anne baba banyoda çıplak olmamalı, çocuğun üzerinde iç çamaşırı olmalı. Çocuk tuvalette iken kapı kapalı tutulmalı, lazımlık kullanılıyorsa yalnızca tuvalette kullanılmalı. Başkalarının yanında üzerini giydirip çıkarmaktan kaçınılmalı.  “Bebektir anlamaz” demeden, başkalarının yanında altının değiştirilmemesine özen gösterilmelidir. Vücuduna dokunulması gerektiğinde nedeni çocuğa açıklanmalı, çocuktan izin istenmelidir. Cinsel organları sevgi objesi olarak kullanmaktan, üzerine şakalar yapmaktan ya da çocuğu utandıracak söylemlerden uzak durulmalıdır. Tanımadığı kişilerle sohbet etmekten kaçınması ve ikramlarını kabul etmemesi öğretilmelidir. Özellikle pandemi sürecinde çocuklar internet aracılığıyla cinsel istismara daha çok maruz kalmıştır.

Bu nedenle güvenli internet kullanımı tercih edilmeli, çocuğun sosyal medya kullanımını denetlenmeli. Çocukla güvene dayanan ilişkiler kurulmalı ‘Biraz sohbet edelim mi?’, ‘Bana anlatmak istediğin bir şeyler var mı?’ gibi güven veren bir iletişim dili tercih edilmelidir. Yaşayabileceği her türlü olumsuzlukta anne babaya ya da okulda ise öncelikle öğretmeni ve rehber öğretmenlerine durumu bildirmesi gerektiği anlatılmalıdır. 3-6 yaş çocukların gelişimsel olarak cinselliğe dair meraklarının en yoğun olduğu dönemdir. Anne babalar çocuğa suçluluk ya da utanç duygusu yaşatmadan sabırla açıklamalar yapmalıdır. Önemli olan çocuğun bu sorularına anlayabileceği bir dille, benzetmeler yoluyla cevap vermektir.  Belki de en önemlisi çocuğu duygusal olarak ihmal etmemektir. Duygusal açlık yaşayan çocuklar, bu açlığı doyurmak için istismara açık hale gelebilmektedir.” Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here