Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan

0
65

Bizlere sağlık, afiyet ve imkân veren Rabbimize bir kez daha hamdederiz. Daha birkaç gün önce kavuşmanın ve karşılamanın heyecanını yaşadığımız bereket ayı Ramazan-ı Şerifin yarısını geçmiş ve mağfiret günlerine ulaşmış bulunuyoruz.  Rabbimizden niyazımız; bizleri hatalarımızdan dönmüş ve günah kirlerinden temizlenmiş bir şekilde bayrama ulaştırmasıdır.

Şüphesiz ki Rabbimiz, ilahi kitapları ve peygamberleri vasıtasıyla bizlere yüce zatını tanıtırken, Rahmet ve merhamet yönünü her daim öne çıkarmaktadır. Kutsi bir hadiste “Şüphesiz rahmetim gazabımı geçmiştir” ifadesi yer almaktadır. Yine çok önemlidir ki her işimize onunla başladığımız ve dilimizden düşürmediğimiz Besmele’nin içerisinde zikrettiğimiz Allah’ın (c.c) iki güzel ismi; “Rahman ve Rahim” isimleridir. Bu iki isimden “Rahman” Allah’ın yarattığı bütün mahlûkata olan rahmetini, “Rahim” ismi ise Rabbimizin mahşerin dehşetinde sadece inanan ve güzel ameller yapan kullarına has olan merhametini ifade etmektedir. Ayrıca Kur’anı kerimde yer alan birçok ayet, Allah’ın “çok merhametli” ve “çok bağışlayıcı” olduğunu vurgulayan ifadeler ile tamamlanmaktadır.

Sevgili Peygamberimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde: Recep ayı Allah’ın, Şaban ayı benim, Ramazan ayı ise Ümmetimin ayıdır” buyurmaktadır. “ Ümmetin ayı” ifadesiyle bizlere; bu ayın, Allah’ı tanıyan ve O’na (c.c) kulluk etmekle şeref bulan Mü’minler için, Allah’ın hoşnutluğunu kazanma maksadı ile yaptıkları başta oruç olmak üzere, çok kıymetli ibadetler sayesinde; adeta bir nazlanma, Allah’ın rahmet hazinelerinden bolca istifade etme ayı olduğunu ifade etmektedir.

Yine Peygamber Efendimiz (sav) bir hadislerinde; “ Niyet ederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları affolunur”(Buhari,iman) buyurmaktadır. Bu ifadeler bizlere, orucun Allah (c.c) katındaki değerini öğretirken, Rabbimizin af ediciliğini ve merhametini de bir kez daha hatırlatmış olmaktadır.

Ramazan ayı ile ilgili olarak “Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtulma ayıdır’’ buyuran Peygamber Efendimiz (sav) ; ‘’Ramazan ayında dört şeyi çok yapın. Bunlardan ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz. Diğer ikisine ise sizin ihtiyacınız vardır. Rabbinizi razı edeceğiniz şeyler; kelime-i şahadet ve tövbe-i istiğfardır. Sizin muhtaç olduğunuz iki şey ise; Allahü tealâ’dan Cennet’i istemek ve Cehennem ateşinden O’na sığınmaktır.’’buyurmuştur.

Bu son hadisten bahisle, içinde bulunduğumuz bu zorlu salgın imtihanı sürecini de içine katarak şunları ifade etmek ve hadis-i şerifte yer alan tövbe-i istiğfara dikkatlerimizi çekmek isterim. Rabbimizin üzerimizdeki nimetleri sonsuzdur. Başta iman nimeti olmak üzere, nimetlerin her biri hakkı ile şükür istemektedir. Bizlerin ise hem insanlık hem de İslam âlemi olarak vaziyeti ortadadır. İnsanlık savaşlardan, zulümden ve diğer kötülüklerden elini çekemiyorken, İslam âlemi ise “ iyiliği emredip, kötülüğü yasaklama” farzını büyük ölçüde terk etmiş ve kendi dünyeviliğini oluşturmaya çalışmaktadır.

Elbette kötüyü tasvirin bizlere yakışmadığını biliyoruz ancak yaşadığımız bu büyük imtihanla birlikte anlıyoruz ki zaman! Bolca istiğfar etme, içinde bulunduğumuz mağfiret günlerini yalvarış ve yakarış ile alabildiğince değerlendirme zamanıdır. Evlerimize kapandığımız şu günlerde bir taraftan Kadir gecesini aramayı diğer taraftan ise Resulü Ekrem efendimizin itikâf sünnetini yerine getirmeyi ihmal etmeyelim. Bu güzel fırsat kapıları ile Rabbimizin hoşnutluğunu kazanıp, yine O’nun(c.c) sonsuz rahmeti ile şu dehşetli imtihandan bir an önce kurtulalım inşallah.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here