Salgın günlerinde eğitimi değerlendirdi

0
87

Eğitim-Sen Balıkesir Şube Başkanı H. İbrahim Kilciler, yaptığı açıklama ile genel bir değerlendirmede bulundu. Salgın ve salgınla mücadelenin ülke ve dünya gündeminin en üst sırasındaki yerini korumaya devam ettiğini kaydeden Kilciler, en önemli tartışma başlıklarının ise salgınla ilgili alınan önlemlerin yeterli olup olmadığı ve salgınla ilgili bilgilerin kamuoyu ile zamanında ve tam olarak paylaşılmaması olduğunu öne sürdü.

Salgınla ilgili alınan önlemlerin sadece yurttaşa tavsiyelerle sınırlı kaldığı bir dönemden geçildiğini söyleyen Kilciler, “Oysa beklenti enfeksiyon zincirini kıracak, salgının yayılmasını engelleyecek geçerli, uygulanabilir ve kesin önlemlerin alınması. Ekonominin açık kalması, sermayenin gereksinimleri için üretimin devam etmesi, siyasal iktidarın öncelikli tercihi olduğu sürece de bu önlemlerin alınmayacağı açık. Siyasal iktidarın salgınla mücadele yerine, salgınla mücadeleden bir başarı öyküsü çıkarma çabasından acilen vazgeçmesi gerekmektedir” dedi.

“VERİLERİ BİLMEK HALKIN EN DOĞAL VE TEMEL HAKKI”

Salgınla ilgili verileri bilmenin halkın en doğal ve temel hakkı olduğunu vurgulayan Kilciler, “Sağlık Bakanlığı’nın uzunca bir süredir sadece hasta sayısını açıklayıp, vaka sayısını açıklamaması, okullarda yüz yüze eğitime geçilmesiyle ilgili tartışmayı olması gerektiği gibi sürdürmeyi imkânsız hale getirmektedir. Bu durum da MEB tarafından alınan kararların, kamuoyu ve alanın özneleri tarafından değerlendirilmesi imkanını ortadan kaldırmaktadır. Kamu kurumları ve yöneticileri halkın bilgi edinme hakkı olduğunu unutmamalıdır. Salgınla mücadele ancak ortak akıl, şeffaf bilgi, bilimsel çalışma ve toplumsal dayanışma ile mümkündür” diye konuştu.

“SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ”

Okullarda yüz yüze eğitimin 12 Ekim itibarıyla genişleyerek devam ettiğini, okullarda aynı anda bulunacak öğretmen ve öğrenci sayısının artmasına rağmen alınan önlemlerde aynı oranda bir artışın olmadığını öne süren Kilciler, sözlerine şöyle devam etti: “Bu konuda yaşanacak eksiklikleri tespit etmek ve  giderilmesi için üzerimize düşeni yapmak bizlerin önündeki en önemli sorumluluk olarak durmaktadır. Eğitim-Sen şubeleri, temsilcilikleri, iş yeri temsilcileri ve üyeleri sağlık önlemleri ve eğitim-öğretim faaliyetlerini yakından takip ederek yaşanan tüm sorunları öncelikle kayıt altına alacak, sorumluların bu durumları düzeltmelerini isteyecek ve Genel Merkezimize iletecektir. Tüm eğitim ve bilim emekçilerine çağrımız, yaşanan tüm sorunlarda kendilerine en yakın Eğitim-Sen şubesi veya temsilciliğine başvurmalarıdır.”

EK DERS ÜCRET TALEBİ

Uzaktan eğitimle birlikte aynı sınıflarda yüz yüze eğitime geçilmesinin, öğretmenlerin iş yükünü artırdığını ve bu durumun öğretmenlerin neredeyse tüm zamanlarını bilgisayar karşısında geçirmelerine neden olduğunu anlatan H. İbrahim Kilciler, “Yaşanan bu durumun sürdürülebilir olması için mutlaka öğretmenlerin ders yükü ve içeriği seyreltilmelidir. Ancak yapılacak seyreltmenin öğretmenler açısından ekonomik bir kayba da dönüşmemesi gerekir. Salgın koşullarında okullarda yapılan yüz yüze eğitim için ve uzaktan yapılan tüm dersler için ek ders ücretinin artırımlı ödenmesi gerekmektedir” dedi.

“6 MİLYON ÖĞRENCİ EBA’YI KULLANMIYOR”

MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün 21 Eylül-9 Ekim tarihleri arasında EBA kullanımı ile ilgili sayısal verileri paylaştığını anımsatan Kilciler, “MEB’in açıkladığı verilere göre, EBA’ya giriş yapan öğrenci sayısı 10.3 milyon. Toplam öğrenci sayısı dikkate alındığında neredeyse 6 milyon öğrencinin EBA’yı kullanmadığı görülüyor. Bu sayının devam zorunluluğu ve sınavlarda öğrencilerin tüm kazanımlardan sorumlu olduğu dikkate alındığında yüksek olmadığı açıktır. Asıl sorun ise EBA’yı kullanamayan 6 milyon civarında öğrenci. EBA’yı öğrencilerin yüzde 65’nin cep telefonundan kullanıyor olması ise diğer bir büyük sorun. Cep telefonundan uzaktan eğitime erişimin gerçek anlamda bir erişim olmadığını tespit etmek gerekiyor. Görünen o ki öğrencilerin sadece küçük bir bölümü EBA’yı sağlıklı olarak kullanmaktadır. MEB’in rakamları paylaşım şekli ise sorunların farkında olmadığını veya bunları sorun olarak görmediğini göstermektedir. Uzaktan eğitime tüm öğrencilerin erişiminin sağlanması MEB’in önünde duran en önemli kamusal sorumluluktur” diye konuştu.

“ÖĞRETMENLER HAK KAYBI YAŞAMAMALI”

Kilciler, açıklamasını şöyle tamamladı: “60 yaş üzeri ve kronik rahatsızlığı olan öğretmen arkadaşlarımızdan yüz yüze eğitime başlamak isteyenler dilekçe vererek okul yönetimlerine başvuruyor. Ancak başvuru yapmadığı halde okullara çağrılan ve yüz yüze eğitime başlama isteği reddedilen arkadaşlarımızın Genel Merkezimize başvuruları devam ediyor. İdari izinli sayılan öğretmenlerin yüz yüze eğitime başlama veya başlamama kararı öğretmenlerin kendilerine bırakılmalıdır. Yüz yüze eğitime başlamayan idari izinli öğretmenlerin hak kaybı yaşamaması için, arkadaşlarımız uzaktan eğitimde görevlendirilmelidir.

Eylül ayı ek ders ödemelerinde yaşanan farklı ücret ödeme sorununun nedeni MEB’in düzenleyici ve genel kararlar almamasıdır. Uygulamada yetki kullanan okul, ilçe ve il yöneticilerinin tutumlarından dolayı aynı branş öğretmenlerine aynı saatte derse girmelerine rağmen farklı ücret ödemeleri yapıldı. Özellikle psikolojik danışman ve rehber öğretmenler arasında yaygın olarak farklı ücret ödemesi gerçekleşti. Eğitim Sen bu sorunun çözümü için gerekli girişimlerde bulunacak ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için düşük ücret alan arkadaşlarımızın okullara başvurması için gerekli hazırlıkları yapacak ve oluşturduğu dilekçe örneğini şubelere gönderecektir.” Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here