“Şimdi değilse, ne zaman?”

0
117

Balıkesir Tabip Odası, Balıkesir Dişhekimleri Odası, 30. Bölge Balıkesir Eczacı Odası, Balıkesir Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Balıkesir Aile Hekimleri Derneği, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası ve Balıkesir Aile Sağlığı Elemanları Derneği tarafından pandemi konusunda ortak açıklama yapıldı.

Ortak açıklama şöyle: “Ülkemizde yaklaşık 9 aydır devam eden alınan ciddi önlemler ile Mart ve Nisan aylarından sonra vaka sayılarının azalmasından sonra Mayıs ve Haziran aylarından itibaren ekonomik ve turizm kaygısı ile esnetilen adına yeni normal, kontrollü sosyal hayat denilen dönem ile birlikte vaka sayıları Ağustos’tan itibaren artışa geçti, Okulların açılması ile ve turizm sezonu dönüşleri birlikte Ekim ayında daha da artarak bu ay kontrolü zor bir hal aldı. İlimizde alınacak önlemler ile ilgili defalarca basın açıklaması yaparak ve Tabip Odamız  Covid-19 İzleme Kurulunun aldığı tavsiye kararlarını yetkili makamlara ulaştırmamıza rağmen, İçişleri Bakanlığı genelgeleri İl Hıfzıssıhha Kurulu kararları haline dönüştürüldü ve bu kararlar dahi gereği gibi uygulanmadı.

İl Hıfzıssıhha Kurulları ve İl Pandemi Kurulları daha etkin hale gelmelidir. Gün itibarı ile Pandemi verileri ne yazık ki Nisan ayından daha kötü konumda olduğumuzu göstermektedir. Yoğun bakıma hasta kabulü için, hasta çıkışı olması beklenmektedir. Tüm bunlara rağmen süreç şeffaf yönetilmedi. Gerçek rakamlar halktan gizlendi. Pandemi yerine algı yönetimi öncelendi. İlimizde vaka sayıları süratle artıyor, Eylül başından beri sürekli artma eğiliminde olan ve son günlerde yüzde yirmi beşleri bulan pozitiflik oranı. Günlük pozitif vaka sayıları bine yaklaşmaktadır. Bilgisayarlı Tomografi ve Klinik olarak konulan tanılar da eklenirse ilimizde her gün daha fazla vaka olduğunu söylemek kehanet değildir. Bu nedenle bulaştırıcılık da hızla artmaktadır. Mevcut durum ilimizdeki sağlık sisteminin pandemiye yanıt verme kapasitesini zorlamaktadır. Filyasyon İlçe Sağlık Müdürlükleri ve Toplum Sağlığı Merkezlerinin gayretine bırakılmış, vakalara yetişememe noktasına gelmişlerdir. Araç-gereç-personel gereksinimleri diğer kurumlardan karşılanmalıdır. Aile Sağlığı Merkezlerinde hastaneye gidemeyen hastalar, mevsimsel grip ve Zatürre aşıları, gebe-bebek, çocuk izlemleri, rutin koruyucu sağlık hizmetleri nedeni ile aşırı kalabalıklar oluşmakta ve son dönemde hekim ve Aile Sağlığı çalışanlarında Covid-19 vakaları görülmektedir. Yurt genelinde son iki günde Hekim, Diş Hekimi, Eczacı, Hemşire, Sağlık Memuru, Ambulans şoförü ve İdari personel olarak 7 Sağlık çalışanımızı kaybettik. Ve resmi olarak açıklanan vakalar çok az olmasına karşın ülkemizde her gün 3 binin üzerinde vaka, 100’e yakın kayıp yaşamaktayız. Açıklanan tedbirler yetersizdir. Palyatif önlemler yerine, epidemiyoloji biliminin yapılması gerekenleri yapılmalıdır. Hasta sayısı ile vaka sayısını karıştırıp, mevcut durumdan başarı hikayeleri çıkarmak olsa olsa kısa zaman diliminde gerçekleri saklamak olur. Ama uzun vadede kaybeden bizler ve halkımız olacaktır.

Bilim Kurulunun ve TTB Covid-19 Kurulunun illerdeki, İzleme Kurullarının görüşleri doğrultusunda acilen ek önlemler alınmalıdır. Kısıtlamalar zamanında alınmadığı zaman anlamı ve önemi kalmamaktadır. Önerilerimizi bir kez daha ve ısrarla yineliyoruz. Süreç şeffaf  yönetilmeli, gerçek veriler hem sağlık çalışanları, hem de halkımız ile paylaşılmalı ve buna göre tutum alınmalıdır. Tek başına maske-mesafe ve hijyen denilerek, sorumluluğu vatandaşa bırakarak çözülemez. Merkezi ve yerel tedbirler mutlaka hızla hayata geçirilmelidir. Toplumsal hareketlilik mutlaka azaltılmalı, ülkeler-şehirler arası seyahatler, toplu taşım kontrol altına alınmalıdır.

Covid-19 test sonucu çıkıncaya kadar kişi pozitif kabul edilip, toplum ve aile içine, toplu ulaşım araçlarını kullanarak geri gönderilmemelidir. Şüpheli olanlar izolasyon için öncelikle kamuya ait sosyal tesis, yurt, misafirhane, pansiyon gibi yerlerden yararlanılmalıdır. Test yapılan merkez sayısı, cihaz sayısı ve test sayısı artırılmalıdır. Sadece başvuranlara değil, taramalar da yapılarak toplumda bulaştırıcık azaltılmalıdır.

BAUN Tıp Fakültesinde Covid-19 yoğun bakım ünitesi açılmış olup, alt yapısı hazırlanarak büyük ilçelerimizde de ayni şekilde Covid-19 yoğun bakım üniteleri açılmalıdır. Riskli gruplara mutlaka rutin test uygulanmalıdır. Bulaştırıcılık riski olanlara test yapmadan, onlara başvuranları ve temas edenleri koruyamayız. Zatürree ve Mevsimsel grip aşılarında lojistik aksamamalı, aşılar geciktirilmemelidir. Sağlık çalışanlarına, özellikle Birinci basamakta çalışanlara yeterli Kişisel Koruma Ekipmanı verilmelidir. Zira kendi çalışanını koruyamayan, halkın sağlığını koruyamaz. Pandemi döneminde de tüm hızı ile devam eden şiddete yönelik gerekli önlemler derhal alınmalıdır. Vatandaşların kronik hastalıkları ve rutin sağlık sorunları için ilde bir hastane ‘temiz hastane-pandemi dışı hastane’ olarak bırakılmalı ve Covid-19 dışındaki hastalar muayene ve tedavilerini devam ettirebilmelidirler. Vatandaşa göre 10 kat daha fazla hastalanan, bu güne kadar ülke çapında 150’nin üzerinde kaybettiğimiz ve tükenmişlik yaşayan sağlık çalışanlarının çalışma koşulları düzeltilmelidir.

Hizmetin sürekliliği için sağlık çalışanları da mümkün olduğunca dönüşümlü çalışmaya geçmelidir. Kronik hastalığı olanlar, immun sistem baskılayıcı ilaç kullananların vb. idari izinleri kolaylaştırılmalıdır. Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan emeklilik ve istifa gibi haklar engellenmemelidir. Covid (+) olan sağlık çalışanlarının semptom olsa da test yapılmadan 10 gün sonra çalıştırılması uygun değildir. Sağlık çalışanları için Covid-19 Meslek Hastalığı olarak kabul edilmelidir. Meclise sunulan ‘Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ne iktidar-muhalefet ayrımı olmaksızın olumlu oy kullanmalıdır. Alkışlamak sağlık çalışanlarının ölmesini ve tükenmesini engellememektedir.” Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here