Şimdi kimi düşünüyorsun acaba?

0
77

Dudağımda bir keşke bulutu var sevgilim. Güneşin izin gününde kara bulutları rahatsız etmemek için kara bulutların yerini o alıyor. Savaştığım kara perdenin özrünü dinledim bugün, bir kalbin dileğini gerçekleştirmek bir kalbin dilemediğini ona bahşederek ona haksızlık etmekmiş, öyle söyledi. Rehavet aşkı çöküyor damarlarıma, sıcak gecelerimin soğuk su hissini vermiyor yalnızlık. Onu istemediğimi ona binlerce kez söylesem de senin de beni istemediğini anlatamıyor bir türlü kalbime. Yetim çocukların hiç tanımadıkları adamlardan bekledikleri şefkatin demir yutmuş hissi gibi güçleniyor duvarlar, her birinin söylediği gece şarkıları gündüzün ninnisi oluyor ben ayakta uyurken. Kanaviçe yapmıştım aşkımdan, süslü ve özlü kelimelerin girdabına kilitlemiştim seni; kimse bulmasın diye… Üvey suskunluğun öz anamın şefkatinden nasibini aldı, anamın doğurduğu ben; sensizliğin ücra bilmem kaçıncı numarasından hallice bir de öksüz nefretinin çamuruna bulandım. Herkes hep mi senden yana olurdu? Zorla sevdiremezdim kendimi sana, aşk neden beni seçmişti peki? Yalınayak düşlerimin genç kızlık mutluluğuna neden bir darbe indirmişti? Kötü olan belki de sen değildin, bendim, ya da yok; kötü olan aşkın ta kendisiydi.

Gözlerimde bir özlem yıldızı var sevgilim. Gözlerime bakabilmek imkânın olsaydı gözlerimdeki özlem yıldızının kaymaması için gönlünün bana kaymasına izin verirdin belki… Şimdi kimi düşünüyorsun acaba? Kimin damlattığı uhunun seni bana yapıştıramadığı yerden kaçıyorsun? Çokça fuzuli imkânsızlık girdi aramıza, aramızda aramızı kurtaramayacak olan kalın duvarlar var şimdi. Bugün de yemek yedim, bugün de suyumu içtim ve bugün de gülümsedim hayat kardeşe… Zaten gözyaşlarımı gördüğünde bana dil çıkarıp mutluluk serüvenimin çocuklara masal kitabı olduğu yerden koşarak benden kaçtığını söylüyordu.

Kollarımda yâr olamadığın yerin yara bandı var sevgilim. Kollarım gece demeden gündüz demeden kendini bile dinlemeden yarasının arasını bulmaya çalışıyor hayatla. Kilom da yok, yer de kaplamıyorum aslında; kalbine bu kadar büyük ve bu kadar çok gelişimin sebebi neydi öyleyse? Gözlerimiz şimdi aynı kanala bakıyor biliyorum,  televizyon kanalının müptela hazinesinde senin gözlerinin izi var. O kadar çok doğum yaptım ki, doğurduğum yalnızlıkların şehzadeliği padişahın kimsesizlik olduğu yerde sona erdi ve haseki sultanlığımın da ipini çekti. Zaten ben sana sultan olamadıktan sonra prenses gülüşümün fotoğrafını çeksen neye yarardı ki?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here