Spor ve Siyaset

0
189

Spor ve siyaset ilişkisini doğru zemine oturtamıyoruz. Hal böyle olunca da “Kim, kimin sırtından geçiniyor” sorusunun cevabı da karışıyor.

Konunun temelinde her iki tarafın da kazanma ve iktidar olma isteği yatıyor. Günümüz dünyasında geçerli olan ‘Kazan, kazan’ ilkesi ön plana çıkınca da ilişki arapsaçına dönüyor.

Spor ve siyaset ilişkisine bilimsel olarak başlayalım, sonra da Balıkesirspor özeline dönelim…

Fiziksel, sosyal ve ekonomi gibi birçok farklı boyutu bulunan sporun siyasetle ilişkisi ilk günden bu tarafa tartışılıyor. Yönetimlere talip olan siyasiler, büyük kitleleri peşinden sürükleyen sporu siyasetin içine çekmek için her yolu deniyor.

Sporun kitleler üzerindeki etkisini iyi bilip, spor olaylarının olumlu yönlerinden faydalanmayı mübah gören siyasiler, yaşanan olumsuzluklarda ortadan sıvışmayı da layıkıyla beceriyor.

Varlığını ve devamlılığını halkın teveccühüne borçlu olan siyaset kurumu ve siyasiler, toplumun gerçeklerini görmezden gelemeyeceklerini çok iyi biliyor.

Bazen kitlelerin afyonu olarak nitelendirilen, bazen de kişilerin ruh ve beden sağlığını güvence altına alarak günlük yaşamın gerginliğini azaltan bir unsur olarak tanımlanan spor, özellikle de futbol, iktidar mücadelesi veren siyasi aktörlerin gündeminden asla çıkmıyor.

Seçim döneminde olduğumuz bugünlerde Balıkesirspor’un siyasetle olan ilişkisini bu bilgilerden yola çıkarak değerlendirirsek çok yanılmayız.

Kurulduğu günden bu tarafa, siyasi veya ekonomik anlamda şehri yönetenlere sırtını dayamaktan kurtulamayan Balıkesirspor, hemen her seçim döneminde kendisini bu ilişkinin merkezinde buluyor. Diğer yerlerde de durum çok farklı değil. Yazının içindeki Balıkesirspor’un yerine kendi il veya ilçenizin kulübünü yazdığınızda da aynı sonuca ulaşırsınız.

Şehri yönetmeye talip olanların, öznesi Balıkesirspor olan cümlelerinde ‘Kim haklı, kim haksız’ konusuna girersek, işin içinden çıkamayız.

En basitinden, Millet İttifakı Adayı İsmail Ok, “Benim başkanlığım döneminde Süper Lig’e çıktık” diyor. Haklı mı? Yerden göğe kadar haklı. Tarih yazmış bir kere, değiştirmeye kimin gücü yeter?

Buna karşılık, Cumhur İttifakı Adayı Yücel Yılmaz da “Süper Lig’e çıkarken, ben de para verdim. Çorbada benim de tuzum var” diyor. O zaman konunun muhataplarına sormak gerekir;

İyiler ve doğrular, sizin eseriniz. Yanlış ve kötülerin sorumlusu kim?

Bu kadar borcu 10KolikleR mi yaptı?

Transfer yasağı, benim yüzümden mi geldi?

Rahmetli cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel’in “Dün dündür, bugün bugündür” sözüyle konuyu bağlayıp, önümüze bakalım.

Balıkesirspor’un geleceği, günlük veya sezonluk sportif başarılarda değil, idari ve sportif anlamda altyapısı hazırlanıp, kısa ve uzun vadeli planları ve hedefleri belirlenmiş kurumsal kimliktedir.

Bunun dışındaki tüm vaatler, yazının başında dile getirdiğim siyasetin spordan faydalanma çabasının ötesine geçmez.

Bu husus, 53 yıldır göz ardı edildi ise de bir yerlerden başlamak için çok geç kalınmış sayılmaz…

Rahmetli başbakanlarımızdan Necmettin Erbakan’ın çokça tekrarladığı “Doğrular, zamana ve şartlara göre değişir ama hak değişmez” sözünden hareketle Balıkesirspor için hakkı yazacak olursak;

Kendi ayakları üzerinde durabilen, tam bağımsız BALIKESİRSPOR, herkesin kabulüdür.

Bu uğurda söylenecek sözler makbul, atılacak adımlar muteber olur. Gerisi tıraş malzemesi reklamından öteye geçmez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here