TEMA Vakfı: Çölleşme riski artıyor

0
91

Birleşmiş Milletler tarafından her 17 Haziran’da kutlanan ‘Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nün bu yılki teması tahrip olmuş arazileri sağlığına kavuşturacak restorasyon çalışmaları olarak belirlerken, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Türkiye’nin yaklaşık yüzde 80’nin orta ve yüksek derecede çölleşme riski taşıdığını vurguladı.

Birleşmiş Milletler, ‘17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nde bozulmuş arazileri restore etmenin, gıda güvenliğinin artmasına, biyololojik çeşitliliğin korunmasına, iklim değişikliğinin etkilerinin azalmasına katkı sağlayacağını vurguladı.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, restorasyon çalışmaları olmaksızın ‘2030 Yılı Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşılamayacağını ve insanlığın daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını bildirdi.

“BİR DAKİKADA BİR 3.5 FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE ORMAN YOK OLUYOR”

Ataç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Çölleşme, bugün dünya nüfusunun üçte birinin yaşadığı, dünya karasal alanının yüzde 42’sini, tarım alanlarının yüzde 44’ünü ve dünya hayvancılık stoğunun yüzde 50’sini barındıran kurak bölgelerde, arazi tahribatı anlamına geliyor. Biyolojik çeşitlilik kaybına yol açan arazi tahribatı aynı şekilde iklim değişikliği, küresel ısınma gibi birçok büyük sorunun da en önemli nedenlerinden biridir.

Dünyada her bir dakikada 3.5 futbol sahası orman yok ediliyor, her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi bozuluma uğruyor. Aynı şekilde tarım arazilerinin yüzde 23’ü ise verimliliğini kaybetmiş durumdadır. Bugünkü üretim ve tüketim anlayışıyla 2030 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak mümkün görünmüyor. Bugün insanların tüketimini karşılamak için 1.6 büyüklüğünde bir dünyanın gerekmesi bunun en açık örneğidir. Yaşanan arazi tahribatı, deniz ve kara ekosistemleri dahil tüm ekosistemleri etkiliyor. Dünyamız küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik kaybı, gezegendeki azot ve fosfor döngüsünde sürdürülebilirlik eşiklerini çoktan geçmiş durumdadır. Gelecekte kuraklık, su sıkıntısı ve gıda krizi ile yüzyüze kalmamak için bugün vakit kaybetmeden arazi tahribatının önlenmesi ve ekosistem restorasyonu çalışmalarının başlatılmasının büyük önemi bulunuyor.”

“TÜRKİYE’DE 3.5 MİLYON HEKTAR TARIM TOPRAĞI YOK OLDU”

Türkiye’nin yaklaşık yüzde 80’inin orta ve yüksek derecede çölleşme riski taşıdığını söyleyen Ataç, “Ülkemizde kentleşme, alt yapı yatırımları vb. nedenlerle 3.5 milyon hektar tarım toprağı yok olmuş durumda. Kalan tarım topraklarının yüzde 39’u ve mera alanlarının yüzde 54’ü ise erozyon tehlikesi altında. Ne yazık ki yasalarımızda, doğanın sağladığı ekosistem kayıpları dikkate alınmadan, tek yanlı verilen kamu yararı kararlarıyla, tarım topraklarının, ormanların ve meraların çeşitli amaçlar için tahsisine olanak sağlanıyor. Arazi tahribatının yasalarda karşılığının olmadığı gibi, tam tersine arazi bozulumunu kolaylaştıran düzenlemeler mevcut” diyerek acil olarak arazi tahribatını engellemek için yasal düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Toprağa olan borcumuzu ödemek için her bir bireye, özel sektöre, kamuya ve STK’lara büyük sorumluluklar düştüğünü de anımsatan Deniz Ataç, restorasyon çalışmalarında harcanacak her bir yatırımın 30 kat getirisi olacağını söylerken, bozulan ekosistemleri sağlığına kavuşturmanın çocuklarımızın ve gelecek kuşakların hakkını korumak olduğunun da altını çizdi. Mustafa ATİK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here