Tolga Tosun’dan çok iddialı açıklamalar

0
94

Cumhuriyet Halk Partisi’nden Bandırma Belediye Başkan Aday Adayı olan Tolga Tosun önemli açıklamalarda bulundu. Bandırma’nın sadece 150 bin nüfuslu bir kent olarak görülmesinin yanlış olduğunu belirten ve Bandırma’yı tüm Güney Marmara olarak görmek gerektiğini söyleyen Tolga Tosun, bu yüzden Bandırma için yeni ve daha büyük vizyonlar belirlenmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.

Ahmet Akın’ın aday olmasıyla birlikte CHP’nin Balıkesir’de Büyükşehir Belediye Başkanlığını almasının yolu sonuna kadar açılmıştır diyen Tolga Tosun tabi bu sadece Ahmet Akın’ın omuzlarına yüklenecek bir iş değil.

Bir Ekip işi Balıkesir’in ilçelerinde de doğru aday ve ekiplerle ona bu yolda destek verilmesi gerektiğini dile getirdi. İşte o röportajın ayrıntıları…

-Sayın Tolga Tosun mesleki açıdan hem avukat hem de bir işadamısınız bu kimliklerinizin dışında Bandırma’da pek çok STK da oda yönetiminde olduğu gibi Bandırmaspor’da da hizmetler verdiniz. Sonrasında da 2009 yılından bu yana Bandırma Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi Meclislerinde görevler aldınız. Şimdi de Cumhuriyet Halk Partisi’nden Bandırma Belediye Başkanlığı’na aday adayı oldunuz. Bu süreci bize anlatır mısınız?

Sizin de belirttiğiniz gibi hem avukat hem de işadamı kimliğim var Bandırma’nın da tanınmış ve köklü ailelerinden birinin ferdiyim Bu kentte doğdum, büyüdüm. Burada yaşıyor, burada çalışıp burada kazanıyorum. Dolayısıyla bu kente ve insanlarına karşı bir sorumluluk hissediyorsunuz.

Ben de bu yüzden yıllardır pek çok alanda STK’larda, odalarda, spor kulüplerinde bu kente ve insanlarımıza hizmet etmek için çalışıyorum yine söylediğiniz gibi son on yıldır da Bandırma Belediyesinde ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesinde Belediye meclis üyesi olarak Bandırma’ya hizmet etmek için çalıştım. Şimdi de bu hizmeti daha üst seviyelere taşıyarak Bandırma Belediye başkanlığından gerçekleştirmek için bu makama aday oldum. B

urada şunun yanlış değerlendirilmesinde istemiyorum. Benim bu makama aday olmam Dursun Başkanın ya da ondan önceki Sedat Başkanın başarısız olmasından dolayı değildir. Tam tersine iki Başkan da Bandırma için yaptıkları hizmetlerle kendi başarılarını kanıtlamışlardır ama bunu bir bayrak yarışı gibi düşünün. başkan bir öncekinden aldığı bayrağı daha ileriye götürmek istedi.

Ben de bu konuda daha iyisini yapacağımı inandığım ve görev verildiğinde Dursun Başkan’dan alacağım bayrağı daha üst seviyelere taşıyacağıma güvendiğim için aday adaylığımı açıkladım.

– Peki, şu anda büyükşehir belediye başkanlığı için Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ahmet Akın aday oldu siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Buna beklenen oldu diyebiliriz. Kendisi Genç, dinamik, enerjik ve donanımlı biri. Zaten bizim sloganımız da buydu. Biz Siyaset Gençleşecek, Bandırma Gelişecek dedik. İmdi bunu siyaset gençleşecek Balıkesir gelişecek olarak uyarlayabiliriz.

Genel Merkezimiz aynı zaman da Balıkesir için Ahmet Akın’ı aday göstererek siyasetin gençleşmesi adına önemli bir ders vermiştir. Aynı şekilde Balıkesir’de ilçe bazında da buna benzer adımların atılacağına benim inancım tamdır. Üstelik şunu da söylemek isterim ki bugün hiç kimse Balıkesir’i Ahmet akın kadar iyi tanıyamaz. Çünkü benim bildiğim kadarıyla Ahmet Akın milletvekili olmadan önce de Balıkesir’i köy köy, mahalle mahalle üç dört kere dolaşmış biridir. Yani o Balıkesir’i Balıkesirliler de onu iyi tanırlar.

Ben Ahmet Akın’ın aday olmasıyla birlikte Cumhuriyet Halk Partisinin Balıkesir Büyükşehir Belediyesini alma yolunun sonuna kadar açıldığına inanıyorum. Tabi bu sadece Ahmet Akın’ın omuzlarına yüklenecek bir sorumluluk değil.  Bunu ilçelerde de doğru aday ve ekiplerle gerçekleştirebileceğimiz kaçınılmaz bir gerçektir.

Bakın şunu net olarak söyleyebilirim ki ben aday olduğumda sadece Bandırma Belediyesini burada CHP’nin oyunu arttırarak almayacağım. Aynı zamanda bu seçimler de Güney Marmara’da ki komşumuz olan ilçelerde de CHP’yi iktidar yapabilmek için oradaki CHP’li dostlarımızı ve arkadaşlarımızı sonuna kadar destekleyeceğiz. Bandırmanın bu gücü var niye bunu kullanmayalım. Aynı zamanda da bizim gençliğimiz, enerjimiz, dinamizmimiz ve donanımımız bunu başarmaya yeterlidir.

– Peki, Bandırmaya gelecek olursak, yeni bir vizyondan bahsettiniz. Bunu biraz açar mısınız?

Bakın biraz önce buna değindim ama daha geniş çaplı anlatayım. Bugün Bandırmayı sadece 150 bin nüfuslu bir kent olarak görmek, bu kentte yapılabilecek en büyük haksızlık olur. Bugün Bandırma Güney Marmara demektir.

Biz hem ekonomik olarak, sosyal olarak, kentsel yaşam olarak Güney Marmara’nın abisiyiz ve il olmayı hak ediyoruz diyoruz ama bir türlü buna uygun davranmıyoruz. Bakın size çok basit bir örnek vereyim. Bugün Bandırma’da yaşayan insanların çoğunun Gönen’de, Manyas’ta, Erdek’te, Adalar’da hatta Susurluk ve Karacabey’de yakın akrabaları var.

Biz toplumsal olarak bu ilçelerle adeta göbek bağıyla birbirimize bağlıyız ama yönetim olarak baktığımız da pek çok ilçe yönetimiyle iletişimimiz bile yok. Sizce bu doğru bir yaklaşım mı? Hem Bandırma olarak il olmalıyız, biz Güney Marmara’nın ağabeysiyiz diyoruz. Sonrasında yönetimsel olarak bırakın bu ilçelerle ortak hareket etmeyi iletişim bile kurmuyoruz.

İşte daha üst perdelerden konuşmalıyız, daha yüksek vizyonlar belirlemeliyiz dememin sebebi budur. Bandırma Güney Marmara’nın gelişmesi ve ilerlemesinde ki en büyük güçtür ve Bandırma Güney Marmara ile birlikte gelişimini planladığında daha da güçlenerek ilerleyecektir. İşte bu yüzdendir ki toplumsal olarak göbek bağımız olan bu ilçelerle Bandırma ve Güney Marmara’nın gelişmesi için ortak hareket etmemiz gerekiyor ki bunun içinde önceliğimiz bu seçimler olmalı.

Ben bu yüzden diyorum ki eğer ben aday olursam Ahmet Akın’ın öncülüğünde sadece Bandırma’da değil tüm Güney Marmara ve Balıkesir’e CHP damgasını bir daha silinmeyecek şekilde vurmak için çalışacağız. Biraz önce de söylediğim gibi bizim gençliğimiz, enerjimiz, dinamizmimiz ve donanımımız bunu başarmaya yeterlidir.

– Bunlardan pek bahsetmediniz ama biraz da projelerinize gelelim, Bandırma Belediye Başkan adayı olursanız hangi projeleri ortaya koymak için söz vereceksiniz?

Bu sorduğunuz soruyu cevaplamaya projelerimizden önce Bandırma için farklı öncelikleri anlatarak başlamamız gerekiyor. İlk önce şunu net olarak bilmemiz lazım. Bandırma ve Güney Marmara için önümüzdeki 5 yıl çok önemli. Ya bu önümüzdeki 5 yılda ya Bandırma ve Güney Marmara ile ilgili doğru planlama ve hamlelerle bölgeyi geleceğe hazırlayacağız, ya da bu 5 yıl sonunda insanlarımızı kaotik bir ortamda yaşamaya mahkum edeceğiz.

Bakın bölgemize büyük çaplı sanayi yatırımları geliyor ama bu ne yazık ki bizim yaptığımız bir planlama sonucunda gerçekleşmiyor. Adamlar geliyor ve biz şurayı almak istiyoruz diyorlar, bizde şu kadar diyoruz ve alıyorlar. Onlar için paranın önemi yok ama bizim için bu konuyu planlamak çok büyük önem taşıyor.

Ayrıca bu sadece Bandırma için önemli olan bir konu değil. Gönen’i, Manyas’ı tüm Güney Marmara’yı ilgilendiren bir konu ve bu konuyu Bandırmanın öncülüğünde tüm Güney Marmara’nın ortak aklıyla planlayıp, çözümlememiz gerekiyor.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken nüfusumuz da artacak ama kent fiziki anlamda buna hazır değil. İşte ben bu yüzden daha üst planlamalara gitmemiz ve daha farklı vizyonlar belirlememiz gerektiğini savunuyorum. Mesela şu anda bile burada yaşayan insanlarımızın kentsel yaşam kalitesini düşüren ve çözüm bekleyen pek çok sorun var. Buna bir de hızlı nüfus artışı eklendiğinde, eğer buna hazırlıklı olmazsak durum iyice içinden çıkılmaz bir hal alır. Peki şimdi ben size bir soru sorayım.

Bugün Bandırmanın en önemli sorunu sizce nedir? Trafik. Bu yüzden Bandırmanın artık sorunlarıyla ilgili kalıcı çözümlere ihtiyacı var. Yoksa bir 5 yıl daha süremiz olmayacak. Ondan sonra bu sorunların çözümü daha da zorlaşacak.

Mesela Bandırmanın trafik sorunu için en önemli çözüm nedir? Otopark. Bakın son dönemde Bandırma’da ki artan araç sayısıyla üretilen otopark alanını bir karşılaştırın. Otopark alanı artan araç sayısının gerisindedir. Peki, siz böyle bir durumda trafik sorununu nasıl çözeceksiniz? Bunun tam tersinin olması lazım ve bunu bugün içinde değil en az 5 veya 10 yıl sonrası için hazırlamanız lazım.

Bundan dolayı bir üst ölçekte düşünceler üretip Bandırmanın kısa, orta, uzun vadede planlarını yapmanız gerekiyor diyoruz. Projelere gelince size çok net söyleyeyim ben bunu geçen süreçte Bandırma basınıyla bir araya geldiğimde de dile getirdim. Bu yola çıkmaya karar verdiğim andan itibaren arkadaşlarıma son 30 senede adayların Bandırmaya söz verdiği projeleri çıkarttırdım.

Bakın 30 yıldır proje üretilen ve söz verilen 3 tane bölge var. Cin Çukuru, Livatya ve Malta deresi. Siz bana söyleyin, hangisine 30 yıldır bir çivi çakıldı? Hiç birine. Ben inşaat yapan biriyim. Yıllardır onlarca insanı ev sahibi yaptım. Daha farklı projeleri de alıp bitirdim. Şu an inşaat sektörünün eriştiği teknoloji ve ulaştığı imkanlar her türlü projenin gerçekleştirilmesine olanak tanır.

Mesela Cin Çukuru ile ilgili konuşayım. Anıtlar Kuruluna takıldık kaldık. Buna gerek yok. Diyelim ki binayı 50 metre geri çekmek zorunda kaldınız, projeyi değiştirirsiniz olur biter. Çünkü dediğim gibi teknoloji buna müsaade ediyor. Genişleyemiyorsanız yukarı çıkarsınız, yukarı çıkamıyorsanız alta inersiniz, inşaat sektöründe bu imkânlar var ama siz düşündüğünüz kapasitede ve imkanlarda benzer projeleri o alanlarda yapabilirsiniz.

Bu konu açılmışken de ben buradan Bandırmalılara şunu söylemek istiyorum. Eğer göreve gelirsek ben bu beş sene de Cin Çukuru başta olmak üzere bu üç büyük projeden en az ikisini hayata geçireceğim. İnsanlarımız rahat olsun. Sosyal yaşamdan trafiğe, büyük projelerden spora kadar pek çok alanda önemli işlere imza atacağız.

– Madem spor dediniz, bir de Bandırmaspor’u sormak isterim. Bu kentin markası olan Bandırmaspor’da son dönemler de sorunlar var. Bu konuda bir şeyler yapacak mısınız?

Ben buradan şunun altını çizmek istiyorum. Acaba sorun Bandırmaspor’da mı? Yoksa Bandırmanın sporun’da mı? Bence sorun Bandırmanın sporunda var. Burada doğru bir analiz yapmamız gerekiyor. Bandırmaspor’dan başlayarak devam edelim. Bugün ülkemizde pek çok kulüp Bandırmaspor’un yaşadığı sorunları yaşıyor.

Hatta 4 büyükler bile aynı durumda ama bugün Türkiye’de bir kulüp var ve geleceğin kulübü olma yolunda önemli adımlar attılar. O da Altınordu. Orada ki insanlar alt yapıya önem verip bir model ortaya koydular ve üzerinde çalışarak ciddi bir başarı elde ettiler. Peki, bugün biz neden sporda Altınordu’dan daha başarılı olacak bir Bandırma Modeli yaratmıyoruz.

Aklımız mı yok? İmkanlarımız mı yok? Yoksa bizde yetenekli gençler mi yok? Hepsi var. Bakın Bandırmaspor’un geçmişine bu takımın formasını terletip üç büyüklere giden Bandırmalılar mevcut. İşte Turgut ağabey, Süleyman Ağabey birer örnektir. Bugüne geldiğimizde bırakın üç büyüklere göndermeyi takımımızda oynayan bir Bandırmalı var mı?

O yüzden diyorum ki sorun Bandırmaspor’da değil, Bandırmanın sporun da var. Sorun alt yapıda ama alt yapı derken bu sadece Bandırmaspor’a tesis kazandırmak anlamında da düşünülmesin.

Tabi ki onunda yapılması lazım ama bu kentte amatör spor kulüplerimizin desteklenmesi ve önünün açılması gerekiyor. Bu sadece futbol alanında da geçerli değil. Geçmişte dünyaya meydan okuyan güreşçiler yetiştirmişiz, Şimdi bir tane güreşçimiz yok. Meydana heykellerini dikiyoruz ama onları örnek alıp peşlerinden gidecek sporcular yetiştirmek için imkan sağlamıyoruz. Denizle iç içe bir kentiz yüzme dalında adını duyuran bir sporcumuz yok. Yelken kulübümüz var kimse bunun farkında değil.

Bir Banvit örneğine bakın. Basketbolda insanlarımızın gurur duyacağı bir takım yarattılar. Bu yüzden Başta Ömer Görener’e ve Özkan Kılınç’a teşekkür etmemiz gerekiyor. Sonuçta şunu söylemek istiyorum, Asıl sorun Bandırmaspor’da değil, Bandırmanın sporunda. Bu kent Bandırmaspor’u da, Bandırmanın sporunu da çok daha iyi yerlere getirebilecek enerjiye ve insan kaynağına sahip.

Önemli olan doğru adımlarla bunu ortaya çıkarabilmekte ve bizde göreve gelirsek aklımızla, enerjimizle bunu başaracağız. Sorunuzda Bandırmaspor’dan bu kentin markası olarak bahsettiniz. Doğru bu kulüp Bandırmanın önemli bir markasıdır ve hak ettiği yerlere gelmelidir. Tıpkı Banvit gibi. Bu kentten daha pek çok marka çıkarabiliriz ama bu çalışmalarla birlikte bizim birinci önceliğimiz Bandırmayı marka kent haline getirmek olacaktır.

– Burada hemen araya girip bir soru sormak istiyorum. Yıllardır Bandırmanın marka kent yapılması konuşuluyor. Bu konuda bazı kesimlerin de gerçekten samimi yaklaşımı oldu. Fakat bu yönde bir mesafe kat edildiğini söyleyemeyiz. Sizin bu konuyla ilgili projeleriniz var mı?

Tabi ki var ama inanın bunun için proje üretmenize bile gerek yok. Bandırma zaten içinde ve çevresinde barındırdığı unsurlarla bir markadır. Bizim sadece bunu Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmamız gerekiyor. Bugün teknolojinin geldiği noktada sizlere sağladığı imkanlarla da bu o kadar zor bir şey değil.

Mesela benim içimde ukde olan bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum. Uluslararası Bandırma Kuşcenneti Festivali, yıllardır bu festivalin düzenleme komitesinde yer alıyorum. Gerçekten çok güzel bir festival düzenleniyor. Ben buradan başta Başkanım olmak üzere komitedeki arkadaşlarıma çok teşekkür etmek istiyorum. Çünkü çok büyük emek sarf ediyorlar ama sizce gerçekten uluslararası bir festival mi düzenliyoruz.

Siz festival süresince Bandırma’da yerli veya yabancı kaç tane turist gördünüz. Evet, son zamanlarda gelen bazı heyetler oldu ama onlar bizim misafirimiz. Ben misafirlerden bahsetmiyorum. Ben buraya davetle değil, kendi iradesiyle gelip burada Otel, Restoran ve diğer esnafımıza para bırakacak olan kişilerden bahsediyorum.

Aslında düzenlediğimiz festival boyunca binlerce insanı buraya neden çekemiyoruz. Bu söylemimize karşılık o kadar insanı burada nerede yatırıp, yedirip içireceğiz yeterli tesisimiz yok diye düşünenler olabilir. Gönen’de konaklama tesisleri yok mu? Erdek’te Manyas’ta yok mu? İşte biz bu yüzden Bandırmayı 150 bin nüfuslu bir kent olarak görmek bu kente yapılan en büyük haksızlıktır diyoruz.

Bandırma Güney Marmara’nın kalbidir ve itici gücüdür. Dolayısıyla Bandırmayı tüm güney Marmara olarak düşünmemiz gerekiyor. Bakın ben size küçük bir örnek vereyim. Öyle yurt dışına falan gitmeye gerek yok kendi ülkemizden örnek vereceğim. Alaçatı’yı biliyor musunuz? İzmir’in Çeşme ilçesinin bir mahallesi. Nüfusu yaklaşık olarak 10 bin. Çeşme Belediyesi her yıl Alaçatı Ot Festivali adı altında 4 günlü bir festival düzenliyor.

Size bir bilgi vereyim sadece bu yıl festivale giden ziyaretçi sayısı bir milyonu geçmiş. O festival boyunca yöre esnafının ve halkının elde ettiği geliri düşünebiliyor musunuz? Biz neden yapamıyoruz? Bunu bizde yapabiliriz yeter ki isteyelim. O aklımız da var, imkanlarımız da var ve bu tür değerlere sahibiz.

O yüzden diyoruz ki, artık Bandırma olarak büyük düşünmemiz lazım ve bu kentin ve bölgenin geleceği ile ilgili daha geniş çaplı vizyonlar oluşturmamız lazım. İşte ben ve arkadaşlarım tüm bunları ve daha fazlasını yapmak ve Bandırmalı ya hak ettiği o güzel geleceği hazırlamak için göreve talibiz. Sözlerimi burada bitirirken bana verdiğini bu imkandan dolayı size teşekkür ederim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here