Tuzlaspor Maçının Ardından

0
244

Balıkesirspor, Tuzlaspor deplasmanından 1-0 mağlup döndü. Bu yenilgi şaşırttı mı?

Elbette şaşırtmadı…

Asıl şaşırtıcı olan, geçtiğimiz hafta Giresunspor karşısında alınan galibiyetti. Nasıl ilk hafta maçını kazandık diye şampiyon ilan edilmediysek, Tuzlaspor’a yenildik diye de dünyanın sonu gelmez. Bu nedenle enseyi karartmanın anlamı yok.

Genç oyuncuların her maçta aynı performansı göstermesini bekleyemeyiz. Grafikleri inişli-çıkışlı olacak. Bir maçta attıkları pası veya çalımı diğer maçta atamayacaklar. Verdiğiniz taktiği veya direktifi unutup, adam da kaçıracaklar, pozisyon hatası da yapacaklar.

Kaldı ki Tuzlaspor karşısında tek pozisyon hatası yaptılar o da gol oldu. Böylece hatanın maliyetinin ne kadar büyük olduğunu da öğrenecekler.

Hatalarından gerekli dersleri çıkarıp, bir daha yapmaya çalışacaklar…

Biz de onları eleştirirken, sınırları aşıp, küstürmeyeceğiz. Sosyal medyada sallarken, önce aynaya bakacağız. Onları çocuklarımız yerine koyacağız. Evlatlarımızın hatalarında sergilediğimiz tutumu onlara karşı da göstermekte cimri davranmayacağız.

Kısaca yapıcı olup, bağcıyı dövmek yerine yediğimiz üzümün kalitesini nasıl artıracağımıza kafa yoracağız.

Ya da gölge etmeyeceğiz…

Aynı durum, Mesut Dilsöz ve ekibi için de geçerli. Bir ay önce göreve gelmişsiniz. Elinizde kısıtlı bir oyuncu kadrosu var. Pandemi şartlarının ortaya çıkardığı psikolojik durumun sıkıntılarını en yakından yaşıyorsunuz. Tek bir hazırlık maçı bile yapamamışsınız. Hazırlık maçını bırakın, çift kalelerde oyuna girip, takım tamamlıyor, oyuncunuza pres yapıp, pas veriyorsunuz.

Bu tabloda Mesut Hoca’nın tavşan çıkarmayı deneyebileceği şapkası bile yok. Adamın elinde Messi veya Ronaldo var da kapris yapıp oynatmıyor mu?

İşin en gerçek tarafına bakacak olursanız, eğer tahta açılıp transfer yapılmazsa, 32 hafta daha aynı dizi filmi izleyeceğiz. Bu diziyi benim gibi siz de sevmediyseniz, şehrin dinamikleri, iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve Balıkesir Üniversitesi, elini taşın altına koyacak.

Kimisi, para verecek. Kimisi, akıl…

Kimisi, mesaisini harcayacak. Kimisi, teknolojisini…

Ve transfer tahtası açılıp, kadro eksikleri tamamlanacak. Başka yolu yok…

Peşinen yazayım, olur da transfer yapılabilirse, geçtiğimiz sezon olduğu gibi gençleri bir kenarda unutmayın. Zor günlerde mecburiyetten sarıldığımız çocuklar, bize her zaman lazım olacak. Hazır 5 oyuncu değişikliği hakkınız da var.

Oynatın, oynatabildiğiniz kadar…

Diğer taraftan, takımda ağabey pozisyonunda bulunan tecrübeli ayakların da bir an önce kendine gelip, daha fazla sorumluluk alıp, maç grafiklerini vasatın üzerine çıkarması gerekiyor.

“Vasat” demişken, Tuzlaspor-Balıkesirspor karşılaşması gibi zorluk derecesi dipte olan bir maçtaki yönetimiyle vasatın da altında kalan Murat Erdoğan’a değinmezsem olmaz.

Toplam 41 taç atışının kullanıldığı maçta 37 kez faul düdüğü çalmışsın. Yani uçana-kaçana hatta rüzgara üfürmüşsün ama gözlerin seni aradığı pozisyonlarda ortada yoksun.

Neden ortada yoksun? Çünkü yüreksizsin…

Yasin Güreler’in ceza alanında topu eliyle kestiği pozisyonda penaltıyı çalmak yerine kolun kapalı olduğunu işaret etme komikliğini yapıyorsan, o düdüğü bir daha eline alma.

Tuzlasporlu Onat Kutay Kurt’un hava topu mücadelesinde Oltion Bilalli’nin kafasına dirseğiyle delik açma çabası karşısında faul verip, sarı kart gösteremiyorsan, hakemim diye ortalıkta salınma.

Maçın son dakikalarında zamanı tüketmek için her yolu deneyen Tuzlasporlu oyunculara göz yumuyorsan, hele ki oyuncu değişikliği esnasında vakit geçirmek adına her türlü varyeteyi deneyen Kossi Prince Segbefia’yı ikinci sarı kartla oyundan atmıyorsan, bu maçtan aldığın parayı yerken, 40 defa düşün.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here