Vazgeçmek intikamınızdır artık…

0
119

İnsan gün gelip bir haksızlığa uğradığında, bambaşka duygular hissedebilir… Öyle bir histir ki bu, gün be gün şiddetini artırır ve bir de bakarsın ki intikam hırsıyla yanıp tutuşuyorsun… Sanki yaşadığın olayın gerçekleşmesine katkıda bulunan kişi ya da kişilerden intikam alırsan rahatlayacakmış gibi kendini bu tehlikeli duyguya odaklarsın…

Artık uykuya dalarken de intikam duygusu vardır içinde, sabah gözünü açtığında da düşündüğün ilk şey yine o dur… Öyle ki bu işin sonrası yoktur artık… Sabırla beklediğimizde bir gün mutlaka gerçekleşeceğine tanık olacağımız ilahi adalete olan inancımız bile gelgitler içindedir… İçimizdeki yangın  büyüktür…

Unutacağımızı sandığımız acılarımız hafifleyeceğine daha da depreşir… En çok üzülen yine kendimizdir… Bu süreçte yaşadıklarımız da cabası… Hedeflerine, hayallerine ulaşmana bile engel olabilir bazen, tüm yapmak istediklerimizin önüne görünmez bir set bile çekebilir bu duygu… Onu yok saydığımız süreçlerde, en zayıf anımızı kollayarak uyanır ve biz fark edene kadar tüm duygularımızın önüne geçiverir… Gözümüzü öylesine boyar ve gerçekleri algılamamıza öylesine mani olur ki içten içe bizi yiyip bitirdiğini fark edemeyiz bile…

Olayları zorlamak yerine kendi akışına bırakmak gerek bilirsin ama yapamaz, kendi kendini yer durursun… Bir insandan, bir olaydan intikam almanın en iyi yolu, unutmaktır aslında…. Unutunca acılarınız hafifler, sızılarınız diner… Bunun için elbette zamana ihtiyaç vardır…. Size karşı her ne yapıldıysa alacağınız en iyi antikam unutmak…. Unutmakla, intikamı yakışır şekilde almış olur ve o kişiye acıların en büyüğünü yaşatırsın…

Unutmak, vazgeçmek intikamınızdır artık… Bundan öte, bundan kötü bir intikam da yoktur evrende… Hayat bu işte, tıpkı değerli bir cam eşyanın ellerinizin arasından kayıp düşüvermesi gibi kayıverir parmaklarınızın arasından, tutamazsınız… Nasıl olduğunu anlayamadan yere düşer ve düştüğü anda tuzla buz olur, bin bir parçaya ayrılır… Kulaklarınızdan o ses, gözlerinizden o an hiç silinmez… Unutamazsınız… İçinde bir hüzün, boğazınızda bir yumruk… Gözler nemli, yaşlar taştı taşacak…. Ellerinin titremesine engel olamazsın ve her ne olursa olsun,derin bir acı duyarsın… Elinde kırık cam parçaları, yüreğinde tarifi zor bir sızı kalakalırsın oracıkta bir başına…

Yitirilen her değerin kıymeti sonradan anlaşılır ya yitirdikten sonra anlar değerini insan… Elinden kayıp gidene yana yana… Başa gelen her şeyin bir sebebi vardır diye avutsa da insan kendini yiten yitmiştir zaten…

Her acının, her kaybedişin yaşandığı anlarda nedenini ve ilerde bizi başka olaylara hazırladığını bilebilseydik, hayat çok daha kolay ve yaşanılır olurdu herhalde… Ama değil… Yiten de olsak, yitirilen de…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here