Yanlış giden bir şeyler var…

0
79

Ülke ekonomilerinin fotoğrafını anlamak için en önemli faktörler rakamlardır. Rakamların geçmişle mukayesesi ve bir birleri ile olan ilişkileri analiz edilir ve ekonominin fotoğrafı okunur.

Ekonomi okumalarının sağlıklı ve doğru olabilmesi için, eldeki verilerin güvenilir olması gerekir. Veriler güvenli değilse, analiz sonuçları da bir o kadar gerçeklerden uzak olacaktır.

Her ay sonu açıklanan enflasyon oranları ne derece sağlıklı?

Açıklanan oranlar ile hayatın ve ekonominin gerçekleri bir birlerine ne derece uyumlu?

Maalesef açıklanan rakamların doğru olduğuna inanmak mümkün değil.

Enerji ve hammadde fiyatları insafsızca artarken üretim maliyetlerinde bir artışın olmaması mümkün değil.

Bir ekonomide üretim maliyetlerinde yaşanan artış, satış fiyatlarına yansımıyorsa bu iki nedenle açıklanabilir.

1.Üreticiler, bazen karlarından fedakarlık ederek, bazen de zarar ederek fiyatlarını arttırmıyorlar.

2.Bunca maliyet enflasyonuna rağmen satış fiyatlarının artmaması sürdürülebilir bir durum değildir. Bunun sonucu, işletmeyi ayakta tutmak ve üretim yapmak adına borçlanmayı gerektirir. Zararı finansa etmek için kredi kullanmak ise ekonomik olarak intihardır.

Enflasyon oranları açıklanırken “yasal” hilelere başvuruluyor ve sonuçlar birilerinin istediği gibi çıkıyor.

Rakamlarla, formüllerle istenildiği kadar oynansın, sokakta, çarşıda, pazarda enflasyon vatandaşın iliklerine kadar hissediliyor. Bu durum da sadece algı operasyonları için kısa vadede durumu idare etmeye yarar.

Eğer, enflasyon oranlarının düşük çıkmasına sebep olan birinci maddede yazılanlar ise, daha büyük ekonomik depremlere hazır olun.

1994 ve 2001 ekonomik krizlerinin sonucunda yaşanan gelişmeler bakıldığında neler olabileceğini ve daha fazlasının kapımızda olduğunu unutmamak gerek.

Özellikle 2001 krizi ile birlikte finansman sorunu yaşayan firmalar ilk önce yabancı ortak aldılar, sonrasında da tamamen yabancı sermayenin eline geçtiler. Ancak bu geçişler asla reel değerler üzerinden olmadı. Kaba tabirle “ölmüş eşek” fiyatına gittiler.

Ancak, siyasiler bundan bile rant sağladılar;

Şöyle ki;

“Bakın ekonomimiz toparlanma sürecine girdi ve küresel piyasalarda güven tesis edildi. Bundan dolayı yabancı sermaye ülkemize yatırım yapıyor”

Bu şekilde yüzlerce örnek yaşandı. Yabancı sermaye Türkiye’ye yatırım yapmadı. Senelerin birikimi ile meydana gelen yatırımlar basiretsiz siyasiler yüzünden elden çıktı.

Biz ise pek sevindik.

Bir daha böyle sevinmeyelim.

Bir sonraki yazım, küresel bir şirketin ortaklık teklifi ve aldığı tokat gibi cevap olacak.

Kalın sağlıcakla.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here