Yaz Tatili için Kitap Önerileri

0
126

Uzun bir dönemin sonuna gelirken yaz tatilini en iyi değerlendirme yöntemlerinden biri bolca kitap okumak. Sizlere bu yaz tatili için okumanızı tavsiye ettiğim birkaç kitaptan bahsetmek istiyorum.

İlber Ortaylı Seyahatnamesi – İlber Ortaylı

“Türkiye gibi önemli bir coğrafyayı ve tarih alanını öğrenmek için onun kuzeyindeki Güney Rusya ve Kafkasya, doğusundaki İran ve Hindistan, güneyindeki Suriye, Filistin ve Mezopotamya’nın yanı sıra Balkanları ve Akdeniz ülkelerini anlamak da kaçınılmazdır”

İlber Ortaylı’nın gözünden coğrafya ve tarihi bir arada öğrenmek için İlber Ortaylı Seyahatnamesi okumanızı tavsiye ederim. “Çok okuyan mı bilir yoksa çok gezen mi?” sorusuna hem çok okuyan hem de çok gezen İlber Ortaylı’nın kalemiyle eşlik etmek için birebir.

“Seyahat etmek benim gençliğimden, hatta ta çocukluğumdan beri heyecanlandığım bir uğraştır. Görmek, harita üzerinde tespit ettiğim yerlere gitmek, coğrafya öğrenimimde benim için vazgeçilmezdir. Türkiye gibi önemli bir coğrafyayı ve tarih alanını öğrenmek için onun kuzeyindeki Güney Rusya ve Kafkasya, doğusundaki İran ve Hindistan, güneyindeki Suriye, Filistin ve Mezopotamya’nın yanı sıra Balkanları ve Akdeniz ülkelerini anlamak da kaçınılmazdır.”

Sofie’nin Dünyası-Jostein Gaarder

Norveçli yazar Jostein Gaarder tarafından 1991 yılında yayımlanan felsefe tarihi üzerine yazılan bu roman içerisinde gizem ve merak unsurlarını bulunduran okuması çok zevkli bir kitaptır. Eser, 15 yaşındaki Hilde’nin babası, Alberto Knox’un kızının doğum günü için yazdığı yine 15 yaşında olan Sofie karakteri üzerinden felsefe tarihini derinlemesine inceleyen bir kitap.

“Kendi çıkarlarına zarar vermek pahasına bile olsa kötülük etmemeye karar verdiğinde, özgür bir şekilde davranıyorsun.”

“… Her şeye rağmen içimizde bir ses, yaşamın büyük bir sır olduğunu fısıldar. Bu bizim bir zamanlar, daha düşünmeyi öğrenmeden önce yaşadığımız bir duygudur.”

“Ölüm bizi ilgilendirmez, var olduğumuz sürece ölüm ortada yoktur; ölüm geldiği anda da biz artık yokuz.”

Aylak Adam – Yusuf Atılgan

1921 yılında Manisa’da doğan, ortaöğrenimini Balıkesir Lisesi’nde tamamlayan Yusuf Atılgan daha sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olmuştur. Akşehir’de bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra Manisa’da Hacırahmanlı köyünde çiftçilik yapmıştır. İlk romanı “Aylak Adam”ı 1959 yılında yazmıştır.

Eserde ismi yalnızca C. olarak geçen “aylak” bir adamın içsel çatışmalarını konu alan modernist bir eser.

“Belki de insanlar kendi kendilerini düşünmek, hayaller kurmak için yeteri kadar yalnız kalamadıklarından anlayışsız oluyorlardı.”

“İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak istedikleri, olamadıkları ‘kişi’ yi anlatırlar.”

Sırça Fanusu – Slyvia Plath

Sırça Fanusu, genellikle şiirleriyle bilinen “20’nci yüzyıl Amerikan edebiyatının melankolik prensesi” Sylvia Plath’ın yayımlanan tek romanıdır. Kitaptaki ana karakter, Esther Greenwood, ile yazar Sylvia Plath arasındaki benzerliklerden dolayı okurlar bu romanı otobiyografi olarak değerlendirebilir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin savunucusu Sylvia Plath’ın hayatı küçüklüğünde belirtilerini gösteren manik depresif bozukluğu ile mücadele etmesiyle geçmiştir. Psikolojik bozukluğunun yol açtığı sorunlarla mücadele etmiştir, eserlerinde bu yüzden genellikle karamsar ve duygusal bir dil ağırlıklıdır.

“Karanlığın sızdığını görüyor musunuz çatlaklarımdan? Tutamıyorum içimde hayatımı.”

“Haritada yönleri bulmak yeterince basittir, oysa bir yerin tam ortasında dururken yönümü bulmak hiç de basit gelmiyordu…”

“Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi takılıp kalan insan için, dünyanın kendisi kötü bir rüyadır.”

Zamanın Kısa Tarihi – Stephen Hawking

Stephen Hawking tarafından yazılan 1988 yılında yayımlanan kitabın şu ana kadar 9 milyondan fazla kopyası satılmıştır. Uzay ve zamanı anlaşılabilir ve esprili dille anlatan Hawking, “Evren nasıl başladı ve başlamasını olanaklı kılan şey neydi? Zaman her daim ileri doğru mu akar? Evrenin bir sonu ya da sınırı var mı? Uzayda başka boyutlar var mı? Her şey sona erdiğinde ne olacak?” sorularına yanıt arıyor.

“Denklemler benim için çok daha önemlidir, çünkü politika bugün içindir, oysa ki bir denklem sonsuzluk içindir.”

Şimdiden iyi okumalar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here