Yarından itibaren sofradaki iki ekmekten biri azalıyor.
5 liraya satılan ekmeği 7.5 liraya almaya başlayacağız.
Un fiyatlarına, akaryakıta ve girdi maddelerine gelen zamlardan sonra fırıncıya neden zam yapıyorsun demek abes olur.
Zamlar sadece ekmeğe gelse neyse.
İğneden ipliğe, şekerden yağa, deterjandan süte, peynirden çaya kadar aklınıza gelen ne kadar temel tüketim maddesi varsa aynı ürünü ikinci kez aynı fiyata almanız neredeyse imkansız.
Market raflarındaki fiyatları görünce tepki vermemek inanın elde değil.
Zam sağanağı devam ederken; asgari ücretli, işçi, memura yapılan maaş artışları ise hızla eriyor.
Hele hele maaşlarına yüzde 25’lik zam YANSIMAYAN emeklilerin ise vay haline.
7 bin 500 lira maaşla ev kirası öde, elektrik, su, telefon faturalarını yatır, cebinde para kalırsa pazara çık, markete çık.
Cebinde kalmayan para ile ay sonunu getirmeye çalış.
Bu komik emekli maaşları ile milyonlarca emeklinin bırakın bir ay geçinmeyi, bir hafta geçinmesi bile imkansız.
Adalet, yaşam hakkı herkes için lazım.
Bu ülkeye yıllarca vergi, SSK primi ödeyen ve ömrünün son deminde insan gibi yaşamak isteyen emeklilere hak ettiği maaşlar bir an önce verilmeli.
Emeklinin bırakın yılbaşını gelecek ayı bile bekleyecek hali yok.







YORUMLAR