Mini mini 1. Sınıflarımız uyum haftalarıyla birlikte 4 EYLÜL, diğer sınıflarımız içinse 11 EYLÜL’de okul zili onlar için çalacak. Yeni okula başlayan öğrencilerimiz biraz heyecan, biraz kaygı, biraz stres ve mutluluk yaşıyor olabilirler ve elbette ebeveynler içinde aynı durum geçerli olabilir. Ebeveynler ne kadar stresli, kaygılı olursa çocuklarda o kadar stresli ve kaygılı olacaktır. Çünkü bu durum anne-baba-çocuk arasında bulaşıcıdır ve hatta araştırmalar gösterirki 5. Sınıfa kadar çocuklarda her okulun ilk günü gerginlik devam etmektedir. Bunları aşıyor olabilmek için çocuklarımız üzerindeki baskıyı azaltmalıyız. Okulun önemini anlatmak, ebeveynlerin sakin ve sabırlı davranmaları, okulda ilk günlerinin nasıl geçtiğini dinlemek ilk adım olmalı. Diğer taraftan da okulun ilk arkadaş edinmesi için tembihlerde bulunmaktan, öğretmeni dinlemezse öğretmeninin ona kızacağını söylemekten uzaklaşın. Bunlar okul kavramını öğrenci için değiştirir ve ardından okul sendromu başlayacak ve okula gitmek istememe, arkadaş edinememe, özgüvensizlik gibi sorunları beraberinde getirecektir.
OKUL SENDROMUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR?
- İştahsızlık
- Mide bulantısı , karın ağrısı
- İstemsizce gelen ağlama isteği
- Alınganlık
- İsteksizlik
Okul sendromununda nedenleri var tabiki.
- Ayrılık korkusu
- Ebeveynlerin mükemmeliyetçi yaklaşımları
- Yeni başlangıçların getirdiği stres ve yeni başlangıçlar karşısında tedirginlik
Okul sürecini, yeni başlangıç süreçlerini en doğru şekilde yürütebilmek için ebeveyn-çocuk arasındaki doğru mesajları verme yani ben dilini etkili kullanmak önemlidir. Çocuklar tamamlayıcı değildir. Çocuklarda birer bireydir. Aile içerisinde yapılan benzetmeler, kardeşler arasındaki kıyas özgüven kırıcıdır ve bu durum çocuğun bütün hayat döngüsünü etkileyecektir. Olumsuz cümlelerin yerini olumlu cümlelere bırakmak doğru mesajı çocuklara iletecektir.
Okul hayatının başarısı için en önemli ve hatta ilk sırada yer alan şey ebeveyn-çocuk ilişkisidir. Unutmayın çocuklar çok iyi bir gözlemcidir. Okulda sergiledikleri davranışlar, kendi tecrübe ettikleri gözlemledikleridir. Okula giderken çocuklara tembihlerde bulunmak değil ebeveynlerin davranışları en önemli husustur.
Çocuklar en masum, sevgi dolu ve yepyeni başlangıçların parlayan bireyleridir. M. Kemal Atatürk’ün dediği gibi; “Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.”







YORUMLAR