Narsizm, bir kişinin kendi benliğine aşırı bir ölçüde odaklanması, kendi yetenekleri, görünüşü ve başarıları konusunda aşırı bir özgüvene sahip olması ve başkalarının duygularına veya ihtiyaçlarına pek az dikkat göstermesi durumudur.
Narsist bireyler genellikle kendi değerlerini abartırlar, sürekli olarak hayranlık beklerler ve empati eksikliği gösterebilirler.
Narsizm terimi, mitolojide yer alan ‘Narkissos’ karakterinden gelir. Narkissos, kendi yansımasına aşık olan ve bu nedenle kendi egoizmi yüzünden çöken bir karakterdir. Narsistik kişilik bozukluğu, psikiyatrik bir tanıdır ve kişinin işlevselliğini etkileyebilecek bir durumu ifade eder.
Narsistik özellikler taşıyan kişiler;
Genellikle kendi ihtiyaçlarına ve isteklerine odaklanır. Başkalarının ihtiyaçlarına pek dikkat etmezler.
Başkalarının duygusal durumlarına veya ihtiyaçlarına anlayış gösterme konusunda zayıf olabilirler.
Sık sık başkalarından sürekli hayranlık ve övgü beklerler. Bu, kendilerini değerli hissetmelerine katkıda bulunabilir.
Kendi yetenekleri, görünüşü veya başarıları konusunda aşırı bir özgüvene sahip olabilirler. Başkalarını küçümseme eğiliminde olabilirler.
Narsist bireyler, dışarıdan gelen eleştirilere aşırı hassas olabilirler ve bu eleştirilere karşı aşırı savunmacı bir tutum sergileyebilirler.
İslam’ın temel öğretileri arasında tevhit, ibadet, ahlak ve sosyal sorumluluk gibi kavramlar yer alır. İslam felsefesinin genel bakış açısı, bireyin kendine aşırı odaklanma ve kibir gibi narsistik eğilimlere karşı bir denge ve ölçü anlayışını içerir.
İslam, bireyin Allah’a karşı alçak gönüllülük içinde olmasını, başkalarına saygı göstermesini ve sosyal sorumluluklarını yerine getirmesini öğütler. Narsistik davranışlar, diğer insanları küçümseme, kendi benlik değerini aşırı bir şekilde vurgulama ve başkalarının duygularına duyarsızlık gibi özellikleri içerir, bu da İslam’ın temel prensipleriyle uyumsuzdur.
İslam, ahlaki gelişimi, insanların birbirleriyle adil ve empatik ilişkiler kurmalarını teşvik eder. Kur’an’da ve hadislerde, cömertlik, yardımseverlik, alçakgönüllülük gibi değerler vurgulanır. Bireyin kendi çıkarlarına aşırı odaklanması ve başkalarını hor görmesi, İslam ahlakına aykırı olarak kabul edilir.
Kur’an-ı Kerim, üstünlük duygusuyla hareket edenleri, kendini beğenen ve övünüp duran kimseleri Allah’ın asla sevmediğini, bu tarz davranışların insanı cehenneme götüren sıfatlardan olduğunu belirtir ve ahiretin dünyada büyüklük taslamayanlara verildiğini ifade eder.
Diğer taraftan Kur’an, insanlardan yüz çevirme, onlara sırtını dönme, yüksek sesle konuşma, böbürlenerek yürüme gibi Narsizm’in belirtileri olarak nitelendirilen davranışlara Allah’ın olumlu bakmadığını belirtmektedir.
Buradan hareketle gerek ses tonu gerek yürüyüş gerekse muhatapla konuşma tarzının Narsizm belirtisi sayıldığı, dolayısıyla da doğrudan ya da dolaylı olarak bu tür hareketlerin yasaklandığı söylenebilir.
İslam, bir taraftan bunları emrederken diğer taraftan da kendini değerli ve üstün görmesinin neticesi olarak şeytanın Allah’ın huzurundan kovuluşunu örnek vererek şeytandan ve ona benzemekten sakınılmasını; tarihsel süreçte de Narsizm’in göstergeleri olan teşhircilik, hak iddia etme ve her şeye gücünün yeteceği yanılsamalarına kapılanların başlarına gelen olumsuzluklara dikkat çekerek de insanları bu tür davranışlardan uzak tutmaya çalışmaktadır.
Hastalık boyutuna kolaylıkla dönüşebilen Narsizm, kişinin hem kendisine hem de başkalarına zarar verici bir duruma dönüşebilir. Bu durumda olan ya da bu hale yaklaşanlara Allah’tan şifa dileyip, psikanalitik psikoterapi tedavisi için bir uzmana başvurmasını önerebilirsiniz.
Sırrın sahibine emanet olun…







YORUMLAR