Balıkesir merkezli EFE Jeofizik Enerji Hizmetleri ve Teknolojileri, 2014 yılında Hint Okyanusu üzerinde kaybolan Malaysia Airlines’a ait MH370 sefer sayılı uçakla ilgili dikkat çeken bir teknik değerlendirme paylaştı. Şirket, geliştirdiği yeni yazılım ve yapay zeka destekli analiz yöntemiyle mevcut arama bölgelerine ilişkin farklı sonuçlara ulaştığını açıkladı.
Türkiye’de jeofizik teknolojileri alanında üretim ve Ar-Ge çalışmaları yürüten EFE Jeofizik Enerji Hizmetleri ve Teknolojileri Petrol Gaz Maden Jeotermal Araştırma Üretim Pazarlama Sanayi Ticaret Ltd. Şti., dünya havacılık tarihinin en gizemli olaylarından biri olarak kabul edilen MH370 kazasına ilişkin yeni bir teknik analiz gerçekleştirdi.
Yapay Zeka Destekli Yazılımla Kapsamlı İnceleme
Şirketin kurucusu ve sahibi İbrahim Efe öncülüğünde geliştirilen ileri teknoloji yazılım sayesinde, bugüne kadar kamuoyuna yansıyan açık kaynak veriler, önceki arama alanları ve teknik parametreler detaylı şekilde incelendi. Yapay zeka destekli sistem üzerinden yapılan değerlendirmelerde, daha önce belirlenen bazı arama bölgelerinin sonuç verme ihtimalinin düşük olduğu yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edildi.
Uluslararası Aramalar Sonuç Vermemişti
MH370 sefer sayılı yolcu uçağı, 2014 yılında Kuala Lumpur–Pekin seferi sırasında radardan kaybolmuş, olayın ardından Avustralya hükümeti öncülüğünde 26 ülkenin katılımıyla Hint Okyanusu’nda geniş çaplı arama çalışmaları yürütülmüştü. Ancak bu çalışmalar sonucunda uçağın enkazına ulaşılamamıştı. 2018 yılında ABD merkezli Ocean Infinity şirketi tarafından gerçekleştirilen aramalar da somut bir sonuca ulaşmadan tamamlanmıştı.
Mevcut Arama Alanlarına Dair Yeni Değerlendirme
Ocean Infinity’nin son dönemde yeniden başlattığı ve yaklaşık 55 gün sürmesi planlanan arama faaliyetlerinin devam ettiğini hatırlatan EFE Jeofizik yetkilileri, geliştirdikleri yazılım üzerinden yapılan analizlerin, mevcut arama sahalarının uçağın bulunması açısından düşük olasılık taşıdığını gösterdiğini ileri sürdü.
Şirket tarafından yapılan açıklamada, 3 Ocak 2026 tarihinde tamamlanan teknik çalışmada, aşağıda yer alan dört koordinat arasında kalan bölgede uçağın bulunmasının mümkün olmadığına dair bir tespit yapıldığı bildirildi:
24°36’51.27″ Güney – 86°09’48.92″ Doğu
25°19’47.78″ Güney – 112°51’50.16″ Doğu
51°56’57.88″ Güney – 84°43’24.44″ Doğu
55°21’47.14″ Güney – 123°56’52.99″ Doğu
“Uçak Farklı Bir Bölgede Olabilir” İddiası
Şirket yetkilileri, yaptıkları analizler sonucunda uçağın farklı bir bölgede olabileceğine dair teknik veriler elde ettiklerini, ancak bu verilerin bilimsel süreçler tamamlanmadan kamuoyuyla paylaşılmayacağını ifade etti. Çalışmaların halen devam ettiği, elde edilen bulguların detaylı doğrulama aşamasında olduğu belirtildi.
Arama Çalışmalarına Yeni Bir Bakış Açısı
EFE Jeofizik tarafından geliştirilen yazılımın, klasik arama yöntemlerinden farklı olarak jeofizik veriler, açık kaynak bilgiler ve algoritmik modellemeleri bir araya getirdiği vurgulandı. Şirket, bu teknolojinin yalnızca MH370 vakası için değil, gelecekte yaşanabilecek benzer kayıp uçak olaylarında da arama çalışmalarına yeni bir perspektif kazandırabileceğini belirtti.
Türk Mühendisliğinden Küresel Katkı Vurgusu
Şirket açıklamasında, tamamen Türk mühendisliğiyle geliştirilen bu teknolojinin, uluslararası arama-kurtarma ve havacılık güvenliği çalışmalarında daha etkin ve veriye dayalı sonuçlar elde edilmesine katkı sunmasının hedeflendiği kaydedildi.

