
Balıkesir’de bazı mesleklerde yıllardır çalışan ustalar, deneyimlerini aktaracak yeni nesil çalışan bulmakta zorlanıyor. Sanayi sitelerinden küçük atölyelere, tamirhanelerden el emeğine dayalı işlere kadar birçok alanda meslek öğrenmek isteyen gençlerin sayısının azalması, usta-çırak ilişkisinin geleceğini yeniden gündeme getiriyor.
Bir dönem gençlerin okuldan sonra ilk adreslerinden biri olan sanayi siteleri ve küçük işletmeler, bugün farklı bir tabloyla karşı karşıya. İşletmelerde çalışacak eleman arayışı devam ederken, özellikle el becerisi, sabır ve zaman içerisinde ustalık kazanmayı gerektiren bazı mesleklerde yeni çalışan bulmak giderek zorlaşıyor.
Balıkesir’in merkezinin yanı sıra ilçelerdeki işletmelerde de benzer sorunlarla karşılaşılırken, ustalar mesleğin öğrenilmesi için yalnızca kısa süreli çalışmanın yeterli olmadığını belirtiyor. Birçok iş kolunda çalışan kişinin önce yardımcı olarak başlaması, işi yıllar içerisinde öğrenmesi ve deneyim kazanması gerekiyor.
Sanayide ustaların en büyük sorunu eleman
Oto tamir, kaporta, boya, elektrik, lastikçilik ve kaynakçılık gibi alanlar, deneyimin büyük önem taşıdığı mesleklerin başında geliyor. Bu sektörlerde araç teknolojilerinin değişmesiyle birlikte yeni bilgiler öğrenmek gerekse de temel işlerin önemli bölümü hâlâ uygulamalı deneyimle kazanılıyor.
Ustalar, işlerin yoğun olduğu dönemlerde yetişmiş personel bulamadıkları için mevcut çalışanlarla daha fazla iş yükü üstlenmek zorunda kaldıklarını anlatıyor. Bir işletmede ustanın yanında çalışmaya başlayan kişinin ilk aşamada basit işlerle sürece dahil olması, zamanla daha fazla sorumluluk alması bekleniyor.
Ancak gençlerin önemli bölümünün uzun süre çıraklık ve kalfalık aşamalarından geçmek yerine daha kısa sürede gelir elde edebilecekleri işlere yönelmesi, geleneksel mesleklerin insan kaynağını zorlaştırıyor.
El emeği isteyen mesleklerde de aynı tablo var
Sorun yalnızca sanayi işletmeleriyle sınırlı değil. Terzilik, ayakkabı tamirciliği, mobilya işleri, kaynakçılık, marangozluk ve çeşitli bakım-onarım alanlarında da yetişmiş çalışan bulmak işletmeler için önemli bir mesele haline geliyor.
Bu mesleklerin ortak özelliği ise işin büyük bölümünün masa başında değil, doğrudan uygulama içerisinde öğrenilmesi. Bir kişinin mesleği öğrenebilmesi için ustasının yanında zaman geçirmesi, hata yapması, yeniden denemesi ve yıllar içerisinde el becerisi kazanması gerekiyor.
Özellikle küçük işletmelerde usta ile çalışan arasındaki ilişkinin doğrudan olması, mesleğin inceliklerinin günlük çalışma sırasında aktarılmasını sağlıyor. Fakat çıraklık sürecinin uzun olması ve ilk dönemlerde yapılan işlerin daha çok yardımcı niteliğinde bulunması, bazı gençlerin bu mesleklere ilgisini azaltabiliyor.
“İşi öğrenmek zaman istiyor”
Balıkesir’de yıllardır aynı mesleği yapan ustaların dikkat çektiği konulardan biri de meslek öğrenmenin sabır gerektirmesi. Birçok usta, işe yeni başlayan kişinin kısa sürede deneyimli çalışan seviyesine gelmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor.
Özellikle teknik mesleklerde küçük bir parçanın nasıl söküleceği, hangi malzemenin kullanılacağı veya bir arızanın nasıl tespit edileceği yalnızca teorik bilgilerle öğrenilmiyor. Ustanın yanında geçirilen zaman, farklı işlerle karşılaşmak ve uygulama yapmak mesleğin önemli bölümünü oluşturuyor.
Bu nedenle işletmelerin aradığı personel ile iş arayanların beklentileri arasında zaman zaman fark oluşuyor. İşveren deneyimli çalışan ararken, gençler ise daha başlangıç aşamasında daha yüksek ücret veya farklı çalışma koşulları bekleyebiliyor.
Bazı mesleklerde usta sayısı azalıyor
Usta-çırak zincirinin zayıflaması yalnızca bugünün istihdam sorununu değil, önümüzdeki yılların meslek yapısını da etkileyebilecek bir konu olarak değerlendiriliyor.
Bugün kendi işyerinde çalışan birçok usta, mesleği yıllar önce bir başka ustanın yanında öğrenmiş durumda. Ancak yeni neslin aynı yolu takip etmemesi halinde bazı mesleklerde deneyimli çalışanların emekli olmasıyla birlikte ciddi bir boşluk oluşabileceği belirtiliyor.
Bu durum özellikle küçük ölçekli işletmeler açısından daha belirgin hale geliyor. Büyük işletmeler farklı eğitim ve işe alım yöntemleri kullanabilirken, mahalle arasındaki küçük bir tamirhane veya atölyenin işi doğrudan bir usta ile çırağın birlikte çalışmasına dayanabiliyor.
Gençler neden bu mesleklerden uzak duruyor?
Gençlerin meslek tercihinde yalnızca ücretin belirleyici olmadığı görülüyor. Çalışma saatleri, işin fiziksel zorluğu, kariyer beklentisi, sosyal çevre ve mesleğin geleceğine ilişkin düşünceler de tercihler üzerinde etkili oluyor.
Sanayi ve atölye ortamında çalışmanın fiziksel olarak yorucu olması, bazı mesleklerde çalışma saatlerinin yoğunluğu ve mesleğin öğrenilmesinin zaman alması gençleri farklı işlere yönlendirebiliyor.
Buna karşılık ustalar, teknik beceri kazanan ve işini iyi yapan kişilerin ilerleyen yıllarda kendi işyerini açabileceğini, deneyim kazandıkça gelir imkanlarının da değişebileceğini savunuyor.
Mesleklerin geleceği yeni nesile bağlı
Balıkesir’de ustaların eleman bulmakta yaşadığı sorun, aslında yalnızca işletmelerin personel ihtiyacından ibaret değil. Konu, yıllar içerisinde oluşan mesleki bilgi ve becerinin yeni kuşaklara aktarılması açısından da önem taşıyor.
Bir otomobilin arızasını yalnızca cihaz üzerinden tespit etmekten, eski bir mobilyayı yeniden kullanılır hale getirmeye kadar birçok işin arkasında yılların deneyimi bulunuyor. Bu deneyimin devam etmesi ise gençlerin bu alanlara yönelmesi ve ustaların da bildiklerini aktarabileceği bir çalışma ortamının oluşmasına bağlı.
Balıkesir’de bazı işletmeler bugün hâlâ “eleman arıyoruz” ilanıyla kapılarını açarken, diğer tarafta mesleğin inceliklerini bilen ustalar yetiştirecek yeni çıraklar bekliyor. Önümüzdeki dönemde bu mesleklerin devamlılığı, yalnızca işverenlerin değil, meslek öğrenmek isteyen gençlerin tercihleriyle de şekillenecek.

