
Balıkesir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (BDSYB) Başkanı Hasan Çetin, hayvancılık sektöründe artan maliyetlerin yanı sıra üreticilerin yaş ortalamasının 55’in üzerine çıkmasına dikkat çekti. Çetin, “Gençlerimizi yeteri kadar üretime dahil edemiyoruz” dedi.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Balıkesir Tarım ve Hayvancılık Fuarı'nın ikinci gününde ilk kez gerçekleştirilen “Hayvancılık Zirvesi” kapsamında paneller düzenlendi.
Zirvenin üçüncü panelinde konuşan Balıkesir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (BDSYB) Başkanı Hasan Çetin, Balıkesir'in büyükbaş hayvancılık, süt ve et üretiminin yanı sıra kanatlı hayvancılıkta da önemli bir üretim merkezi olduğunu söyledi.
Balıkesir'de 617 bin büyükbaş hayvan varlığı bulunduğunu ve yıllık yaklaşık 760 bin ton süt üretildiğini belirten Çetin, kentin Türkiye'nin önde gelen süt üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade etti.
Çetin, kentte 66 süt işleme fabrikasının bulunmasının da Balıkesir'in sektördeki konumunu güçlendirdiğini dile getirdi.
“Pazara yakınlığımız, üretimimizin fazlalığı ve sanayicinin Balıkesir'e yakın bölgelerde olması bizi tercih edilen iller arasında önemli kılıyor.” diyen Çetin, Balıkesir'in süt kalitesi açısından da Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu kaydetti.

“ÜRETİCİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM YAPMASINI HEDEFLİYORUZ”
Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin temel misyonunun hayvan ıslahı olduğunu anlatan Çetin, yetiştiricilerin üretimlerini sürdürebilmeleri için farklı alanlarda çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Çetin, “Hayvanların kayıtlarından sütün pazarlanmasına, yetiştiricilerimize sağladığımız birçok olanakla onların üretimlerini devam ettirmelerine katkı sağlamak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerle yaptıkları işbirlikleri ve teknik ekiplerin üreticilere yönelik bilgilendirme çalışmalarına da değinen Çetin, bu çalışmalarla daha sürdürülebilir ve verimli işletmeler oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Birlik olarak görev dönemlerinde yaklaşık 5 bin kaliteli damızlık gebe düveyi yetiştiricilerle buluşturduklarını aktaran Çetin, bu hayvanların özellikle 5 baş ve üzeri işletmelere temin edildiğini söyledi.
Çetin: “Üyelerimizin daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapabilmeleri adına yurt dışından getirdiğimiz hayvanları onlara temin ettik. Ayrıca ilimizin bütün küpeleme işlemlerini de biz yürütüyoruz.” dedi.
“GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİCİYİ ÜRETİMDEN KOPMA NOKTASINA GETİRDİ”
Hayvancılık sektörünün en önemli sorunlarından birinin artan girdi maliyetleri olduğunu vurgulayan Çetin, küresel ekonomideki gelişmelerin ve Türkiye'deki ekonomik şartların üreticileri zorladığını söyledi.
Çetin, “Bizi ve üreticilerimizi en çok zora sokan maalesef girdi maliyetleri. Dünya ekonomisi ve ülkemizde yaşanan son gelişmelerle birlikte üreticilerimizi üretimden kopma noktasına getirdi.” diye konuştu.
Sektördeki üretici yaş ortalamasının da önemli bir sorun olduğuna dikkati çeken Çetin, gençlerin yeterince hayvancılığa dahil edilemediğini ifade etti.
Çetin, “Üreticilerimizin yaş ortalamasının 55 ve üzerinde olduğunu düşünürsek, gençlerimizi de yeteri kadar üretime dahil edemediğimizi görürsek sektörün geleceğiyle ilgili ciddi alarm çanlarının çaldığını her platformda dile getirmeye çalışıyoruz.” dedi.
Üreticilerin sorunlarının daha fazla duyulması gerektiğini belirten Çetin, birliğin de üyelerinin haklarını savunmak için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
“Biz 5 bin üyemizin burada hakkını savunan başkanlardan bir tanesiyiz.” diyen Çetin, üreticilerin sorunlarını ilgili mercilere aktarmaya devam edeceklerini kaydetti.

“HAYALİM VERİMLİ VE MODERN İŞLETMELER”
Çetin, hayvancılıkta geleceğe ilişkin hedefinin üreticinin yalnızca girdi maliyetleriyle mücadele ettiği bir yapı yerine, verimli ve modern işletmelerin oluşturulması olduğunu söyledi.
“Benim hedeflediğim, hayalini kurduğum hayvancılık modeli, üreticimizin girdi maliyetleriyle ön plana çıkmasından ziyade daha çok verimli üretim yapabilmesi, işletmelerini modernleştirebilmesi ve bunun imkanlarının sunulabilmesi.” ifadelerini kullanan Çetin, üreticilerin finansal açıdan desteklenmesinin yanı sıra eğitim çalışmalarının da artırılması gerektiğini dile getirdi.
Hayvan besleme, suni tohumlama ve işletme yönetimi gibi alanlarda üreticilerin daha bilinçli hale gelmesinin önemine işaret eden Çetin, Balıkesir'in bu dönüşüm için yüksek bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Çetin, “İlimizin potansiyeli gerçekten çok yüksek. Damızlık kalitemizle, süt kalitemizle ve üretim miktarlarımızla Balıkesir'in Türkiye'nin her zaman en gözde ve en önemli illerinden biri olduğuna ve olacağına inanıyoruz.” dedi.
“ÜLKEMİZİN GELECEĞİ AİLE İŞLETMELERİMİZDE”
Hayvancılıkta aile işletmelerinin önemine de özel bir parantez açan Çetin, Türkiye'deki üretimin önemli bölümünün bu işletmeler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.
Çetin, “Ülkemizin geleceği aslında aile işletmelerimizde. Aile işletmelerimiz gerçekten üretimimizin yüzde 60'ından fazlasını üreten bir kesim.” değerlendirmesinde bulundu.
Aile işletmelerine pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini savunan Çetin, bu işletmelerin teknolojiyle buluşturulmasının ve ürettikleri süt ile etin daha yüksek katma değerle pazarlanmasının önemine dikkat çekti.
“Bu ürünlerin daha değerli, daha katma değerli satılmasından yanayız.” diyen Çetin, Balıkesir'in yalnızca hammadde üreten bir merkez olarak kalmaması gerektiğini ifade etti.
Kentte üretilen süt ve et ürünlerinin işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Çetin, Balıkesir'de oluşturulacak bu yapının başta büyükşehirler olmak üzere Türkiye'nin farklı illerine pazarlanmasının üreticiye ve kent ekonomisine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

