SGK Haftası’nda SGK İl Müdürlüğü önünde açıklama yapan Memur-Sen İl Temsilcisi Ahmet Gür, ülkenin sosyal güvenlik yükünü sırtında taşıyan SGK personelinin büyük hak kayıpları yaşadığını söyledi. Gür, “666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile SGK personelinin bir gecede mali ve özlük hakları gasp edildi. Ne acıdır ki bu mağduriyet meydana geldiğinde yetkili makamda oturanlar ne o günlerde ne de bugün sesini çıkaramamış, yaşanan mağduriyetlere göz yummuşlardır” dedi.
Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü önünde açıklama yapan kurum çalışanları, yaşadıkları mağduriyete dikkat çekti.
Memur-Sen İl Temsilcisi Ahmet Gür, “Bizler bugün Büro Memur-Sen olarak Türkiye’nin 81 ilinde alanlardayız. Hafta boyunca ‘SGK personelinin mağduriyeti artık son bulsun, emekleri zayi olmasın’ diye her platformda eylem ve açıklamalarla kararlı duruşumuzu sergileyeceğiz. Yarın, bugün dile getirdiğimiz açıklamamıza dikkat çekmek için tüm çalışanlarla birlikte “Siyah Giyme” eylemi yapacağız. Siyah renkte kıyafetler giyerek çalışma ortamlarımızda farkındalık oluşmasını sağlayacağız. 18 Mayıs Çarşamba günü yapacağımız 4 saat iş bırakma eylemi ile ilgililere ‘Artık sesimizi duyun” mesajı vereceğiz. Genel merkez yönetim kurulumuzun aldığı karar doğrultusunda mesaiye 2 saat geç başlayıp, mesaiyi 2 saat erken bitireceğiz. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Bayramı’nda eylemlerimize ara vermeyeceğiz. Sesimizi hem ülke, hem de dünya gündeminde duyurmak için Twitter’da sanal miting düzenleyeceğiz. Saat 21.00’de gerçekleştireceğimiz bu sanal mitinge tüm kamu çalışanlarını davet ediyoruz. 20 Mayıs günü ise kararlılığımızı tüm Türkiye’ye gösterecek, ülke genelinde tam gün iş bırakma eylemi yaparak işe hiç gitmeyeceğiz. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun toplam 35 bin norm kadrosu olmasına rağmen işler kısıtlı sayıda personelle yürütülmeye çalışılmaktadır. İstanbul’da yüzde 42 ülke genelinde de yüzde 65’lik fiili çalışan ile hizmet veren SGK personelinin iş yükü her geçen gün daha da artmaktadır. Bizler, Büro Memur-Sen olarak ‘Hak verilmez, alınır’ anlayışıyla bugün meydanlara indik. Genel yetkili sendika olarak üyelerimizin ve temsil ettiğimiz kamu görevlilerinin mağduriyeti son bulana kadar, birlik ve beraberlik içerisinde kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz.
“LÜTUF İSTEMİYORUZ”
Bizler kimseden haksız bir kazanç ya da lütuf istemiyoruz. Biz hakkımızı istiyoruz, alın terimizin karşılığını istiyoruz. Bizler mevzuatın ağır yükü altında ezilen, idari ve mali yönden attığı her imzanın yasal sorumluluğunu üzerinde taşıyan çalışanların, hak ettiği ücretlerin ödenmesini talep ediyoruz. Bizler COVID-19 pandemi sürecinde dünyanın imrenerek baktığı ve sorunsuz sistemi ile herkesin takdir ettiği Sosyal Güvenlik Kurumu’ndaki personelin hakkının teslim edilmesini istiyoruz.
Bizler kurum çalışanlarının 666 Sayılı KHK ile ellerinden alınan, fazla mesai ücretleri, ikramiyeler ve ek ödemelerin tekrar verilmesini istiyoruz.
Bizler kamu işçisi ile memurlar arasındaki maaş farkı adaletsizliğinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. SGK’da çalışan bir işçinin maaşı 11 bin TL’yi bulurken asıl işi yapan bir memurun maaşının 6-7 bin lira gibi komik rakamlarda kalmasını kabul etmiyoruz ve etmeyeceğiz.
Bizler Kurum personelinin uzmanlaştırılmasını, sosyal sigorta uzmanı kadrosunun açılmasını ve çalışma tazminatının verilmesini istiyoruz. Bizler şeflerin özel hizmet tazminatları ve ek ödeme oranları yükseltilerek, hak ettikleri ücretin ödenmesini istiyoruz” dedi.
