
Balıkesir Galericiler Sitesi’nde faaliyet gösteren Çağdaş Otomotiv’in sahibi Çağdaş Savran, ikinci el otomobil piyasasında son dönemin en durgun süreçlerinden birinin yaşandığını belirterek, “Maliyetlerimiz sürekli artıyor, karlılığımız azalıyor. Sektörümüzde hala yaprak dökümü devam ediyor” dedi.
Balıkesir’de ikinci el otomobil piyasasında durgunluk sürüyor. Galericiler Sitesi’nde faaliyet gösteren Çağdaş Otomotiv’in sahibi Çağdaş Savran, otomotiv sektörünün ekonomik gelişmelerden en hızlı etkilenen sektörlerin başında geldiğini belirterek, özellikle yüksek kredi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve vatandaşın alım gücündeki düşüşün piyasayı doğrudan etkilediğini söyledi.
Savran, ikinci el otomobil piyasasının geçmiş dönemlere göre pazar payında ciddi bir daralma yaşadığını ifade ederek, “İkinci el piyasası dönemin en durgun zamanlarından birini yaşıyor. Pazar payı da geçtiğimiz dönemlere göre sürekli düşmeye başladı. Tabii şu anda her sektörde problem var ama bunların en belirginlerinden biri otomotiv. İnşaat ve otomotiv dünyada en hızlı etkilenen iki sektör. Altın, döviz, kredi, savaş, tedarik ve hammadde maliyetleri gibi birçok gelişmeden doğrudan etkileniyoruz” diye konuştu.
“YILLIK MALİYETLER YÜZDE 70’LERE ÇIKIYOR”
Özellikle geçmiş dönemde düşük faiz ve kredi imkanlarından yararlanarak yatırım yapan işletmelerin, finansman maliyetlerindeki artışla birlikte zorlandığını dile getiren Savran, “Önceki dönemde krediler düşükken finans desteği alan, kredi kullanan ancak kredi oranları yükseldikçe bunu kapatamayanların hepsi zor durumda. Çünkü yıllık maliyetler yüzde 50, yüzde 60, hatta yüzde 70’lere kadar çıkıyor. Şu an sektörde böyle bir kazanç yok. Sürekli maliyetimiz artıyor, karlılığımız azalıyor” ifadelerini kullandı.
Piyasadaki durgunluğun yalnızca galericilerden kaynaklanmadığını vurgulayan Savran, vatandaşın otomobil talebinin de ekonomik koşullar nedeniyle gerilediğini söyledi.
Savran, “İnsanların talep edememesinin birinci sebebi geçimlerinin zaten zor dönüyor olması. İnsanlar öncelikle kendilerini geçindirmeye çalışıyor. Alım gücü düştüğü zaman otomobil doğal olarak ertelenebilen bir ihtiyaç haline geliyor” dedi.

“500 BİN-1,5 MİLYON LİRA ARASI ARAÇLAR PİYASAYA HÜKMEDİYOR”
Finansmana erişimdeki sıkıntıların da otomobil satışlarını doğrudan etkilediğini belirten Savran, piyasada belirli bir fiyat aralığındaki araçların daha fazla tercih edildiğini kaydetti.
Savran, “Bankalar sürekli kredi kısıtına gidiyor. Para politikasından dolayı zaten uzun zamandır ciddi bir kısıtlama var. Bunun kısa vadede açılacağına da çok fazla benzemiyor. Şu anda 500 bin ila 1,5 milyon lira arasındaki, kilometresi düşük, temiz ve uygun araçlar piyasaya hükmediyor. Biz de ağırlıklı olarak bu araçları satıyoruz” diye konuştu.
Otomobil tercihleri konusunda da tüketicilerin daha hesaplı ve ulaşılabilir seçeneklere yöneldiğini ifade eden Savran, benzinli ve LPG’li araçların ikinci el piyasasında halen güçlü bir talebe sahip olduğunu söyledi.
“Şu anda benzinli araçlar tercih ediliyor. Hibrit araçlar da tercih edilebilir, elektrikli araçlara da ilgi var. Ancak elektrikli araçların ikinci eli henüz çok hızlı değil. Bunun nedenlerinden biri sıfır elektrikli araçlarda yapılan kampanyalar. Sıfır araçta kampanya varken vatandaş ikinci el ile sıfır arasındaki farkı değerlendiriyor. Şu anda ikinci elde arz-talep açısından en güçlü grup benzinli ve LPG’li araçlar” ifadelerini kullandı.
“YETKİ BELGELİ İŞLETMELER TERCİH EDİLMELİ”
İkinci el otomobil alım satımında tüketicilerin güvenilir ve yetki belgeli işletmeleri tercih etmesi gerektiğini de vurgulayan Savran, son yıllarda getirilen düzenlemelerin sektörde kayıt dışı faaliyet gösteren işletmelerin azalmasına katkı sağladığını söyledi.
Savran, “Yaklaşık 5-6 sene önce devletin getirdiği yetki belgesiyle çalışma prosedüründen sonra merdiven altı tabir ettiğimiz işletmeler ciddi anlamda azalmaya başladı. Daha sonra ticari yetkiniz yoksa yıllık belirli sayıda araç alıp satabilme sınırı getirildi. Bunlar hem bizim için hem de müşteriler için iyi adımlar” dedi.
Buna rağmen sektörde halen kötü niyetli kişilerin bulunabileceğine dikkat çeken Savran, tüketicinin özellikle yetki belgesi bulunan işletmeleri tercih etmesi gerektiğini belirtti.
“Bizim müşterilerimize tavsiyemiz, yetki belgesi ve satış yetki belgesi olan yerlerden ticaretlerini yapmaları. Daha sonrasında herhangi bir olumsuzluk yaşandığında en azından haklarını arayabilecekleri bir muhatapları olur. Çünkü biz yetki belgeli olduğumuz için sürekli denetleniyoruz. Hukuk karşısında da yaptığımız işin sorumluluğunu taşıyoruz. ‘Bizim bundan haberimiz yok, bilmiyorduk’ deme lüksümüz yok” diyen Savran, vatandaşın kayıt dışı kişilerle yaptığı alışverişlerde hukuki açıdan daha fazla sorun yaşayabileceğini ifade etti.
“YETKİ BELGESİ MALİYETİ ESNAFIN YÜKÜNÜ ARTIRIYOR”
Sektörde faaliyet gösteren işletmelerin artan maliyetlerle mücadele ettiğini de belirten Savran, yetki belgesi ücretlerinin esnaf üzerindeki yüklerden biri olduğunu söyledi.
Savran, “Şu anda emlak ve bizim sektörümüzde yetki belgesi için yıllık yaklaşık 40 bin lira gibi bir ücret söz konusu. Bunun yanında sürekli başka maliyetler artıyor, yeni ek yükler çıkıyor. Yetki belgesi ücretinin kaldırılması ya da esnafın üzerindeki yükün azaltılması sektöre nefes aldırabilir” diye konuştu.
“PANDEMİDE FİYATLAR YAPAY ŞEKİLDE YÜKSELDİ”
İkinci el otomobil fiyatlarının normal koşullarda aracın kullanım süresi, kilometresi, kazası ve yıpranma durumu gibi unsurlara bağlı olarak sıfır araç fiyatından aşağı doğru hareket etmesi gerektiğini belirten Savran, pandemi döneminde ise piyasanın bu doğal seyrinden uzaklaştığını söyledi.
Savran, “Normalde bir araç sıfırından kullanıldıkça, kazası, yıpranması ve diğer verileriyle beraber ikinci elde değer kaybederek geri gelir. Ama pandemi döneminde gördük ki araç fiyatları antika gibi sürekli ileriye gitmeye başladı. Bu zaten yapay bir hareketti. Bunu bilen işletmeler de ona göre önlemini aldı” dedi.
Piyasadaki normalleşmenin ise henüz tamamlanmadığını ifade eden Savran, sözlerini şöyle tamamladı: “Şu anda sektörümüzde hala yaprak dökümü devam ediyor diyebiliriz. Maliyetlerin arttığı, karlılığın azaldığı, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemdeyiz. Bu süreçte hem galericilerin hem de otomobil almak isteyen vatandaşların daha dikkatli hareket etmesi gerekiyor. Bizim için güvenilirlik ve bu işi sürdürülebilir şekilde yapabilmek çok önemli. Sektörün sağlıklı şekilde devam edebilmesi için kayıtlı, denetlenebilir ve güvenilir ticaretin güçlenmesi gerekiyor.”

