Balıkesir’in piknik alanlarında, dere kenarlarında ya da dağ eteklerinde kurulan küçük ocaklarda odun ateşiyle pişirilen yemeklerin tadı bir başka olur. Özellikle kara tavada yapılan yemeklerin kokusu daha pişerken etrafa yayılır, yoldan geçenleri bile cezbetmeye yeter. Peki, bu benzersiz lezzetin sırrı nedir?
Kara tava, genellikle dökme demirden üretilen, kalın yapısıyla ısıyı eşit şekilde dağıtan ve yemeği yavaş yavaş pişiren geleneksel bir pişirme aracıdır. Zamanla kullanıldıkça yüzeyi doğal olarak yağlanır ve adeta kendine özgü bir aroma kazanır. Bu da pişirilen her yemeğe geçmişin izlerini taşıyan bir tat katar.
Odun ateşi ise yemeğin bir diğer sırrıdır. Modern mutfaklardaki doğalgazlı ocaklara kıyasla, odun ateşinin dumanı ve ısısı kara tavayla birleştiğinde ortaya çıkan lezzet bambaşkadır. Yemeğin içine hafif is kokusu siner ve bu doğal aroma, özellikle sebzeli kavurmalar, balık ve et yemeklerinde eşsiz bir lezzet bırakır.
Bugün hâlâ birçok köyde ya da doğasever ailelerin hafta sonu kaçamaklarında tercih edilen kara tava, sadece bir pişirme aracı değil; geçmişten gelen bir kültürün, dayanışmanın ve birlikte yemek yapma keyfinin simgesidir. Çünkü o tavada pişen sadece yemek değildir; anılar, sohbetler ve samimiyet de o ateşte harmanlanır.

