
“Süzüyor ufukta bir kızıl yeri, içi karanlıkla dolu gözleri. Alnında akşamın ince kederi, sessizliğin sırrı dudaklarında” diye satırlara yazmış şair Necip Fazıl Kısakürek, diyebilirsiniz ki bana ne bundan; “Görünen sıfatındır, anı gören zatındır, gayrı ne hacatındadır, sen seni bil sen seni” demiş Hacı Bayram Veli.
Yenile yenile, nereye kadar?
Artık kendimizi bulmanın, kendimize gelmenin, toparlanmanın tam zamanıdır. Bundan ötesini velhasıl daha kötüsünü düşünmek bile istemiyorum.
Güzel başlayan ve güzel giden 3 haftalık periyot birden tersine döndü. Hala anlam vermekte zorlandığım 4. ve 5. Hafta müsabakalarını kaybettik hem de ne kaybettik, bu iki hafta da kalemizde tam 10 gol gördük. Karşılığında 3 gol atabildik ve 6 puan kaybettik. Grubumuzun en çok gol atan ve en çok gol yiyen ekiplerinden biriyiz. Eskişehir mağlubiyeti ve oynanamayan futbol herhalde uzun süre unutulmayacak.
Futbolun cilvesi mi yoksa talihsizlik mi denir bilemedim. Kazanmak keyif verici bir alışkanlık yaratıyorsa kaybetmek te ciddi olarak can sıkıcı oluyor, alışkanlık haline gelmesi hiçte istediğimiz bir durum değil.
Geçen yazımda dile getirmiştim, sezona çok erken başladık, çok antrenman yaptık, iç saha müsabakalarını sahamızın çim ekimi çalışmalarının uzaması nedeniyle dışarda Aliağa’da oynadık, rakiplerimizin zayıflığından ya da lige hazır olamadıklarından kazandık.
Bu kazanımlarla lider pozisyonunda görünce kendimizi pek havalandık, şampiyonluk marşları söylemeye başladık. Bir gerçeği bir kez daha gözden kaçırdık, bulunduğumuz lig çok enteresan, her takım iyi gününde olduğunda veya kötü takım diye değerlendirilip ciddiye alınmadan oynandığında işler tersine dönebiliyor, müsabakalar kaybediliyor.
Balıkesirspor cephesinde önceki yıllarda defalarca yaşadık, hiç ummadığımız garanti kazanırız dediğimiz müsabakalarda puanlar ve ligin sonunda da şampiyonluğu kaybettik.
Ağır Eskişehirspor yenilgisinden sonra Polat Çetin ve ekibiyle yollarımız ayrıldı. Yerine geçen sezon devre arasında maddi sebeplerden dolayı takımımızı bırakıp giden Cem Kavçak ve ekibi geldi. Cem Hoca Balıkesirspor’umuza ne katkı sağlar bekleyip göreceğiz.
Üst üste kaybedilen iki müsabaka futbolcularımızın üzerinde stres yaratacaktır. Hafta sonunda oynadığımız, kaybettiğimiz Bigaspor ile Çarşamba günü Ziraat Türkiye Kupası müsabakası oynayacağız. Bundan sonraki süreci çok iyi yönetmek gerekiyor.
Lig maratonu elbette uzun daha çok müsabakalar kazanılır, kaybedilir. Futbolun gereklerini yerine getirerek, hatalarını en aza indirgeyenler, kazanma alışkanlığını kazanıp başarılarının devamını sağlıyorlar. Hatalarını devam ettirenler Mehter Takımı gibi iki ileri bir geri adım atarak karınca misali yol kat ediyorlar.
Geçtiğimiz son iki sezonda play-off aşamasında kaybedişlerimiz gözümün önüne gelince, bu sene hedef olarak seçtiğimiz şampiyonluk hedefimizin gerçekleşme riskinin bulunduğunu ligin hemen başında çok acı bir şekilde öğrendik.
Toparlar mıyız? Elbette.
Yeter ki inanalım, çalışalım, birlik ve beraberliğimizi kaybetmeyelim, yardımlaşalım.
Balıkesir şehri ve Balıkesirspor sevdalıları artık bu ligden kurtulmak, şampiyon olarak yukarıya çıkmak istiyor. Kazanma alışkanlığımızın tekrar geri gelsin.

