Futbolda bazen tabelaya bakarsınız, bazen de tabelanın arkasında kalan hikâyeye… Balıkesirspor’un Bursa Yıldırımspor deplasmanında aldığı 1-1’lik beraberlik de tam olarak böyle değerlendirilmesi gereken sonuçlardan biri.
Elbette maça 4. dakikada Akın Akman’ın golüyle önde başlamak ve bu avantajı 90 dakika boyunca koruyamamak insanın aklında bir burukluk bırakıyor. Hele ki zirve yarışının bu kadar sıkı geçtiği bir sezonda, kazanılabilecek üç puanın bir puana dönüşmesi kolay kabullenilecek bir durum değil. Ancak futbolu yalnızca maçın sonundaki skor üzerinden okumamak gerekiyor.
Bursa Yıldırımspor, sezonun ilerleyen bölümünde Balıkesirspor’un doğrudan rakiplerinden biri olabilir. Böyle bir rakibin sahasında puan almak, uzun lig maratonunda küçümsenecek bir kazanım değil. Bazen deplasmanda alınan bir puan, sezon sonunda çok daha büyük bir anlam taşıyabilir.
Fakat madalyonun diğer yüzünü de görmezden gelemeyiz. Çünkü rakiplerimizin haftayı farklı galibiyetlerle kapattığı bir tabloda, puan kayıplarının telafisi giderek daha fazla önem kazanıyor. Zirve yarışında yalnızca kendi maçınıza değil, rakiplerinizin ne yaptığına da bakmak zorundasınız. Dolayısıyla Bursa’dan alınan bir puanı değerli bulurken, kaçan iki puanın yarattığı fırsat kaybını da unutmamak gerekiyor.
Savunmada toparlanma, kartlarda eski alışkanlık
Karşılaşmanın olumlu taraflarından biri, son haftalarda zaman zaman alarm veren savunma anlayışının nispeten toparlanmış görünmesiydi. Elbette birkaç maçlık görüntüyle her şeyin düzeldiğini söylemek mümkün değil. Ancak takımın savunma disiplinini yeniden kazanma yönünde işaretler vermesi önemli.
Buna karşılık sarı kart meselesi artık üzerinde daha fazla durulması gereken bir konu. Balıkesirspor’un Bursa deplasmanında da beş sarı kartla maçı tamamlaması, geçmiş haftalardaki alışkanlığın devam ettiğini gösteriyor. Mücadele etmek başka, gereksiz kartlarla kendini sıkıntıya sokmak başka…
Ligin uzun bir maraton olduğunu düşünürsek oyuncuların kart sınırları, cezalı duruma düşme ihtimalleri ve takımın kadro devamlılığı teknik heyetin dikkat etmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Çünkü sezonun kritik dönemlerinde eksik kadroyla sahaya çıkmanın bedeli ağır olabilir.
Atatürk Stadyumu’nun dönüşü yeni bir başlangıç olabilir
Şimdi gözler yeniden Balıkesir’e çevriliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Balıkesir Atatürk Stadyumu’nun kapılarını yeniden açması ve kırmızı-beyazlıların kendi sahasında taraftarıyla buluşması bekleniyor. Cumartesi günü Gaziemir GOG karşısında yaşanması beklenen bu buluşma, yalnızca bir maçın oynanacağı anlamına gelmiyor.
Balıkesirspor için kendi sahasına dönmek, sezonun geri kalanında önemli bir motivasyon kaynağı olabilir. Taraftarın tribündeki varlığı, takımın mücadele gücüne katkı sağlayabilir. Şehirle takım arasındaki bağın yeniden güçlenmesi de cabası…
Ancak stadyumun açılması tek başına başarı getirmez. O atmosferi sahadaki mücadeleyle beslemek, taraftarın desteğini karşılıksız bırakmamak gerekir.
Balıkesirspor’un Bursa’da kaybettiği iki puanı konuşabiliriz. Fakat savunmadaki toparlanmayı, doğrudan rakipten alınan puanı ve yaklaşan stadyum heyecanını da hesaba katmalıyız.
Benim açımdan asıl mesele şu: Balıkesirspor’un bu sezon ne kadar puan topladığından önce, nasıl bir takım kimliği ortaya koyacağı…
Çünkü zirveye giden yol yalnızca iyi futbol oynanan günlerden değil, kötü günlerde ayakta kalabilmekten de geçiyor. Bursa’da alınan bir puan belki büyük bir başarı değil ama doğru dersler çıkarılırsa gelecekteki daha büyük kazanımların başlangıcı olabilir.





YORUMLAR