Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

Yanık Tedavisi

Yanık Tedavisi

Günümüzde teknolojik gelişmelerle birlikte yanık sonrası sağkalım oranları belirgin derecede artmış, yanık sonrası rehabilitasyon faaliyetleri her geçen gün daha da önem kazanmıştır. Rehabilitasyonda, hastanın yaralanma öncesi fiziksel ve sosyal statüsünü yeniden kazanması temel hedeftir. Bu amaçla plastik cerrahi uzmanı, fiziyatrist (fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı), fizyoterapist, yanık hemşiresi, ortez-protez uzmanı, iş-uğraşı terapisti, psikolog ve psikiyatristten oluşan multidisipliner bir ekibin rehabilitasyonun her aşamasında birlikte hareket etmesi gerekir. Tedavi programı; yanığın lokalizasyonu, derinliği, genişliği, hastanın yaşı ve eşlik eden diğer komplikasyonlara göre değişim gösterebilmektedir. Akut dönemde temel hedefler; yara iyileşmesi, skar oluşumunun engellenmesi, ağrının azaltılması ve komplikasyonların önlenmesi şeklinde olmaktadır. Uzmanlar, komplikasyonları önlemek için hastayı mümkün olan en erken zamanda değerlendirmeli, pozisyonlama, egzersiz ve splintleme gibi uygulamalara erken dönemden itibaren başlanmalıdır. Kontraktürlerin, bası yaralarının ve kompresyon nöropatilerinin oluşmaması için uygun pozisyonlama çok önemlidir. Hastaların pozisyonu en geç iki saatte bir değiştirilmelidir. Buna ek olarak yanık ekstremitenin elevasyonu dokudaki ödemin azalmasına yardımcı olur. Elevasyon için ekstremite askıları gibi çeşitli ortezlere ihtiyaç duyulabilmektedir. Ödem kontrolü ve skar gelişiminin önlenmesi amacıyla erken dönemden itibaren bası giysisi kullanımı önerilmektedir. Erken dönemde ihtiyaç duyulması halinde uygulanması gereken bir diğer tedavi yöntemi de splintlerdir. Splintler, uygun pozisyonlamayı sağlayarak, eklem kontraktürlerinin gelişimini önleyen, ödemin azalmasına katkı sağlayan, eklem hareketini kısıtlayan veya hareketi destekleyen, genellikle termoplastik materyalden imal edilen cihazlardır. Splintler hasta ve hasta bakımını sağlayanlar için kullanımı kolay şekilde yapılmalıdır. Uygun şekilde imal edilmeyen veya uygun şekilde kullanılmayan splintler, yara iyileşmesini geciktirip yeni yaralar oluşmasına, deri greftinin zarar görmesine ve sinir fonksiyon kayıplarına neden olabilirler. Yanıkta akut dönemde amaç; yaşamsal destek faaliyetleri ön planda olması, yara bakımı, debridman, greftleme, ağrı kontrolü, komplikasyonların engellenmesi, pozisyonlama, egzersiz (eklem hareket açıklığına yönelik, sık tekrarlı ve düşük yük altında uygulanan), splintlemedir. Akut dönem sonrası amaç; eklem hareket açıklığı ve germe egzersizleri sonrası mümkün olan en kısa sürede kuvvetlendirme programı ve ambulasyona geçiş, splintleme, hipertrofik skar gelişiminin önlenmesi, iş-uğraşı terapisi, mesleki rehabilitasyon, nöropatik ağrının kontrolü, psikolojik değerlendirme ve destektir. Ağrı ikinci derece yanıklarda sinir uçları korunduğundan belirgindir. Üçüncü derece, tam kat yanıklarda ise ağrı daha az hissedilir. Bunun dışında girişimsel işlemler ve yara pansumanları oldukça ağrılı olabilmektedir. Şiddetli ağrı hastada büyük bir stres yaratarak hastanın iyileşme sürecini olumsuz etkiler. Ağrının kontrolünde ilaç dışı yöntemler de kullanılabilmektedir. Video oyunları, müzik, sanat faaliyetleri ve gevşeme tekniklerinin ağrı ve anksiyeteyi azalttığı bildirilmiştir. Egzersizler esnasında hastaya sanal gerçeklik sağlayan bilgisayar destekli sistemlerin de ağrı ve anksiyeteyi azalttığı bildirilmiştir. Yanık yaralanması sonrası erken dönemlerden itibaren başlayan ve uzun yıllar devam edebilen durumlardan birisi de kaşıntıdır. Yanık hastalarının yaklaşık %40’ında görülmektedir. Dermatolojik, nörojenik, nöropatik ve psikojenik faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Bu durumu önlemek için bası giysileri, oral ve topikal antihistaminik ajanlar faydalı olabilir. Yanık rahabilitasyonunda normal eklem hareketlerinin yanında TENS, ultrason seçenekleri de kullanılabilir. Yanık rehabilitasyonu akut dönemden itibaren başlanması gereken; yara bakımı, eklem hareket açıklığının sağlanması, kontraktür gelişiminin önlenmesi, kas güçlendirme programı, hipertrofik skar gelişiminin önlenmesi, ağrı kontrolü, psikolojik problemlerin çözümü ve hastanın toplumla yeniden bütünleşmesini içeren rehabilitasyon faaliyetlerinin bütünüdür. Bu süreçte tıbbi uygulamaların yanı sıra hastanın tedaviye düzenli katılımının sağlanması, hasta ve hasta yakınlarının süreçle ilgili bilgilendirilmesi ve aile eğitiminin verilmesi son derece önemlidir.

Kaynak : Haberci Gazetesi

YORUM YAP