
CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen silahlı saldırıyı gündeme taşıdı.
Türkiye’yi sarsan silahlı saldırının ardından çocukların silaha erişimi, okullardaki rehberlik hizmetlerinin yetersizliği ve erken müdahale mekanizmalarındaki eksikliklere dikkat çekti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağıran Sarı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye de “Bir çocuk evinden silahlarla çıkıp okuluna kadar gelebiliyorsa devlet nerede?” diye sordu. Sarı, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizine ilişkin de denetim mekanizmalarının neden zamanında devreye girmediğinin açıklanmasını istedi.
OKUL KAPISINA POLİS KOYMAK SON AŞAMADIR
Sarı, “Manisa Turgutlu’dan çok üzücü bir haber aldık. Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde silahlı bir saldırı yaşandı. 14-17 yaş aralığında 11 çocuğumuz yaralandı; bunlardan iki tanesinin ne yazık ki durumu ağır. Öncelikle yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Ancak bugün artık yalnızca 'geçmiş olsun' demekle yetinemeyiz. Çünkü birkaç ay önce Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da yaşananların ardından TBMM bu konuda özel bir araştırma komisyonu kurdu.” dedi.
TBMM’de çocukların suça sürüklenmesinin nedenlerini araştırmak amacıyla kurulan komisyonun aylar boyunca uzmanları, akademisyenleri, bakanlık temsilcilerini, öğretmenleri, velileri ve öğrencileri dinlediğini hatırlatan Sarı, okul şiddetinin aile ilişkilerinden akran zorbalığına, ruh sağlığından dijital ortamlara ve silaha erişime kadar uzanan çok boyutlu bir sorun olduğunu ifade etti.
Sarı, okul girişlerine güvenlik görevlisi yerleştirilmesinin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayarak, risk işaretlerinin çok daha erken aşamada fark edilmesi gerektiğini belirtti.
“Bir çocuk aylar boyunca şiddet sinyalleri veriyorsa, dijital ortamlarda şiddete yöneliyorsa, çevresinden kopuyorsa ve biz bunu ancak elinde silahla okul kapısına geldiği gün fark ediyorsak artık çok geç kalmışız demektir” değerlendirmesinde bulunan Sarı, “Çocuk silaha ulaşmadan devlet çocuğa ulaşmak zorundadır” dedi.
450 ÇOCUĞA 1 REHBERLİK ÖĞRETMENİ DÜŞÜYOR
Erken müdahalenin gerçekleştirilebilmesi için okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Sarı, yaklaşık 18 milyon öğrenciye karşılık 41 bin 785 rehber öğretmen ve psikolojik danışmanın görev yaptığını ve her 450 öğrenciye 1 rehberlik öğretmeninin düştüğünü belirtti.
Sarı, mevcut sayıyla devlet okullarında yaklaşık 450 öğrenciye bir rehber öğretmen düştüğünü ifade ederek, özellikle öğrenci sayısı belirli sınırların altında kalan okullarda rehber öğretmen normu bulunmamasını eleştirdi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Bir tarafta yaklaşık 18 milyon çocuk, diğer tarafta 41 bin 785 rehber öğretmen ve psikolojik danışman. Sonra diyoruz ki: 'Çocuğun davranışındaki değişikliği erken fark edelim', 'Şiddete yönelmeden müdahale edelim', 'Dijital radikalleşmeyi takip edelim', 'Akran zorbalığını tespit edelim', 'İstismar sinyallerini yakalayalım', 'Bağımlılığa, öfke sorunlarına, kendine zarar verme davranışına zamanında müdahale edelim.' Peki bütün bunları kim yapacak? OECD önerilerine ve dünyadaki otoritelerin araştırmalarına göre bu konuda olması gereken, 250 öğrenciye 1 danışman düşmesidir. Bu orana ulaşmak için şu an Türkiye’de 67 bin 600 öğretmen ve psikolojik danışman bulunması gerekir. Yani 25 bin 800 kişilik bir kapasite farkından söz ediyoruz.”
TÜRKİYE’NİN İHTİYACI SİLAHSIZLANMA KÜLTÜRÜDÜR
Çocukların silaha erişiminin de doğrudan ele alınması gerektiğini belirten Sarı, özellikle kurusıkı silahların dönüştürülmesi, kaçak ve ruhsatsız silahlanma ile internet üzerinden silaha erişim konularında denetimin güçlendirilmesini istedi.
Son dönemde çocukların ve gençlerin taraf olduğu şiddet olaylarını hatırlatan Sarı, sorunun her olaydan sonra ayrı ayrı ele alınamayacağını belirterek, silahsızlanmaya yönelik bütüncül bir politika oluşturulması gerektiğini söyledi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye seslenen Sarı, çocukların silaha ulaşmasını engellemek ve ruhsatsız silahlanmayla mücadele etmek için bugüne kadar hangi somut sonuçların alındığının açıklanmasını istedi.
Sarı, “Bir çocuk evinden silahlarla çıkıp okuluna kadar gelebiliyorsa devlet nerede?” diye sorarak, güvenlik zincirinin yalnızca son halkasına odaklanılmaması gerektiğini söyledi.
YUSUF TEKİN’E İSTİFA ÇAĞRISI
İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında saldırıdan bir gün önce “Okul Güvenliği Protokolü” imzalandığını hatırlatan Sarı, protokol ve toplantıların sahada karşılık bulması gerektiğini ifade etti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’I istifaya davet eden Serkan Sarı, “Türkiye’de yaklaşık 18 milyon öğrenciden sorumlu Bakan sizsiniz. Bu tablonun sorumluluğunu yalnızca çocuklara, ailelere, öğretmenlere yükleyemezsiniz. Sayın Bakan; Atatürk düşmanlığı yapacağınıza, hangi tarikatlarla protokol imzalasam diye düşüneceğinize çocuklarımızın güvenliğini düşünün! Erken müdahale sözle değil, kadroyla olur. Önleyici eğitim yalnızca polisle değil; öğretmenle, psikolojik danışmanla, psikologla, sosyal hizmet uzmanıyla kurulur. Çocuk silaha ulaşmadan, devlet çocuğa ulaşmak zorundadır. Bunu sağlayamayan bir eğitim yönetiminin de çıkıp 'Her türlü tedbiri aldık' deme hakkı yoktur. Bugün yaşananlar, ülkemizi aylar sonra sarsan ikinci saldırıdır. Yusuf Tekin’in artık sorumluluğu alıp istifa etmesi gerekmektedir! Atatürk düşmanı Bakan, bu ülkede çocuklarımızı koruyamamaktadır!” dedi.

