
Balıkesir'de 1965 yılında Ali Aktürk ile başlayan terzilik geleneği, oğlu Nuri Aktürk ve torunu Dilara Zişan Aktürk ile üçüncü kuşakta sürüyor. Aynı dükkanda çalışan aile, mesleğin inceliklerini gelecek nesillere aktarmaya çalışırken terzilerin yaşadığı sorunlara da dikkati çekiyor.
Balıkesir'de 61 yıl önce terziliğe başlayan Ali Aktürk'ün oğlu Nuri Aktürk ve torunu Dilara Zişan Aktürk de aynı mesleği seçti. Üç kuşaktır aynı dükkanda terzilik yapan aile, mesleki birikimlerini kuşaktan kuşağa aktararak geleneksel terziliği yaşatmayı sürdürüyor.
Meslek hayatına 1965 yılında başlayan Ali Aktürk, yıllar içinde edindiği tecrübeyi önce oğluna, ardından torununa aktardı. Ailenin üç kuşağı, bir yandan terzilik yaparak geçimini sağlarken diğer yandan el işçiliğine dayalı mesleğin devam etmesi için çaba gösteriyor.
Ali Aktürk, terziliğe İsmet Tan'ın yanında başladığını, askerlik görevinin ardından mesleğine devam ettiğini anlattı.
Balıkesir'de 1981 yılında kendi iş yerini açtığını belirten Aktürk, uzun yıllar Yeşilli Caddesi'nde çalıştığını, iş yerinin yıkılmasının ardından başka bir dükkana taşındığını söyledi.
Meslek hayatının 55 yılı aştığını ifade eden Aktürk, oğlunu da yanında yetiştirdiğini belirterek, "Oğlumu bir süre başka bir ustanın yanında çalıştıktan sonra kendi yanıma aldım. Bayağı bir zaman geçince iş yerimi ona devrettim. Ben de yanına gidip geliyorum, yardımcı oluyorum. Daha sonra torunumuzu da yanımıza aldık ve onu yetiştirmeye başladık. Üç kuşaktır bu mesleği devam ettiriyoruz" dedi.
"Terzilik yok oluşa doğru gidiyor"
Balıkesir Terzi ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı da olan Nuri Aktürk, mesleğe 1995 yılında Levent Kaleli'nin yanında başladığını, 1999'dan itibaren babasıyla çalışmayı sürdürdüğünü anlattı.
Babası Ali Aktürk'ün 2007 yılında iş yerini kendisine devrettiğini belirten Nuri Aktürk, kızı Dilara Zişan Aktürk'ün de 2026 yılında çıraklık eğitim merkezinde moda tasarımı bölümüne başladığını kaydetti.
Terzilik mesleğinin çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Aktürk, özellikle artan maliyetler, çırak yetiştirme güçlüğü ve mevzuata ilişkin düzenlemelerin esnafı zorladığını söyledi.
Aktürk, basit usulde vergilendirmeye ilişkin değişikliklerin bazı terzilerin iş yerlerini kapatmasına neden olduğunu savunarak, uygulamaların yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini belirtti.
Kira, elektrik ve kargo giderlerindeki artışların yanı sıra kumaş fiyatlarındaki yükselişin de özel dikim işlerini azalttığını ifade eden Aktürk, şöyle konuştu:
"Terzilik mesleği artık yok oluşa doğru gelmeye başladı. Esnaf terziler olarak çırak yetiştirmekte de sıkıntı yaşıyoruz. Maliyetler arttığı için özel dikimler azalmaya başladı. Kira artışları, elektrik giderleri, kargo maliyetleri ve kumaş fiyatlarındaki yükseliş bizi zorluyor."
Oda olarak üyelerin malzeme maliyetlerini düşürmeye yönelik çalışma yürüttüklerini aktaran Aktürk, kumaş, iplik, bobin ve fermuar gibi ürünlerin daha uygun fiyatlarla temin edilebilmesi amacıyla "malzeme ofisi" açmayı planladıklarını, projenin birkaç ay içinde faaliyete geçirilmesini hedeflediklerini bildirdi.
Üç kuşak bir arada
Çıraklık eğitim merkezinde moda tasarımı eğitimi alan Dilara Zişan Aktürk ise çocukluğundan beri terzilik yapmak istediğini belirtti.
Babasıyla birlikte dükkanda çalıştığını anlatan Aktürk, mesleğin farklı aşamalarında görev aldığını dile getirdi.
En çok kumaş kesmeyi sevdiğini belirten Dilara Zişan Aktürk, "Dededen oğula, oğuldan kıza bu mesleği yapıyoruz. Babamla sabahları dükkana gelip bazen gece geç saatlere kadar çalışıyoruz. Kesim yapmayı daha çok seviyorum. Dedem kesiyor, babam dikiyor, ben de düğme dikmek ve sökükleri açmak gibi yapılması gereken işleri yapıyorum. Üç kuşak burada birlikte çalışmaktan son derece mutluyuz" ifadelerini kullandı.
Aynı dükkanda buluşan üç kuşak Aktürk ailesi, mesleğin inceliklerini paylaşarak terzilik geleneğini geleceğe taşımayı amaçlıyor.



