
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Balıkesir İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Pınar Yahşi, çocuk cinayetleri ve tecavüzleri ile ilgili açıklama yaptı. Yahşi, “Narin’imizi vahşi bir cinayet sonucu kaybettik. Narin için günlerce ağlayan, mezarına notlar bırakan, onu tanımasa da yüreğinde hisseden ve yaşatan, günlerdir her cümlesinin ya başı ya sonu Narin olan 7’den 70’ye tüm kız çocuklarının ve kadınların başı sağ olsun” dedi.
“KAYIP ÇOCUKLARIN SAYISI SIR GİBİ SAKLANIYOR”
Yahşi, “Dün, çocuklara yönelik istismarları araştırmayı reddederek bugün Narin’i, Leyla’yı, Hazal’ı, Zeynep’i kara toprağa mahkum etmekten utanmıyor musunuz? 2016 yılından bu yana kaybolan çocuklara ilişkin verilerin olmayışından, bu verileri gizlemekten utanmıyor musunuz? Biz sizin yerinize de utanıyoruz. Ve sessiz bir şekilde seyirci kalanların yerine uykusuz geceler geçirip; çocuklarımızı nasıl koruyacağız diye düşünüyoruz.
Son 2,5 yılda toplam 3 bin 364 çocuk önlenebilir sebeplerle hayatını kaybederken, oturduğunuz o koltuklar bir kez bile sizi rahatsız etmedi mi? Türkiye İstatistik Kurumu 2008-2016 yılları arasında 104 bin 531 çocuğun kaybolduğunu açıkladı. Son 8 yıldır kaybolan çocuklara dair ise veri paylaşılmıyor. Görüldüğü üzere Türkiye’de kayıp çocukların sayısı sır gibi saklanıyor” dedi.
“NARİN, HEPİMİZİN KAMUOYUNUN BASKISI İLE 19 GÜN SONUNDA BULUNDU”
CHP İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Pınar Yahşi, açıklamasını şöyle tamamladı: “120 haneli köyde 3 savcı ile Narin’e ne olduğunu, nasıl öldürüldüğünü açıklamayan, her şeyi halktan saklamayı düşünmüş olanlara soruyoruz ‘Neden sustunuz?’ 19 gün o bedeni ruhunuz nasıl taşıdı? Sizin vicdanınıza ağır gelmeyen ama yıllardır öldürülen yüzlerce çocuğun failini, içini boşalttığınız yargıya teslim etmemek için mi sustunuz. Yıllardır anlamadınız; canın ve vicdanın siyaseti olmaz. Çocukların canı üzerinden siyaset hiç olmaz. Bu haykırışlarımız siz vicdan sahibi olun diye değil, halkımızdan çalınan adaleti teslim edin diye. Sizlere ağır gelen o koltuklardan siz kalkıncaya kadar, kayıp çocuklarımızın tek tek hesabını soruncaya kadar buradayız, gözümüz üzerinizde.”

