
Balıkesir’de yürürken uzaktan tanıdık bir yüz gördüğünüzde attığınız refleks adımlar değişti. Eskiden hızlanan adımlar selamlaşmaya yetişmek içinken, bugün çoğu zaman karşı kaldırıma geçmek için atılıyor. Bu davranış, istisna olmaktan çıkıp Balıkesir’de sosyal mesafe kavramının gündelik hayattaki yeni karşılığı hâline geliyor.
Kentte yaşayan birçok kişi, bunu bilinçli bir tercih olarak görmese de davranışın yaygınlığı dikkat çekiyor. Tanıdık görünce yol değiştirmek, artık ayıplanan değil, sessizce kabul edilen bir refleks olarak öne çıkıyor.
Selamlaşmadan Kaçınmaya Giden Yol
Balıkesir, uzun yıllar “herkesin herkesi tanıdığı” şehirler arasında anıldı. Mahalle kültürü, esnaf–müşteri ilişkisi ve sokak sohbetleri kentin sosyal dokusunu oluşturdu. Ancak son yıllarda bu yapı gözle görülür biçimde çözülüyor.
İnsanlar, karşılaşmaları sohbet yükü olarak görmeye başladı. “Nasılsın?” sorusunun ardından gelecek konuşmalar, dertler ya da beklentiler birçok kişi için yorucu bulunuyor. Bu durum, Balıkesir’de sosyal mesafe algısının yalnızca fiziksel değil, duygusal bir boyut kazandığını gösteriyor.
Ekonomik Baskı ve Kaçınma Davranışı
Günlük hayatta yaşanan ekonomik sıkıntılar, bu davranışın en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İnsanlar, maddi durumlarını anlatmak zorunda kalmamak için karşılaşmalardan kaçınıyor. “İşler nasıl?” sorusu, masum bir merak olmaktan çıkıp stres kaynağına dönüşüyor.
Balıkesir’de sosyal mesafe, bu noktada bir savunma mekanizması gibi çalışıyor. Yol değiştirmek, hem sohbeti hem de açıklama yapma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Sosyal Yorgunluk Artıyor
Pandemi sonrası dönemde sıkça dile getirilen “sosyal yorgunluk”, Balıkesir’de de kendini net biçimde hissettiriyor. İnsanlar, sürekli iletişim hâlinde olmaktan kaçınıyor. Tanıdıklarla kurulan ilişkiler bile enerji tüketen bir unsur olarak algılanıyor.
Bu yorgunluk, özellikle şehir merkezinde daha belirgin görülüyor. Kalabalık arttıkça bireysel alan ihtiyacı büyüyor. Balıkesir’de sosyal mesafe, bu ihtiyacın gündelik hayata yansıyan hâli olarak karşımıza çıkıyor.
Küçük Şehir Refleksi Büyük Şehir Davranışına Dönüşüyor
Balıkesir, uzun süre büyük şehir alışkanlıklarına mesafeli duran bir kent oldu. Ancak son yıllarda İstanbul ya da İzmir’de sıkça görülen davranış kalıpları Balıkesir sokaklarında da yer buluyor. Tanıdık görünce yol değiştirmek, bu dönüşümün en somut örneklerinden biri. İnsanlar, anonim kalmayı tercih ediyor. Bu tercih, kentteki sosyal bağları zayıflatırken bireysel konfor alanını genişletiyor.
Kuşaklar Arasında Fark Azalıyor
Eskiden bu davranış daha çok gençlere atfedilirdi. Bugün ise her yaş grubunda benzer refleksler görülüyor. Orta yaş ve üzerindeki bireyler de tanıdıklarla karşılaşmaktan kaçınabiliyor. Bu durum, Balıkesir’de sosyal mesafe anlayışının kuşaklar arası ortak bir davranış biçimine dönüştüğünü gösteriyor. Kentte yaşayanlar, aynı sosyal yorgunluğu paylaşıyor.
Görmezden Gelmek Yeni Nezaket mi?
Bazı Balıkesirliler, bu davranışı kaba bulmuyor. Aksine, karşı tarafı rahatsız etmemek için yapılan bir nezaket olarak yorumluyor. “Belki acelesi vardır” ya da “konuşmak istemiyordur” düşüncesi, görmezden gelmeyi meşrulaştırıyor. Bu bakış açısı, Balıkesir’de sosyal mesafe kavramının ahlaki bir zemine de oturduğunu gösteriyor.
Sessiz Bir Normalleşme
Balıkesir’de tanıdık görünce yol değiştirmek, kimsenin açıkça savunmadığı ama birçok kişinin uyguladığı bir davranış hâline geldi. Bu sessiz normalleşme, kentin sosyal dokusunda yaşanan değişimin güçlü bir işareti olarak öne çıkıyor.
Bir zamanlar selamla başlayan sokaklar, bugün bakış kaçırmayla geçiliyor. Bu değişim, Balıkesir’in yalnızca fiziki değil, sosyal haritasının da yeniden çizildiğini gösteriyor.


Üsküdar da bir zamanlar öyleydi, niye diyorum, Üsküdar doğumlu biri olarak yazıyorum, 12-13 yaş itibarıyla babamın mesleği matbaa işleriyle başladı iş hayatımız. her sabah sekiz vapuruyla işe giderdik vapursa her yolcunu yeri belliydi, ve vapurun çaycısı kimin ne içtiğini bilirdi, vapur iskeleden ayrılınca kahveci hemen dağıtıma başlardı, 15-20 dakika süren yolculukta sohbetlerin biri biter diğeri başlardı, Akşam 18:15 vapuru da ayrı bir güzellikteydi, kimse kimsenin yerine oturmazdı. bir yer boş ise vapur kalkana kadar beklenir, gelmemiş se yerine en yakın kişi otururdu, bu bahsettiğim konu yörenin göç almasıyla dengeler, ve şehre gelen kültürün çoğalması ile değişti, gelen kültür adapte olamamasıyla ilgilidir, Üsküdar’ın makus talihi de Boğaz köprüsünün açılmasıyla değişti, Artık tanıdık kişilere saygı yok fütursuzca hareketler, bugün ben bile yaşadığım şehrin uzağındayım, Birbirini tanıyan, seven, yolda gördüğün insanlarla selamlaşan, saygın insanlar yerine yabancı insanlar geliyor, Şehrimiz nüfus olarak büyüdükçe yabancılaşıyor, gün geliyor oturduğunuz apartmanda üst, alt, yan, karşı komşunuzla yabacılaşıyor selam bile vermeye çekinir hale geliyorsunuz, ben yaşadım, yaşıyorum, bakalım daha ne gibi değişikliklerle karşılaşacağız.