
Balıkesir’in Erdek ilçesinde, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), okullarda uygulanması planlanan ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) projesine karşı eylem gerçekleştirdi. Eğitim-İş Balıkesir Şube Yönetimi öncülüğünde ve Erdek Eğitim-İş Temsilciliği’nin çağrısıyla düzenlenen eylemde, Eğitim-İş Genel Merkez Hukuk Sekreteri Yeliz Toy açıklamalarda bulundu.
“ÇEDES ile Okullar Dini Yapılara Açılıyor”
Yeliz Toy, Erdek Kaymakamlığı onayıyla Erdek İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından ilçedeki tüm okullarda ÇEDES kapsamında seminerler düzenleneceğinin duyurulduğunu belirterek, söz konusu seminerlerin Erdek Müftülüğü personeli, vaizler ve din hizmetleri uzmanları tarafından yürütülmesinin planlandığını söyledi.
Toy, bu uygulamanın eğitimin özüne aykırı olduğunu vurgulayarak, “Okullarda dersleri öğretmen verir. Değerler eğitimi de öğretmenlerin uzmanlık alanıdır. Okulu dinci yapıların uzantılarına açmak, eğitim dışı amaçlara hizmet etmektedir” dedi.
“Değerleri En İyi Öğretmenler Öğretir”
ÇEDES adı altında verilen seminerlerde ele alınacağı belirtilen sorumluluk, saygı, temizlik, dürüstlük, adalet ve vatanseverlik gibi kavramların zaten müfredatta yer aldığını hatırlatan Toy, bu değerlerin pedagojik formasyon sahibi öğretmenler tarafından verildiğini ifade etti.
“Eğer bu değerlerin ayrıca seminer formatında verilmesi gerekiyorsa, Erdek’te görev yapan öğretmenler bu eğitimi verecek bilgi ve donanıma sahiptir. Buna rağmen öğretmenler yerine Diyanet personelinin tercih edilmesi, açık bir siyasi tercihin göstergesidir” şeklinde konuştu.
“Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenleri Yetersiz mi Görüyor?”
Toy, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelttiği sorularla ÇEDES uygulamasının gerekçesini sorguladı. “Öğretmenler değerler eğitimi konusunda yetersiz mi görülmektedir? Din görevlilerinin anlatması gerektiği düşünülen değerler nelerdir ve bu tercih hangi siyasi amaca hizmet etmektedir?” ifadelerini kullandı.
ÇEDES’in pedagojik ilkelere aykırı olduğu kadar hukuka da aykırı olduğunu savunan Toy, Anayasa’nın 128. maddesini hatırlatarak, kamu hizmetlerinin alanında uzman kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“Gönüllülük Uygulamada Bir Dayatmaya Dönüştü”
ÇEDES protokolünde gönüllülük esasından söz edilmesine rağmen, sahada bunun bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Toy, birçok okulda velilerden izin alınmadan öğrencilerin seminerlere katıldığının tespit edildiğini söyledi.
Bu durumun hem çocuk haklarına hem de eğitim hakkına açık bir müdahale olduğunu belirten Toy, öğrencilerin ders saatlerinde sınıflarından çıkarılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“Tarikat ve Cemaatlere Yönlendirme Endişesi”
Toy, ÇEDES kapsamında okullara giren bazı kişilerin, çocukları tarikat ve cemaatlere ait yurtlara ve medreselere yönlendirdiğine dair ciddi kaygılar bulunduğunu belirtti. Geçmişte yaşanan acı olayları hatırlatan Toy, “Aladağ, Karaman ve Bursa’da yaşananlar hâlâ hafızamızda. Çocuklarımızı bu yapılara yönlendirecek hiçbir projeye sessiz kalamayız” dedi.
“Okulların Manevi Danışmana Değil, Öğretmene İhtiyacı Var”
Okulların ihtiyacının manevi danışmanlar değil, nitelikli öğretmenler olduğunu vurgulayan Toy, eğitim alanında pedagojik yeterliliği olmayan kişilerin okullara sokulmasının kamusal eğitimi gericileştirdiğini ifade etti.
Okul yöneticilerine de çağrıda bulunan Toy, eğitim faaliyetlerinin yasal çerçevede yürütülmesinin yöneticilerin sorumluluğunda olduğunu hatırlattı.
“ÇEDES Derhal İptal Edilmelidir”
Açıklamasının sonunda eğitim emekçilerine ve velilere seslenen Toy, ÇEDES uygulamalarının laikliğe aykırı, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran ve çocukların eğitim hakkını zedeleyen bir girişim olduğunu söyledi.
“Kamusal eğitim eşit, tarafsız ve laik olmak zorundadır” diyen Toy, ÇEDES protokollerinin derhal iptal edilmesini talep ederek, “Erdek’i 250 yıl geriye götürmenize izin vermeyeceğiz. Cumhuriyetin çağdaş birey yetiştirme hedefini hedef alan bu uygulamalara geçit vermeyeceğiz” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.


İftiralarla dolu açıklama.
Öğretmen okuyan aydın ve şefkatli adaletli insan demektir.
Bunlar ideoloji mahkumu olmuş zavallılar.