
Bu hafta başında önce İstanbul’a gittim, 2 günlük İstanbul programımdan sonra Ankara’ya geçtim. Hazır Ankara’ya gelmişken TBMM’de Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Dr. Mustafa Canbey’i ziyaret etmek istedim, sağ olsun yoğun programına rağmen beni mecliste kabul etti.
Siyaset denince aklımıza hep o takım elbiseli, mesafeli ve sadece seçimden seçime kapımızı çalan figürler gelir ya hani... İşte bu ezberi bozan, memleketin havasını da suyunu da çok iyi bilen bir isim var yanı başımızda: AK Parti Balıkesir Milletvekili Dr. Mustafa Canbey. Ona sadece "milletvekili" demek bana biraz eksik geliyor; o aslında Balıkesir’in sokaklarında, köylerinde her an karşımıza çıkabilecek, bizden biri.
Mustafa Canbey’i diğer siyasetçilerden ayıran en büyük fark, heybesindeki o güçlü akademik ve gazetecilik birikimi. İletişim dünyasından gelen biri olarak, insanı dinlemeyi de onunla aynı dilden konuşmayı da çok iyi biliyor. Ama onun asıl saygı duyduğum yönü, bu entelektüel bagajı Ankara’nın soğuk koridorlarında bırakıp memlekete döndüğünde doğrudan sahaya, halkın arasına karışması.
Bir bakıyorsunuz Edremit’te zeytin üreticisinin derdini dinliyor,
Bir bakıyorsunuz Karesi’de bir kahvehanede bizimle çay yudumluyor.
Protokol barikatlarını sevmeyen, insanla arasına mesafe koymayan samimi bir tarzı var.
Balıkesir, tarımıyla, turizmiyle, sanayisiyle devasa bir potansiyel. Dr. Mustafa Canbey de bu potansiyelin farkında olarak, şehrin her bir meselesini Ankara’da adeta bizim fahri elçimiz gibi savunuyor. Projeleri takip ediyor, yatırımların hızlanması için koşturuyor. Ancak tüm bunları yaparken o samimi, güler yüzlü ve mütevazı duruşundan asla taviz vermiyor.
Siyaset gelir geçer, makamlar değişir; ama geriye bırakılan o sıcak bir selam, içten bir tebessüm ve samimiyet kalır. Benim gözümde Mustafa Canbey; bu toprakların yetiştirdiği, Ankara’da sesimiz olan ama kalbi hep Balıkesir için atan, içimizden bir dost.
Misafirperverliğiniz, güler yüzünüz ve şehrimize hizmetleriniz için teşekkür ederim, Yüce Allah ayağınıza taş değirmesin.

