Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Haberci Gazetesi

NEFSİ SAFİYYE

Seyrin son noktası olan bu makamda nefs tamamen saflaşmıştır, salik bekâbillah mertebesine erişip hâlde beka bulur ve irşada memur edilir. “Nefsini temizleyen kurtuluşa ermiştir.” (Şems,91/9) ayeti bu nefs mertebesine işaret etmiştir.  Sıfatları, bildirilen bütün güzel huylardır. Bu makamdaki arifi billahın meşgul olduğu vird “Kahhar” ismidir. Bu makam bütün makamların en büyüğü ve en yükseğidir. Bu makamda kişi tam bir “Tevekkül ve Teslim” içindedir. Kişi Hz. Sıddık-ı Ekber Ebubekir (ra) gibi “Ya Rabb! Sana olan hayretimi artır!” demeye başlamıştır.

Bu nefse ulaşmış kişiler görüldüklerinde insana huzur verirler. Önceki yazmaya çalıştığımız nefs mertebelerindeki bütün güzel huylara sahiptirler. Bu mertebe de kişi kendisinin kınanmasına aldırış etmez, her şeyi yerli yerince koymuştur. İnsanın yaratılış hikmetini kavradığı ve kusursuz bir aynaya dönüşerek tecellilerin yansıdığı bu mertebe ile sufinin miracı sona erer.

Bu anlatmaya çalıştığımız yolculuk çile, gözyaşı ve çetin sınavlar ile döşenmiş bir yolda gerçekleşir. Gerçi tasavvufta büyükler yolun teşbih olduğunu söyleyerek aslında yürümek de varmak da bir an meselesidir demişler. Belki de samimi, gönülden inanarak bir kere Allah dediğimiz an kul olmanın aşkıyla ruhumuz miracını gerçekleştiriyordur.

Gönül demişken kabeden kıymetli oluşunu bir kere daha hatırlatmış olalım. Allah’ın evidir gönül, kulun Rabbiyle görüştüğü en kıymetli yerdir gönül. Müşahede mekânı… insan denen varlık olanca acizliğinin yanında inanılmaz değer taşıyan gönle ve ruha sahip. İbrahim aleyhisselam’ın kabedeki putları kırdığı gibi bizde gönlümüzdeki putları kırabilirsek Allah’ın evi olan kalp temizlenir. Belki Gönül kabemizde aşk ile tavaf edebilirsek bizlerde bu sırra mazhar olanlardan oluruz.  “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk” sedaları yankılanır göğümüzde.

Hazret-i İbrahim (a.s), Kâbe’yi bina edip tamamladıktan sonra kendisine “Hac için insanları davet et” emri verildi. Hazret-i İbrahim (a.s.): -Benim sesim onlara ulaşmaz, dedi. Allah Teâlâ; -Sen davet et, sesini duyurmak bana aittir, buyurdu. Bunun üzerine Hazret-i İbrahim (a.s.): -Ey insanlar, Beyt-i Atik’i haccetmeniz size farz kılınmıştır, diye nida etti. Bu sözü yerle gök arasında bulunanların hepsi işitti. “Görmüyor musunuz? İnsanlar en uzak yerlerden icabet edip geliyorlar.” Ah kalbim görmüyorsun, duymuyorsun gerçekten… Allah’ım bizleri ölmeden evvel kalp evini temizleyenlerden eyle. (Âmin)

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER