24 Kasım Öğretmenler Günü, hepimizin hayatında büyük rolleri olan fedakar öğretmenlerimizin günü.. Hayatlarımıza dokunan, ışık tutan, bizi bilgiyle tanıştıran, okuma yazmayı öğreten öğretmenlerimiz.. Gününüz şimdiden kutlu olsun..
Peki hepsi mi fedakar bu öğretmenlerimizin.. Hiç öğretmeni ile ilgili aklında kötü bir anısı kalan yok mudur? Vardır tabiki.. Bazıları ne kadar özverili ne kadar işini severek yapsalar da bazıları da o kadar vurdumduymaz olabiliyor..
Belirli bir yaşa gelince bazı şeyler öğrencinin elinde fakat ilkokul öğretmeninin işini severek yapmaması ya da öğrenci ayırması gibi durumlar o minik yavrunun hayatını karartabiliyor.. Çünkü ilkokulda okuma yazma başta olmak üzere en temel şeyler öğreniyor..
Öğretmenden kaynaklı bir sorun varsa temeli haliyle eksik kalıyor çocuğun ve bunu sonraki süreçlerde toparlamak da çok zorlanıyor.. Şimdi bunu bir arkadaşımın başına gelen olaydan örnekleyeceğim..
İlkokulda çocuk.. Arka sıralarda kendi halinde öğretmen ne derse yapıyor fakat öğretmen çocukların ailelerine göre onları gruplandırmış.. Ailesi zengin çocuklar gözdesi haline gelmiş ve diğerlerine sıra gelmiyor..
Bu durum 4 sene devam ediyor.. 4. senenin yarı tatilinde karne veriliyor ve ne teşekkür ne de takdir alamıyor o çocuk. Oysa resim öğretmeni ona karnene 5 verdim demiş.. Resim notu karnede 3 gözüküyor ve ailesine söylüyor.. Ailesi okula gidip durumu soruşturuyor.. Notlarda oynama tespit ediliyor.. Sonrası adliye süreci..
Bu nasıl olabiliyor akıl almamakla birlikte o çocuğun eğitim hayatı için ciddi bir sıkıntı oluşturuyor.. Bazı öğretmenlerde var ki.. Hani fedakar cefakar dediğimiz türden.. Her çocukla, sınıf mevcudu çok fazla olmasına rağmen ilgilenip, özellikle eksik kalmış çocukların evine giderek, gerekirse ders çıkışında özel ders vererek kendi çabasıyla uğraşıyor..
Her yerde olduğu gibi hem iyi hem kötü örnekleri mevcut.. Dilerim artık öğrenci ayıran öğretmen yoktur.. Büütün öğretmenlerimizin gününü kutlarken Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyorum..







YORUMLAR