
Hayatta bazı insanlar vardır; sizinle aynı soyadı taşımazlar, aynı aileden gelmezsiniz ama kalbinizde bıraktıkları yer bir babanınki kadar derindir. Onlarla kurduğunuz bağ, kan bağıyla değil gönül bağıyla açıklanır. İşte Balıkesir bugün tam da böyle bir insanı uğurladı: Sinan Ergüven.
Sinan Ergüven yalnızca bir federasyon başkanı ya da bir işletme sahibi değildi. O, bulunduğu şehrin insanlarıyla gerçek bir bağ kurabilmiş nadir insanlardan biriydi. Yörük Türkmen kültürünü yaşatmak için verdiği emek, insanları aynı çatı altında toplama çabası ve memleketine duyduğu sevgi onun karakterinin en belirgin parçalarıydı.
Balıkesir Yörük Türkmen Federasyonu çatısı altında yaptığı çalışmalar sadece bir görev değil, adeta bir gönül meselesiydi. Yörük ve Türkmen kültürünü yaşatmak, bu toprakların köklerini unutturmamak için gösterdiği çaba herkes tarafından bilinir, takdir edilirdi. Çünkü o, yaptığı işi bir unvan için değil; aidiyet duygusuyla yapıyordu.
Ama Sinan Ergüven’i anlatırken yalnızca görevlerinden bahsetmek eksik kalır. Onu gerçekten tanıyanlar için asıl mesele, onun insan tarafıydı. Kapısı her zaman açık olan, bir sofraya oturduğunda herkesin kendini evinde gibi hissettiği bir insandı.
Mega Yıldız Lokantası bu yüzden sadece bir lokanta değildi. Orası kimi zaman bir sohbet masası, kimi zaman bir dert ortağı, kimi zaman da dostların bir araya geldiği sıcak bir mekândı. O sofralarda sadece yemek değil; samimiyet, dayanışma ve Anadolu insanının o sıcak ruhu paylaşılırdı. Çünkü Sinan abi için mesele sadece iş yapmak değildi; insan kazanmak, gönül kazanmak, iz bırakmaktı.
Benim için ise bu kaybın anlamı biraz daha farklı. Çünkü bazı insanlar hayatınıza akraba olarak değil, bir baba gibi girer. Size sahip çıkar, hâlinizi sorar, bazen tek bir cümlesiyle bile arkanızda bir güç olduğunu hissettirir. Kan bağınız yoktur ama kalbinizdeki yeri tartışılmazdır.
Sinan abi benim hayatımda tam olarak böyle bir yerde duruyordu. Sessizce destek olan, gerektiğinde yol gösteren, varlığıyla insana güven veren bir büyüktü. Belki herkes için farklı bir anlamı vardı ama benim için o, kan bağı olmayan bir baba gibiydi.
Bugün Balıkesir yalnızca bir federasyon başkanını ya da bir esnafını kaybetmedi. Aynı zamanda gönlü geniş bir insanını, insanlara dokunmayı bilen bir büyüğünü uğurladı.
Ama bazı insanlar bu dünyadan göçüp gittikten sonra bile yaşamaya devam eder. Kurdukları sofralarda, söyledikleri sözlerde, dokundukları hayatlarda…
Ve en çok da onları seven insanların kalbinde.
Sinan Ergüven artık aramızda değil belki ama geride bıraktığı o samimiyet, o insanlık ve o gönül zenginliği Balıkesir’in hafızasında uzun yıllar yaşamaya devam edecek.
Ben ise bugün kan bağım olmayan ama kalbimde baba yeri olan bir insanı uğurlamanın hüznünü yaşıyorum.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Onu tanıyan herkesin kalbinde yaşamaya devam edecek.

