
Balıkesir'de gençlerin iş bulma meselesi, yalnızca işsizlik oranlarına bakılarak açıklanabilecek kadar basit değil. Çünkü bugün bir genç için “iş bulmak” ile “geleceğini kurabileceği bir iş bulmak” aynı anlama gelmiyor. Bir tarafta çalışacak eleman arayan işverenler, diğer tarafta eğitimine, beklentilerine ve yaşam koşullarına uygun bir iş arayan gençler bulunuyor. İki taraf aynı şehirde yaşamasına rağmen aralarında görünmeyen bir mesafe oluşuyor.
Bu nedenle Balıkesir'de gençlerin neden iş bulamadığını sorarken yalnızca “iş var mı, yok mu?” sorusuna odaklanmak yerine, hangi işlerin bulunduğuna, bu işlerin gençlerin beklentileriyle ne kadar örtüştüğüne ve gençlerin neden bazı işleri tercih etmediğine bakmak gerekiyor.
Türkiye genelindeki tablo da sorunun önemini ortaya koyuyor. TÜİK'in Haziran 2026 verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerde mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 12,8 olarak gerçekleşti. Genç kadınlarda bu oran yüzde 17,3 olurken genç erkeklerde yüzde 10,4 olarak hesaplandı.
Ancak Balıkesir açısından daha dikkat çekici olan başka bir veri var. TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre Balıkesir, yüzde 11,7 ile Türkiye'nin en düşük genç nüfus oranına sahip ili oldu.
Yani Balıkesir'in meselesi yalnızca gençlerin iş bulamaması değil. Kent aynı zamanda genç nüfusunu korumak ve gençlere burada bir gelecek kurabilecekleri inancını vermek zorunda.
BALIKESİR'DE “İŞ YOK” DEMEK YETERLİ Mİ?
Balıkesir'de gençlerle işverenler arasındaki ilişkinin en önemli sorunlarından biri, “iş var” ile “aradığım iş var” arasındaki farkta ortaya çıkıyor.
Bir genç iş ararken yalnızca maaşa bakmıyor. Çalışma saatlerini, iş yerinin konumunu, ulaşım imkanını, sigortayı, sosyal hakları, iş yerindeki çalışma ortamını ve birkaç yıl sonra nerede olabileceğini de düşünüyor.
İşveren açısından bakıldığında ise farklı bir tablo ortaya çıkabiliyor. İşveren, işe başladığı gün katkı sağlayabilecek, deneyimli, teknik bilgiye sahip ve çalışma düzenine uyum sağlayabilecek bir çalışan arıyor.
Genç ise çoğu zaman deneyim kazanmak için önce işe girmek zorunda.
İşte problem tam burada başlıyor.
İşveren deneyim istiyor, genç deneyim kazanmak için iş istiyor.
Bu kısır döngü kırılmadığında iş ilanları açık kalırken iş arayan gençlerin sayısı da azalmıyor.
DİPLOMA İLE İŞ ARASINDAKİ MESAFE AÇILIYOR
Üniversite eğitiminin gençler için iyi bir gelecek garantisi olarak görülmesi geçmişe göre daha fazla sorgulanıyor.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki BAPKA tarafından 2025 yılında yayımlanan genç işsizliği araştırması bu konuda önemli bir pencere açıyor. Balıkesir İstihdam Ofisi'ne başvuran 20-34 yaş arasındaki 429 aktif iş arayan gençle gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların yüzde 66,2'si mezun oldukları okul ve bölümle ilişkili bir iş bulamayacağını düşündüğünü belirtti.
Bu oran, genç işsizliği tartışmasının yalnızca iş bulamamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.
Bir genç dört yıl boyunca üniversitede eğitim görüyor. Mezun olduğunda ise kendi alanında iş bulamayınca farklı bir sektöre yönelmek zorunda kalabiliyor. Böyle bir durumda diploma iş bulmayı kolaylaştıran bir araç olmaktan çıkıp, iş arama sürecinin başlangıç noktası haline geliyor.
Bu da gençte zaman zaman “Ben neden okudum?” sorusunu doğuruyor.
“İŞ BULURSAM DA GEÇİNEBİLECEK MİYİM?”
Genç işsizliğini yalnızca iş bulamayanların problemi olarak görmek de eksik bir yaklaşım. Çünkü bugün gençlerin önemli bir bölümü için mesele yalnızca işe girmek değil, girdiği işin hayatını sürdürebilmesine yetip yetmeyeceği.
Kira, ulaşım, yemek, telefon, kişisel ihtiyaçlar ve sosyal yaşam giderleri düşünüldüğünde düşük ücretli bir işin cazibesi azalabiliyor.
BAPKA araştırmasında görüşülen gençlerin yüzde 83'ünün kişisel harcamaları için ayda 5 bin TL'nin altında bir bütçe ayırabildiği, yüzde 44,7'sinin ise borçlu olduğu ortaya çıktı. Araştırmada gençlerin en fazla harcama yaptığı alanların başında gıda, giyim ve barınma geldi.
Bu rakamlar 2025 araştırmasının sonuçları. Bugünkü gençlerin bütçesini birebir temsil ettiği iddiasında bulunmak doğru olmaz. Ancak gençlerin iş arama sürecindeki ekonomik baskıyı anlamak açısından önemli bir gösterge. Dolayısıyla genç bir kişinin “Bu maaşla geçinemem” demesi, çalışmak istemediği anlamına gelmeyebilir.
Bazen mesele çalışmanın karşılığının yaşam maliyetini karşılayıp karşılamamasıdır.
GENÇLER ARTIK SADECE MAAŞA BAKMIYOR
İş hayatındaki gençlerin beklentileri de değişiyor. Eskiden yüksek maaşın başlı başına güçlü bir motivasyon olduğu düşünülürken bugün güvence, çalışma ortamı ve iş-yaşam dengesi de önemli hale geliyor.
BAPKA araştırmasına katılan gençlerin yüzde 79,33'ü, yüksek ücretli ancak sigortasız bir iş yerine sigortalı fakat düşük ücretli işi tercih edeceğini belirtti. Katılımcıların yüzde 72,93'ü de düşük ücretli ancak huzurlu bir çalışma ortamını, yüksek ücretli fakat stresli bir ortama tercih etti.
Bu sonuçlar gençlerin beklentilerinin yalnızca “daha fazla para” olmadığını gösteriyor.
- Genç, kendisini güvende hissetmek istiyor.
- Çalıştığı işte saygı görmek istiyor.
- Mesai saatlerinin öngörülebilir olmasını istiyor.
- Bir süre sonra aynı işi yapmaya devam etmek yerine ilerleyebileceği bir kariyer yolu görmek istiyor.
Bunların olmadığı bir iş, maaşı ne olursa olsun genç açısından cazibesini kaybedebiliyor.
“GENÇLER ÇALIŞMAK İSTEMİYOR” DEMEK KOLAY, AMA YETERLİ DEĞİL
Genç işsizliği tartışmalarında sık kullanılan cümlelerden biri “Gençler çalışmak istemiyor” oluyor. Ancak bu cümle oldukça geniş bir genelleme. Çünkü çalışmak istemeyen genç ile kendisinin ve geleceğinin karşılığını göremediği işi kabul etmeyen genç aynı kişi değil.
Bir üniversite mezununun uzun süre iş araması, aldığı eğitimle ilgisiz bir işi tercih etmemesi veya düşük ücretli bir işi sürdürülebilir bulmaması otomatik olarak çalışmak istemediği anlamına gelmez.
Aynı şekilde işverenin de “eleman bulamıyorum” demesi, piyasadaki her işin gençler tarafından reddedildiği anlamına gelmez.
- Sorunun iki tarafını da dinlemek gerekiyor.
- İşveren hangi çalışanı arıyor?
- Genç hangi işi istiyor?
- İki tarafın beklentileri nerede kesişiyor?
Asıl mesele burada.
BALIKESİR'İN GENÇ NÜFUSU NEDEN ÖNEMLİ?
Balıkesir'in genç işsizliği konusunu diğer kentlerden ayıran önemli noktalardan biri demografik yapı. TÜİK'in 2025 verilerine göre Balıkesir'de 15-24 yaş grubundaki gençlerin toplam nüfus içindeki oranı yüzde 11,7. Bu oranla Balıkesir, Türkiye'deki 81 il arasında genç nüfus oranının en düşük olduğu il konumunda.
Bu durum ilk bakışta yalnızca demografik bir veri gibi görünebilir. Oysa ekonominin geleceği açısından son derece önemli. Çünkü genç nüfus yalnızca iş arayan insanlardan oluşmuyor. Gençler aynı zamanda geleceğin çalışanları, girişimcileri, tüketicileri, üreticileri ve ailelerini oluşturacak nüfus.
Bir şehir gençlerini kaybetmeye başladığında yalnızca bugünün işgücünü değil, gelecekteki ekonomik dinamizmini de kaybetme riski taşıyor.
GENÇLER BALIKESİR'DEN GİTMEK ZORUNDA MI?
Bir gencin başka bir şehre gitmesi her zaman olumsuz bir durum değil. Eğitim, kariyer veya kişisel tercih nedeniyle farklı bir şehirde yaşamak doğal. Ancak gençlerin ortak bir düşünceyle “Burada istediğim işi bulamam” noktasına gelmesi farklı bir sorun.
İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara veya başka bir kentte daha iyi bir iş fırsatı olduğunu düşünen genç, doğal olarak o fırsatı değerlendirmek isteyebilir. Burada Balıkesir'in karşısına önemli bir soru çıkıyor:
Gençleri şehirde tutmak için yalnızca iş yaratmak yeterli mi?
Muhtemelen değil...
İşin yanında sosyal hayat, ulaşım, konut maliyeti, kültürel imkanlar, girişimcilik ortamı ve kariyer gelişimi de gerekiyor. Genç bir insanın “Burada yaşayabilirim” demesi için yalnızca maaş bordrosunun yeterli olması beklenemez.
SANAYİ VAR, AMA GENÇLERİN TAMAMI SANAYİDE ÇALIŞMAK İSTEMİYOR
Balıkesir'in ekonomik yapısında sanayi önemli bir yere sahip. Tarım, gıda, turizm, lojistik, ticaret ve hizmet sektörü de kentin istihdam yapısının parçalarını oluşturuyor. Fakat kentin ihtiyaç duyduğu işgücü ile gençlerin yöneldiği meslekler her zaman aynı değil.
- Bir işletmenin teknik personele ihtiyacı olabilir.
- Bir gencin ise bilgisayar, iletişim, tasarım, finans, mühendislik veya başka bir alanda kariyer hedefi bulunabilir.
- Bu iki ihtiyacın örtüşmediği noktada “iş var ama işsizim” paradoksu ortaya çıkıyor.
Bu nedenle Balıkesir'in genç işsizliği sorununa yalnızca yeni fabrikalar açılması veya daha fazla iş ilanı yayınlanması üzerinden bakmak yeterli değil.
Kentin hangi niteliklerde insana ihtiyacı olduğu ile gençlerin hangi nitelikleri edinmek istediği arasında bağlantı kurulması gerekiyor.
MESLEKİ EĞİTİMİN ÖNEMİ BURADA ORTAYA ÇIKIYOR
Gençlerin iş bulabilmesinde mesleki eğitim önemli bir araç olabilir. Ancak mesleki eğitim yalnızca bir diploma veya sertifika verme sürecine indirgenmemeli.
- Genç, aldığı eğitimin sonunda hangi işte çalışabileceğini bilmeli.
- İşveren de hangi eğitimden geçen çalışanın kendi sektöründe gerçekten ihtiyaç duyduğu becerilere sahip olduğunu görebilmeli.
Bu nedenle meslek liseleri, üniversiteler, iş dünyası, İŞKUR ve yerel yönetimler arasında daha güçlü bir iletişim kurulması gerekiyor.
Balıkesir'in gelecekte hangi sektörlerde büyüyeceği belliyse, gençlerin eğitim ve beceri kazanma süreçleri de bu öngörüyle birlikte şekillenebilir.
İŞ ARAMAK BAŞLI BAŞINA BİR İŞE DÖNÜŞEBİLİYOR
Uzun süre iş arayan gençlerin yaşadığı en büyük sorunlardan biri de zaman. İlanlara bakmak, özgeçmiş göndermek, görüşmelere gitmek, geri dönüş beklemek ve tekrar başvurmak bir süre sonra günlük hayatın tamamını kaplayabiliyor.
İlk aylarda “Bu hafta mutlaka bir iş bulacağım” düşüncesi zamanla “Bakalım ne zaman olacak?” noktasına dönüşebiliyor. İşsizlik uzadıkça gençte özgüven kaybı yaşanabiliyor. Bir süre sonra başvurular azalabiliyor. Aranan iş ile kabul edilen iş arasındaki sınır genişleyebiliyor.
BAPKA'nın araştırması da işsizliğin gençler açısından yalnızca ekonomik bir problem olmadığını ortaya koyuyor. Araştırmada bazı gençlerin işsiz olduklarını çevrelerinden sakladıkları ve sosyal dışlanma endişesi yaşadıkları görüldü.
Bu nedenle genç işsizliği, aynı zamanda bir sosyal aidiyet ve psikoloji meselesi olarak da ele alınmalı.
GELECEĞE DUYULAN GÜVEN DE İŞ BULMA KADAR ÖNEMLİ
BAPKA araştırmasında katılımcı gençlerin yüzde 81,52'si Türkiye'de fırsat eşitliği olmadığını düşündüğünü belirtti. Gençlerin geleceğe ilişkin umut düzeyi ise 10 üzerinden 4,38 olarak ölçüldü.
Bu veriyi bütün Balıkesir gençlerine genellemek doğru olmaz. Araştırmanın belirli bir grubu, yani aktif olarak iş arayan 20-34 yaş arasındaki 429 genci kapsadığı unutulmamalı. Ancak yine de önemli bir sinyal veriyor.
İş bulamayan genç yalnızca bugününü düşünmüyor.
- “Beş yıl sonra ne olacak?”
- “Ev sahibi olabilecek miyim?”
- “Evlilik mümkün mü?”
- “Başka şehre gitmeli miyim?”
- “Kendi işimi kurabilir miyim?” gibi sorular da gündeme geliyor.
İşsizlik uzadıkça bu soruların ağırlığı artıyor.
GENÇLERİN KENDİ İŞİNİ KURMA İSTEĞİ DİKKAT ÇEKİYOR
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de gençlerin girişimcilik isteği. BAPKA araştırmasına katılanların yüzde 74,77'si, imkan bulması halinde kendi işini kurmayı düşündüğünü ifade etti.
Bu oran önemli bir potansiyele işaret ediyor. Çünkü gençleri yalnızca “iş arayan” olarak görmek yerine, aynı zamanda iş oluşturabilecek bir ekonomik aktör olarak değerlendirmek gerekiyor. Ancak girişimcilik isteğinin gerçek bir işletmeye dönüşmesi için sermayeye, danışmanlığa, pazara, teknik bilgiye ve sürdürülebilirliğe ihtiyaç var.
“Kendi işini kur” demek kolay. Asıl mesele, gencin bunu hangi kaynakla ve hangi riskleri üstlenerek yapacağı.
BALIKESİR GENÇLERİ İÇİN NASIL BİR İŞ PİYASASI GEREKİYOR?
Balıkesir'in gençlere yönelik istihdam politikası yalnızca iş sayısını artırmaya odaklanırsa sorunun bir kısmı çözülmüş olur. Daha kapsamlı yaklaşım ise nitelikli, güvenceli ve sürdürülebilir işlere odaklanmayı gerektiriyor.
- Gençlerin iş hayatına ilk adımını kolaylaştıracak staj imkanları artırılabilir.
- Yeni mezunların deneyim kazanabilmesi için işverenlerle daha güçlü programlar oluşturulabilir.
- Mesleki eğitim, sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre güncellenebilir.
- Girişimci olmak isteyen gençlere yalnızca finansal destek değil, pazar ve mentorluk desteği de sağlanabilir.
- Üniversitelerde verilen eğitim ile Balıkesir'in ekonomik yapısı arasında daha güçlü bir köprü kurulabilir.
Bütün bunların amacı ise yalnızca genci işe yerleştirmek olmamalı. Gencin o işte kalmasını ve geleceğini o şehirde kurmasını sağlamak olmalı.
İŞVERENİN DE GENÇTEN BEKLENTİSİNİ DEĞİŞTİRMESİ GEREKEBİLİR
Sorunun çözümü yalnızca gençlerden beklenemez. İşverenlerin de yeni mezunlara ve deneyimsiz çalışanlara yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerekiyor.
Her genç ilk günden deneyimli olamaz. Bir işyerinde deneyim kazanmanın yolu da çoğu zaman o işyerine girebilmekten geçiyor.
Dolayısıyla genç çalışana yatırım yapmak, yalnızca sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda işveren açısından uzun vadeli bir insan kaynağı stratejisi olarak görülmeli.
Genç çalışanı yetiştiren işletme, gelecekte kendi ihtiyaç duyduğu nitelikli çalışanı da oluşturabilir.
BALIKESİR'DE GENÇ İŞSİZLİĞİNİN GERÇEK SORUSU
Bugün Balıkesir'de “Gençler neden iş bulamıyor?” diye sorulduğunda tek bir cevap vermek mümkün değil. Çünkü sorun bazen iş sayısında, bazen ücrette, bazen deneyim şartında, bazen eğitimde, bazen ulaşımda, bazen de gençlerin geleceğe dair beklentilerinde ortaya çıkıyor.
- Bir genç iş arıyor olabilir ama bulduğu iş kendi eğitim alanıyla ilgisiz olabilir.
- Bir başka genç iş bulabilir ama aldığı ücretle bağımsız yaşamanın mümkün olmadığını düşünebilir.
- Bir başkası çalışıyor olabilir ancak birkaç yıl sonra kendisini nerede göreceğini bilemeyebilir.
Dolayısıyla istihdam ile gerçek anlamda ekonomik bağımsızlık arasında da bir fark bulunuyor.
MESELE SADECE GENÇLERE İŞ BULMAK DEĞİL
Balıkesir'de gençlerin iş bulma sorununu yalnızca işsizlik oranıyla açıklamak, meselenin önemli bir bölümünü gözden kaçırmak anlamına geliyor.
Türkiye'de genç işsizliği Haziran 2026 itibarıyla yüzde 12,8 seviyesinde. Balıkesir ise yüzde 11,7 ile Türkiye'nin en düşük genç nüfus oranına sahip ili.
Yerel ölçekte BAPKA'nın 429 aktif iş arayan gençle yaptığı araştırma ise gençlerin eğitim aldıkları alanlarda iş bulmakta zorlandığını, ekonomik baskılar yaşadığını ve geleceğe yönelik kaygılar taşıdığını ortaya koyuyor. Ancak bütün bu verilerin arkasında çok daha basit bir soru bulunuyor:
Bir genç, hayatının en üretken yıllarında neden geleceğini Balıkesir'de kurabileceğine inanmasın?
Bu sorunun cevabı yalnızca iş ilanlarında değil. Maaşta, çalışma koşullarında, eğitimde, konutta, ulaşımda, sosyal hayatta ve en önemlisi gelecek duygusunda aranmalı.
Balıkesir'in gençleri için asıl ihtiyaç belki de yalnızca daha fazla iş değil.
Daha nitelikli iş, daha güvenli çalışma, daha ulaşılabilir yaşam ve emek verdiğinde karşılığını alabileceğine dair daha güçlü bir inanç.
Çünkü gençler bir şehirde yalnızca işe bakarak kalmıyor.
O şehirde bir gelecek görürlerse kalıyorlar ve Balıkesir'in genç işsizliği meselesinin belki de en kritik tarafı tam olarak burada başlıyor.

