BIST 100
14.610,92 0,95%
DOLAR
48,1174 0,04%
EURO
56,0817 -0,15%
GRAM ALTIN
7.118,96 -1,17%
FAİZ
39,91 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
105,36 -0,71%
BITCOIN
78.036,00 -0,21%
GBP/TRY
65,4137 -0,40%
EUR/USD
1,1650 -0,21%
BRENT
88,35 -0,26%
ÇEYREK ALTIN
11.639,49 -1,17%
Balıkesir Açık
Balıkesir hava durumu
33 °
  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
  • Sulama Sorunu Balıkesir’in Hangi Bölgelerini Daha Fazla Etkiliyor?

Sulama Sorunu Balıkesir’in Hangi Bölgelerini Daha Fazla Etkiliyor?

Sulama Sorunu Balıkesir'in Hangi Bölgelerini Daha Fazla Etkiliyor

Balıkesir, tarımsal üretim açısından Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri. Geniş tarım arazileri, ovaları, hayvancılık faaliyetleri, zeytinlikleri ve farklı ilçelerde çeşitlenen üretim yapısı kentin ekonomik gücünün önemli bölümünü oluşturuyor. Ancak tarımın geleceği açısından toprağın verimli olması kadar o toprağa zamanında ve yeterli miktarda su ulaştırılması da büyük önem taşıyor. Son yıllarda kuraklık, yağış rejimindeki değişiklikler ve sulama altyapısındaki sorunlar nedeniyle Balıkesir'de sulama sorunu daha fazla tartışılmaya başlandı.

Üstelik Balıkesir'in tamamında aynı ölçekte bir su sorunu bulunmuyor. Bazı bölgelerde baraj ve göletlerle desteklenen güçlü sulama sistemleri bulunurken bazı ovalarda geçmiş yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle sulama yapılamayan dönemler yaşandı. Bazı bölgelerde ise sorun doğrudan suyun yokluğundan çok, mevcut suyun tarım arazilerine ulaştırılması, kanalların verimliliği veya sulama sistemlerinin yenilenmesiyle ilgili.

Bu nedenle "Balıkesir'de sulama sorunu hangi bölgeleri daha fazla etkiliyor?" sorusuna tek bir ilçe adıyla cevap vermek mümkün değil. Ancak mevcut resmi veriler ve 2026 yılında yürütülen çalışmalar, özellikle Manyas Ovası, Altıeylül'deki Pamukçu-Aslıhantepecik Ovası ve sulama altyapısının yenilenmesine ihtiyaç duyulan Savaştepe gibi bölgelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor. Bigadiç, Susurluk, Karesi ve diğer tarımsal üretim alanlarında da sulama yatırımları ve altyapı çalışmaları devam ediyor.

BALIKESİR'İN TARIMINDA SU NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Balıkesir'in tarımsal yapısı oldukça geniş. Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 faaliyet raporunda, TÜİK 2024 verilerine göre kentte yaklaşık 3,854 milyon dekar tarım alanı bulunduğu ve DSİ verilerine göre 920 bin 80 dekar alanın sulamaya açıldığı belirtiliyor. Bu rakamlar, sulama altyapısının kentin tarımsal üretimi açısından neden stratejik olduğunu ortaya koyuyor.

Ancak sulamaya açılmış alan ile her sezon aynı koşullarda ve aynı miktarda suya erişilebilen alan kavramlarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Bir arazinin teknik olarak sulama sisteminin içinde bulunması, kuraklık dönemlerinde su sorunu yaşamayacağı anlamına gelmiyor.

Nitekim 2026 sezonu öncesinde Balıkesir'de bazı bölgelerde sulama sistemleri için kapsamlı bakım ve temizlik çalışmaları yapılırken, bazı bölgelerde daha uzun süredir devam eden su sorunlarının çözümü için yeni yatırımlar devreye alındı.

EN DİKKAT ÇEKİCİ BÖLGE: MANYAS OVASI

Balıkesir'de tarımsal sulama denildiğinde ilk akla gelen bölgelerden biri Manyas Ovası. Manyas'ın verimli toprakları tarımsal üretimde önemli bir yere sahip. İlçenin resmi kaynaklarında da sulu arazilerde yılda iki kez ürün alınabilmesinin mümkün olduğu ve tarım ile hayvancılığın gelişmiş olduğu belirtiliyor. Bu durum suyun Manyas ekonomisindeki önemini açık biçimde gösteriyor.

2026 yılında Manyas'ta sulama sezonu 12 Mayıs'ta başlatıldı. Manyas Barajı'ndan 80 bin dekarın üzerinde arazinin sulanacağı ve 38 mahallede yaklaşık 2 bin çiftçinin sistemden yararlanacağı açıklandı. Aynı dönemde barajdaki doluluk oranının yüzde 85'in üzerinde olduğu bildirildi. Bu tablo, Manyas'ta su sorununun "her yıl su yok" şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. Ancak bölgenin sulama altyapısının geliştirilmesi hâlâ gündemde.

Susurluk Havzası Kuraklık Yönetim Planı'nda Manyas II. Merhale Sağ Sahil Sulaması için rehabilitasyon çalışmaları öngörülüyor. Plan kapsamında 6.493 hektarlık net sulama alanında su tasarrufu sağlanması ve tasarruf edilen suyla yeni alanların sulamaya açılması hedefleniyor.

Dolayısıyla Manyas için temel mesele yalnızca suyun miktarı değil; suyun daha verimli kullanılması ve sulama altyapısının modernleştirilmesi.

PAMUKÇU-ASLIHANTEPECİK OVASI'NDA ÜÇ YIL SONRA SU

Balıkesir'de sulama sorununu en somut biçimde gösteren bölgelerden biri ise Altıeylül ilçesindeki Pamukçu-Aslıhantepecik Ovası. Buradaki durum özellikle dikkat çekici. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre bölgede kuraklık nedeniyle üç yıl boyunca tarımsal sulama amacıyla su verilemedi. 2026 sulama sezonu öncesinde yapılan çalışmaların ardından 1 Haziran itibarıyla yeniden sulama suyu verilmeye başlandı.

Yaklaşık 45 bin dekar tarım arazisine hizmet veren sistemden Selimiye, Pamukçu, Taşköy, Çiçekpınar, Küçükbostancı, Büyükbostancı, Paşaköy, Atköy, Aslıhan, Aslıhantepecik, Balıklı, Çandır ve Yenice mahallelerinde üretim yapan çiftçilerin yararlanması planlandı. Bu gelişme, Balıkesir'de sulama sorununun bazı bölgelerde üretim kararlarını doğrudan etkileyebilecek seviyeye gelebildiğini gösteriyor.

Bir çiftçi için üç yıl boyunca sulama suyuna erişememek yalnızca verim kaybı anlamına gelmiyor. Hangi ürünün ekileceğinden kaç dönüm arazinin işleneceğine, üretim maliyetinden gelir beklentisine kadar bütün hesap değişiyor.

"SU VAR AMA TARLAYA ULAŞMIYOR" SORUNU

Sulama konusunda önemli bir ayrım daha bulunuyor. Bazen bölgede yeterli miktarda su kaynağı bulunmasına rağmen bu suyun tarlaya ulaşmasında sorun yaşanabiliyor. Eski kanallar, bakım ihtiyacı, çökmeler, tortu birikmesi, yabancı otlar veya açık sistemlerdeki su kayıpları sulama verimliliğini azaltabiliyor.

Balıkesir'de 2024 yılında yürütülen sulama sezonu hazırlıklarında BASKİ ekipleri Altıeylül, Karesi, Bigadiç, Sındırgı, Dursunbey, Kepsut, İvrindi, Havran, Burhaniye, Manyas, Gönen, Bandırma, Erdek, Gömeç, Balya ve Susurluk'taki sulama tesislerinde kanal temizlikleri ve bakım çalışmaları gerçekleştirmişti. Bu liste önemli bir gerçeğe işaret ediyor: Balıkesir'de sulama altyapısı çok geniş bir coğrafyaya yayılıyor ve sorunların tamamı aynı karakterde değil.

Bir bölgede kuraklık öne çıkarken başka bir bölgede altyapı yenilemesi, başka bir yerde ise suyun daha verimli kullanılması öncelikli hale gelebiliyor.

SAVAŞTEPE'DE SULAMA ALTYAPISI NEDEN GÜNDEMDE?

Balıkesir'in güneyindeki önemli tarım merkezlerinden Savaştepe de sulama altyapısının geliştirilmesi gereken bölgeler arasında bulunuyor. DSİ 25. Bölge Müdürlüğü, 2026 yılında "Savaştepe Sarıbeyler Sulaması Yenileme İnşaatı" kapsamında Karacalar, Cumhuriyet, Fatih, Yeşilhisar ve Sarıbeyler mahallelerinde çiftçi görüşmeleri gerçekleştirilmesine yönelik ilan yayımladı. Bu durum Savaştepe'deki sulama meselesinin doğrudan altyapı yenileme boyutunun bulunduğunu gösteriyor.

DSİ'nin Balıkesir'deki sulama projeleri listesinde ayrıca Savaştepe Karaçam Regülatörü ve Sulaması gibi projeler de yer alıyor. Buradaki temel soru, mevcut sulama kapasitesinin geleceğin iklim koşullarına ve üretim ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebileceği.

BİGADİÇ'TE SUYUN ÖNEMİ ARTIYOR

Bigadiç de Balıkesir'in önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri. İlçenin önemli bölümünün Susurluk Havzası içerisinde yer alması, havza ölçeğinde su yönetimini de önemli hale getiriyor.

Resmi kuraklık yönetim planında Göynük-Simav-Susurluk alt havzasında yer alan Çaygören I. Merhale Bigadiç Ovası Sulaması için de rehabilitasyon ve sulama kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar bulunuyor.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Bigadiç'in yalnızca "susuzluk yaşayan bölge" şeklinde tanımlanmasının doğru olmayacağı. Bölgenin ihtiyacı, su kaynaklarının uzun vadeli planlanması ve sulama altyapısının verimli işletilmesi üzerinden değerlendirilmeli. Çünkü iklim koşulları değiştikçe bugün yeterli görünen su kapasitesi gelecekte aynı sonucu vermeyebilir.

SUSURLUK'TA SULAMA VE SU YÖNETİMİ BİRLİKTE DÜŞÜNÜLMELİ

Susurluk, Balıkesir'in su yönetimi açısından önemli ilçelerinden biri. İlçede farklı gölet ve sulama tesisleri bulunuyor. BASKİ'nin tarımsal sulama tesisleri listesinde Susurluk Merkez Sulaması, Söve Göleti, Karapürçek Göleti ve Çataldağ-Gürece Göleti gibi farklı sistemler yer alıyor. Bu çeşitlilik, bölgede sulama altyapısının bulunduğunu gösteriyor. Ancak farklı sistemlerin bakım, işletme ve su verimliliği açısından sürekli takip edilmesi gerekiyor.

Susurluk Havzası için hazırlanan kuraklık yönetim planının bulunması da konunun yalnızca tek bir ilçenin meselesi olmadığını ortaya koyuyor. Su havza sınırlarını takip ediyor ve bir ilçedeki su yönetimi başka bölgelerdeki üretimi de etkileyebiliyor.

KURAKLIK SADECE YAĞMURUN AZ YAĞMASI DEĞİL

Tarımda sulama sorunu denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak yağış yetersizliği geliyor. Oysa mesele bundan daha geniş. Kuraklık, su kaynaklarının azalmasının yanı sıra mevcut suyun kullanım biçimini de sorgulatıyor. Tarımda hangi ürünlerin yetiştirileceği, ne zaman sulama yapılacağı, hangi sulama yönteminin kullanılacağı ve sistemlerde ne kadar su kaybı yaşandığı da önemli.

DSİ de iklim değişikliğinin suyun zamansal ve mekânsal dağılımındaki belirsizlikleri artırdığını belirtiyor. Bu nedenle gelecekte su yönetiminin yalnızca daha fazla su depolamak üzerinden değil, mevcut suyu daha verimli kullanmak üzerinden de şekillenmesi gerekiyor.

BALIKESİR'İN SULAMA KAPASİTESİ NE DURUMDA?

DSİ 25. Bölge Müdürlüğü'nün verilerine göre bölge genelinde ekonomik olarak sulanabilir arazinin yaklaşık 242 bin 674 hektar olduğu ve bunun yaklaşık 156 bin 982 hektarlık bölümünün sulandığı belirtiliyor. Ayrıca 65 bin 919 hektarlık alanın yatırım programında, 42 bin 335 hektarlık alanın ise planlama ve projelendirme aşamasında olduğu aktarılıyor.

Bu veriler Balıkesir'in de içinde bulunduğu DSİ 25. Bölge açısından önemli bir sulama potansiyeline işaret ediyor. Ancak potansiyelin tamamının fiilen ve her yıl aynı koşullarda kullanılabildiği sonucunu çıkarmamak gerekiyor. Çünkü sulama altyapısının varlığı kadar suyun sürekliliği, tesislerin işletme durumu, yağış koşulları ve bölgesel ihtiyaçlar da belirleyici.

ÇİFTÇİ İÇİN SU YOKSA ÜRÜN PLANI DA DEĞİŞİYOR

Sulama problemi doğrudan üretim kararlarını etkiliyor. Suya güvenemeyen çiftçi daha az su isteyen ürünlere yönelebilir. Bazı üreticiler ekim alanını daraltabilir. Bazıları ise sulama imkânı olmayan arazisini tamamen boş bırakabilir. Bu nedenle su sorununun tarımsal maliyetlerle de doğrudan bağlantısı bulunuyor.

Bir üretici tarlasını sulayabilmek için daha fazla enerji veya alternatif su kaynağı kullanmak zorunda kalırsa üretim maliyeti yükseliyor. Üretim maliyeti yükseldiğinde ise ürünün satış fiyatı ile üreticinin geliri arasındaki denge bozulabiliyor. Sonuçta su sorunu yalnızca çevresel bir mesele olmaktan çıkıp ekonomik bir probleme dönüşüyor.

YERALTI SUYUNA DAHA FAZLA YÜKLENMEK ÇÖZÜM MÜ?

Yüzey sularının yetersiz kaldığı dönemlerde yeraltı su kaynaklarına yönelmek üretici açısından cazip bir seçenek olabilir. Ancak bu yöntemin uzun vadeli planlama olmadan yaygınlaşması yeni sorunlar doğurabilir.

Yeraltı suyunun miktarı sınırsız değil. Yağışların azaldığı ve yüzeysel kaynakların yeterince beslenemediği dönemlerde aşırı kullanım, gelecekte daha büyük su sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle Balıkesir'in su politikalarında yeraltı ve yerüstü kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Su kuyusu açmak kısa vadede bir çözüm sağlayabilir. Ancak uzun vadeli çözüm, su bütçesinin korunması ve tarımsal sulamanın bu bütçeye göre planlanması.

MODERN SULAMA SİSTEMLERİ NEDEN ÖNEMLİ?

Balıkesir'de sulama sorununun çözümünde yalnızca yeni gölet ve baraj yapmak yeterli olmayabilir. Mevcut suyun daha verimli kullanılması da gerekiyor. Damla sulama, yağmurlama ve benzeri modern sistemler, uygun ürün ve arazi koşullarında su kullanımını daha kontrollü hale getirebilir.

DSİ'nin sulama modernizasyonuna yönelik projelerinde de sulama şebekelerinin iyileştirilmesi, su kayıplarının azaltılması, kullanıcı katılımının geliştirilmesi ve tarımsal verimliliğin artırılması hedefleniyor.

Balıkesir açısından da geleceğin sulama politikası yalnızca "daha fazla su" değil, "aynı suyla daha fazla ve daha sürdürülebilir üretim" yaklaşımına dayanmak zorunda.

BALIKESİR'İN HANGİ BÖLGELERİ DAHA FAZLA DİKKAT İSTİYOR?

Mevcut resmi çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde tek bir "en sorunlu bölge" ilan etmek doğru olmaz. Ancak farklı nedenlerle öne çıkan alanlar bulunuyor.

  • Manyas Ovası, geniş sulama alanı, yoğun tarımsal üretimi ve devam eden sulama rehabilitasyonları nedeniyle stratejik öneme sahip. 2026 sezonunda sulama yapılması planlanan alanın büyüklüğü de bunun göstergesi.
  • Altıeylül'deki Pamukçu-Aslıhantepecik Ovası, üç yıl boyunca kuraklık nedeniyle sulama suyu verilememesi nedeniyle doğrudan su erişimi sorununun en dikkat çekici örneklerinden biri. 2026'da yeniden su verilmesi bölge için önemli bir gelişme oldu.
  • Savaştepe, sulama sisteminin yenilenmesine yönelik çalışmalar nedeniyle altyapı açısından izlenmesi gereken bölgeler arasında.
  • Bigadiç ve Susurluk ise Susurluk Havzası içerisindeki sulama sistemleri ve kuraklık yönetimi açısından daha geniş havza planlamasının parçası.

Bunlara ek olarak BASKİ'nin sulama tesislerine yönelik bakım ve temizlik çalışmalarının çok sayıda ilçeye yayılması, sulama altyapısının Balıkesir genelinde sürekli bakım ve yenileme gerektiren geniş bir sistem olduğunu gösteriyor.

SU SORUNU BALIKESİR TARIMININ GELECEĞİNİ BELİRLER Mİ?

Balıkesir'in tarımsal geleceğinde su, önümüzdeki yılların en kritik başlıklarından biri olmaya devam edecek. İklim değişikliği, yağış düzenindeki belirsizlikler ve artan tarımsal üretim ihtiyacı birlikte düşünüldüğünde, su kaynaklarının daha dikkatli yönetilmesi gerekiyor.

2025'in Türkiye genelinde yağışların uzun yıllar ortalamasının altında seyrettiği ve kuraklık riskinin ciddi biçimde hissedildiği bir yıl olduğu DSİ tarafından da vurgulanmıştı.

Balıkesir'de 2026 sezonunda bazı önemli sulama sistemlerinin yeniden devreye alınması olumlu bir gelişme. Ancak bu gelişmelerin kalıcı bir çözüm oluşturması için altyapı yatırımlarının, su tasarrufunun, ürün planlamasının ve havza bazlı su yönetiminin birlikte yürütülmesi gerekiyor.

Çünkü bir çiftçiye bugün su vermek üretimi kurtarabilir. Fakat aynı çiftçinin gelecek beş veya on yıl boyunca suya erişimini güvence altına almak çok daha kapsamlı bir planlama gerektiriyor.

BALIKESİR'DE SUYUN GELECEĞİ TARLANIN GELECEĞİ DEMEK

Balıkesir'de sulama sorunu artık yalnızca yaz aylarında çiftçinin karşılaştığı dönemsel bir mesele olarak görülmemeli. Su, üretim maliyetlerinden ürün tercihine, verimden çiftçinin gelirine kadar tarımın bütün aşamalarını etkiliyor. Üstelik su sorunu derinleştiğinde kırsal nüfusun geleceği de bundan etkileniyor. Bir çiftçi tarlasını sulayamadığında yalnızca o yılın ürününü kaybetmiyor. Üretim planı bozuluyor, gelir beklentisi düşüyor ve gelecek sezon için yatırım yapma gücü azalıyor. Bu nedenle Balıkesir'in su politikası aynı zamanda kırsal kalkınma politikası anlamına geliyor.

Manyas'ta sulama altyapısının geliştirilmesi, Pamukçu-Aslıhantepecik Ovası'na üç yıl aradan sonra su verilmesi, Savaştepe'de sulama sisteminin yenilenmesi ve Bigadiç-Susurluk hattında havza ölçeğinde planlamaların sürdürülmesi önemli adımlar. Ancak asıl başarı, bu çalışmaların kalıcı ve sürdürülebilir bir su yönetimine dönüşmesiyle ölçülecek.

Balıkesir'in hangi bölgesinin daha fazla su sorunu yaşayacağını bugünden kesin biçimde söylemek kolay değil. Çünkü iklim, yağış, baraj dolulukları, yeraltı suyu, ürün deseni ve altyapı koşulları her sezon değişebiliyor. Fakat bir gerçek giderek daha açık hale geliyor: Balıkesir'de geleceğin tarım mücadelesi yalnızca toprağı koruma mücadelesi olmayacak. Aynı zamanda suyu koruma mücadelesi olacak.

Çünkü toprak ne kadar verimli olursa olsun su yoksa üretim yapılamıyor. Baraj ne kadar büyük olursa olsun su doğru yönetilmezse sürdürülebilirlik sağlanamıyor. Sulama kanalı ne kadar uzun olursa olsun sistem verimli çalışmıyorsa çiftçinin tarlasına ulaşan su azalıyor.

Bu nedenle Balıkesir için asıl mesele, "Hangi bölgede su yok?" sorusundan biraz daha büyük.

Asıl soru şu: Balıkesir'in suyu, geleceğin tarımını taşıyacak kadar doğru ve adil yönetilebilecek mi?

Bu sorunun yanıtı, yalnızca çiftçinin değil, kentin tamamının geleceğini belirleyecek.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?