BIST 100
11.231,17 -2,99%
DOLAR
49,6277 0,10%
EURO
55,7443 0,03%
GRAM ALTIN
6.470,03 -1,95%
BITCOIN
81.529,00 -3,64%
FAİZ
39,62 0,33%
GÜMÜŞ GRAM
88,23 -4,54%
GBP/TRY
66,5211 0,09%
EUR/USD
1,1206 -0,23%
BRENT PETROL
107,69 1,08%
ÇEYREK ALTIN
10.578,49 -1,95%
Balıkesir Parçalı Az Bulutlu
Balıkesir hava durumu
22 °

“Türkiye, en kurak Eylül ve Ekim’i yaşadı”

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Balıkesir Şube Başkanı Şenol Özcan, Türkiye’nin en kurak Eylül ve Ekim ayını yaşadığını söyledi. Buğdayın ekilemediğini,  zeytinin dalında kuruduğunu belirten Özcan, “Anadolu’da yağış gecikti, toprak nemlenmeyince çiftçi buğdayı ekemedi. Zeytin dalında kavruldu. Çiftçi zorda” dedi.

“ANADOLU KURAKLIĞIN PENÇESİNDE”

Açıklamasında Anadolu’nun, kuraklığın pençesinde olduğunu, yağışın ya yok ya da çok az olduğunu anlatan Özcan, “Bir yandan barajlarda su kalmazken, diğer yandan yağış bekleyen çiftçi de toprak nemlenmediği için ekim yapamadı. Buğday ekimi gecikti. Ege’de yağışların yetersizliği nedeniyle zeytin gelişemedi, dalında kavruldu. Yağ miktarı düştü. Tüm bunlara çözüm için sulama yatırımlarının artırılması gerekiyor” diye konuştu.

“ÇİFTÇİLERİN BORÇLARI KAPSAM DIŞINDA BIRAKILDI”

Çiftçiye verilen kredilerin faizleri ile mazotun piyasa fiyatlarının üstünde olduğunun da bir başka eleştiri konusu olduğunu belirten Özcan, “Zordaki çiftçi  bir umut son çıkan torba yasa ile borçlarının yapılandırılmasını, ertelenmesini bekliyordu. Ancak hemen hemen bütün vergi, prim borçları ile cezalar yapılandırılırken, çiftçilerin borçları kapsam dışında bırakıldı. Borcunu ödeyemeyen çiftçiye haciz gitmeye başladı. Traktörler, arsalar, tarlalar haczediliyor” dedi.

“ÇİFTÇİ BORÇLANMAK ZORUNDA KALIYOR”

Türkiye en kurak Eylül ve Ekim aylarını yaşadığını, Kasım ayında da yeterli yağış olmadığını aktaran Özcan, “Toprak nem düzeyini yeterince sağlayamayınca, tava gelmeyince ekim de gecikiyor. Ekim yapılsa bile tohum nem olmadığı için gelişemiyor. Bu üretimi de olumsuz etkiliyor. Bir kuraklık var. Meteoroloji verileri de bunu doğruluyor. Çözüm sulama yatırımlarının artırılmasında. Üretimin olabildiğince doğa koşullarına bağımlılığının azaltılması gerekiyor” dedi.

Açıklamasında tarımsal sulamanın bir kültür meselesi olduğunun altını çizen Özcan, sadece baraj, gölet, ana sulama kanalı yapmakla bu sorunun çözülmediğini vurgulayarak, “Suyun tarlanın en uç noktasına kadar götürülmesi, tarla içi sulama faaliyetlerinin yapılması gerekiyor. Üretim koşulları dışında çiftçinin elinde yeterli para da yok. Borçlanmak zorunda kalıyor. Tarım Kredi’ye borçlanıyor. Ancak Tarım Kredi’nin faizleri, mazotu piyasanın çok üstünde. Normal koşullarda piyasanın altında bir fiyata verilmesi gerekirken, verilmiyor” diye konuştu. Tarımsal faaliyetlerin maliyetlerin yüksek olduğuna dikkat çeken Özcan, Diğer sektörlerde kredi ödemelerine daha uzun süre erteleme varken Tarım Kredi 6 aylık erteleme yapıyor. TBMM’den geçen “torba yasa” ile birçok borç ertelendi. ‘Tarım Kredi borçları da yapılandırılacak’ denildi. Maalesef olmadı. Birçok sektörde yatırıma kolaylık sağlanırken çiftçiye bu yapılmadı” diye konuştu.

“ÇÖZÜM ÜRETMEK YERİNE BUĞDAY, ARPA İTHAL EDİLİYOR”

Açıklamasında çiftçinin beklemede olduğunu, yağışları beklediğini anlatan Özcan, buğday ekiminde sıkıntı olduğunu, gecikmenin arttıkça sıkıntının da büyüyeceğini ifade ederek, “Kuraklık var ancak kuraklığa çözüm için izlenen yolda da sorun var. Çözüm üretmek yerine buğday, arpa ithal ediliyor. Eskiden dünyaya kırmızı mercimek satardık şimdi mercimeği bile dışarıdan alır duruma geldik. Şu anda hacizler başladı. Daha da sürecek. Çiftçi kuraklık koşullarında  bir yerden para bulmak zorunda. Aldığı parayı  ödeyemezse traktörü, arsası, tarlası haciz kıskacında. Torba yasada çiftçiler hariç herkese kredi ödeme kolaylığı sağlandı. Çiftçiye sağlanmadı. Bir yandan kuraklık bir yandan da bu uygulamalar var” dedi. Cengiz GÜNER

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?