Zeytinyağında taklide dikkat!

Yayınlanma Tarihi :

Edremit Ticaret Odası Meclis Başkanı Mehmet Semerci, bağışıklık sistemini güçlendirdiği gerekçesiyle koronavirüs döneminde talebin arttığı zeytinyağı için tağşiş uyarısı yaptı. Semerci, “Zeytinyağında en çok kullanılan taklit yöntemleri kanola, aspir, prina rafine yağının karıştırılması. Tüccara 30 lira olan zeytinyağı maliyeti bu yöntemle 10 liraya kadar düşürülüyor” dedi.

Pandemi sürecinde, doğal ürünlere olan talep arttı. Talep artışı beraberinde ürünlerin taklit oranlarını da arttırdı. Zeytinyağının bağışıklık sistemini güçlendirdiği yönünde açıklamalar ile birlikte, yıllardır üreticinin sıkıntısı olan zeytinyağı tağşişini de arttırdığı belirtiliyor. Zeytinyağında en çok kullanılan taklit yöntemleri olarak ise ucuz bitkisel yağların karışımlarının olduğu vurgulanıyor.

Karışım yağlar olarak kanola, aspir, prina rafine yağı kullanılıyor. Bu şekilde, tüccara 30 lira olan yağın maliyeti 10 liraya kadar düşürülüyor. Zeytin üreticisi ve Edremit Ticaret Odası Meclis Başkanı Mehmet Semerci, şu an için alınabilecek en uygun yağın 175 liranın altında olamayacağını açıklarken, üst limitlerin de 250 lira olmasını gerektiği belirtti.

AĞAÇ SAYISI VE TÜKETİM ARTTI

Madra ve Kazdağları´nın belirli bir rakımında, denize bakan yüzünde dünyanın en iyi zeytin ve zeytinyağlarının üretildiğini belirten Ticaret Odası Meclis Başkanı Mehmet Semerci, Türkiye’de zeytinyağı tüketiminin halkın bilinçlenmesiyle önemli bir ivme kazandığını söyledi.

Semerci, “Yıllık kişi başı tüketimde 0,75 litreden bugün 2 litreleri konuşur duruma geldik. Tabi son 20 yılda 100 milyon zeytin ağacı sayımız da 170 milyona çıktı. Bu insanımızın daha önemsediğini gösteriyor. Son 10 yıl içinde de Türkiye’deki genel üretimimiz 70-80 bin tondan 200-250 bin tona kadar çıktı. Bu yıl da rekolte 172 bin ton olarak açıklandı. Bu Türkiye’deki sıvı yağ tüketiminin küçük bir miktarıdır” dedi.

“PANDEMİ İLE FIRSATÇILAR DA ARTTI”

Zeytinyağının son derece sağlıklı olduğunu söyleyen Semerci, pandemi sürecinde zeytin ürünlerinin bağışıklık sistemini güçlendirdiğinin bilim insanları tarafından açıklanmasıyla talebin arttığını kaydetti.

Semerci, “Bu tarz açıklamalardan sonra zeytinyağına talep arttı. Talep artışı, fiyat artışını da getirdi. Fiyat artışı da bu işin sahtekarlarını çıkardı. Şu anda zeytinyağının tağşiş edilmesi her dönemden daha çok yapılıyor. Yani farklı yağlarla karıştırıp, piyasaya sürenler arttı. Burada tüketicilerimizin çok bilinçli olması gerekiyor. Bir kere muhakkak bilinen markalı ürünleri alsınlar. Gıda üretim izni olan ürünleri tercih etsinler. Yöresel butik firmaların, konvansiyonel firmalara göre biraz daha fiyatları yüksek olsa da, daha kaliteli ürünler alırlar. Ama asıl olan, özünde natürel, sızma niteliğinde yağların tercih edilmesi. Daha önce ucuz olması nedeniyle ay çiçek yağı karıştırılıyordu. Artık o da pahalandı. Şu an tağşiş yağlarda kanola, aspir, prina rafine yağı kullanılıyor. Bu şekilde, tüccara 30 lira olan yağın maliyeti 10 liraya kadar düşürülüyor” diye konuştu.

“ZEYTİNYAĞI İÇİN ALT LİMİT 175 LİRA, 250 LİRANIN ÜZERİ AFAKİ”

Zeytinyağının maliyetlerinin ortada olduğunu belirten Semerci, açıklamasına şöyle devam etti: “Tariş dediğimiz Türkiye’nin en büyük zeytinyağı kooperatifi, bu sene zeytinyağı alımı için 28 lira gibi bir fiyat açıkladı. Bu 28 liranın yanında çiftçi, devletten de bir liralık bir destekleme alıyor. Dolayısıyla bir kilogram zeytinyağının 30 lira gibi bu işin ticaretini yapan tüccarlara maliyeti oluyor. Tüccarların 30 liraya aldıkları sızma ve erken hasat yağın, filtresiyle dolumu ile beraber 5 kilogramlık yağın maliyeti 160-165 lirayı buluyor. Vergilerle beraber bunun şu an için 190-200 lira arasındaki fiyat, en normal satılabilecek fiyatıdır. Piyasa da şu an görüyoruz ki; 85 liraya 5 kilogramlık teneke diyor. 125 liraya 5 kilogramlık sızma yağ diyorlar. Yok, kendi yağım, yok bilmem ne yağı.

Neredeyse uzaydan gelme denilebilecek şekilde laflar üretiyorlar. Çok dikkatli olması lazım tüketicimizin. Bu fiyatlara yağ olması mümkün değil. Türkiye’de şu an bu fiyata sızma zeytinyağı satılamaz. Türkiye’de şu an için alınabilecek en makul rakam 175 lira. Daha özellikle denirse de 5 kilogram için 250 liraya kadar çıkabilir. Ama bu da afaki. Bakın bu işin hem üretimini, hem ticaretini yapıyorum. Hiçbir zaman tüketiciyi zeytinyağından uzaklaştıracak rakamlar olmasını istemedik. 750 gramlık şişeye 75 lira gibi fiyatlar gördüm. Beş kilogramlık tenekeye 300 lira gördüm. Bunlar tüketiciyi uzaklaştırır. Çok pahalı da kaliteli anlamına gelmiyor.” (Haber Merkezi)

Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP