DOLAR 31,3677 % 0.42
EURO 34,0595 % 0.51
STERLIN 39,7661 % 0.47
FRANG 35,5200 % 0.53
ALTIN 2.100,98 % 2,34
BITCOIN 1.952.638 0.489
Yayınlanma Tarihi :

AKOB: Ders alınmalı

AKOB: Ders alınmalı

Akademik Odalar tarafından yapılan açıklamada; “Ülkemiz yaşanan bu büyük afetin yaralarını sarmaya çalışırken, olası deprem riskleri göz önüne alınarak, yaşanan depremlerden gerekli dersin alınması ve bilimin ışığında can ve mal güvenliğinin sağlanması konuları tekrar akıllara geldi” denildi.

Balıkesir Akademik Odaları (AKOB) tarafından yapılan ortak açıklamada, deprem felaketinin ardından, yaşanan depremlerden gerekli dersin alınması ve bilimin ışığında can ve mal güvenliğinin sağlanması konusuna dikkat çekildi.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Deprem felaketi ülkemizde bilindiği üzere, Kahramanmaraş başta olmak üzere Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerini kapsayan geniş bir alanda büyük bir yıkıma ve can kayıplarına neden oldu.

Depremlerin ardından dört binden fazla artçı deprem meydana geldi, elli binden fazla yapı hasar gördü ve milyonlarca vatandaşımız bu afetten etkilendi. 10 ilimizin etkilenmiş olduğu 6 Şubat Pazartesi sabahı saat 04:17’de 7.7 büyüklüğünde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli ve saat 13:24’de 7.6 büyüklüğünde Kahramanmaraş Elbistan merkezli iki deprem sonucunda ülkemiz korkunç bir yıkım ve felaket yaşamış bulunuyor.

Bu süreçte Balıkesir Akademik Odalar Birliğindeki odalar olarak, deprem bölgesindeki acil ihtiyaçlara destek olmak üzere vakit kaybetmeden çalışmalara başlandı. Depremin ilk günlerinde başlatılan yardım kampanyaları ile üyelerimizin bağışladığı yardımlar afet bölgesine ivedilikle ulaştırıldı. Ülkemiz yaşanan bu büyük afetin yaralarını sarmaya çalışırken, olası deprem riskleri göz önüne alınarak, yaşanan depremlerden gerekli dersin alınması ve bilimin ışığında can ve mal güvenliğinin sağlanması konuları tekrar akıllara geldi. Vatandaşlar konutlarının ve bulunduğu bölgenin riskli olup olmadığını sorguluyor.

“BALIKESİR’DE YAPI STOKU GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

24 yıl önce gerçekleşen 17 Ağustos Marmara depreminin Balıkesir’de büyük oranda hissedilmiş olduğu ve Balıkesir ilimizin birinci derece deprem bölgesi olduğu gerçeğinden yola çıkarak; sağlıklı kentleşme, nitelikli bir yapılaşma ve yaşanılır gelecek için öncelikle tüm Balıkesir ilindeki yapı stokunun gözden geçirilerek yapı envanterinin çıkarılması ve mevcut yapıların durum tespitleri ile analizlerinin yapılması, deprem risk ve fay haritaları ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin hazırlanması, imar planlarının revize edilmesi ve riske dayalı afet yönetim planlarının hazırlanması yani hasarların önceden alınan tedbirlerle en aza indirilmesi sürecinde sakınım planlamasını gerekli kılmaktadır.

Ancak ilk önce yapılması gereken İmar Affı/İmar Barışı sürecinde iskan belgesi/yapı kayıt belgesi alan yapıların öncelikle belirlenmesidir. Bu bağlamda; Balıkesir’in mevcut yapı stokuna dair veri olmaması, Deprem Yönetmeliğine göre riskli yapıların öncelikle belirlenmesi. İmar planlarına uygun olmayan yapılaşma, Acil durum eylem planları ve Afet Toplanma Alanlarına ilişkin halkın yeterince bilgilendirilmemesi, Balıkesir genelinde deprem riskli alanlar için herhangi bir çalışma yapılmaması gibi etkenler Balıkesir için var olan deprem tehdidinin boyutunu arttırmaktadır.

Bu yaşadığımız süreçte kıyı alanları, sulak alanlar, tarım alanları, zeytinlik alanları parsel parsel imar planı değişikleri ile hızla yapılaşmaya açılmakta doğal sit alanlarımızın nitelikleri Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile değiştirilmektedir.

“İMAR PLANI DEĞİŞİKLİKLERİNDEN VAZGEÇİLMELİ”

Bilim ve teknik dışı yönetmelik ve imar planı değişikliklerinde ve uygulamalarda ısrar edilmekten artık vazgeçilmelidir. Balıkesir’de deprem riski göz önüne alarak, deprem yönetmeliklerine aykırı tüm yapıların ivedilikle belirlenmesi ve yapı stokunun oluşturulması, belirlenen bu yapıların riskli olanların güçlendirme veya yıkım faaliyetlerine başlanması, kentsel dönüşüm konusunda eksiklerin bir an önce tamamlanarak hayata geçirilmesi, Balıkesir’in kimliğini oluşturan kültürel ve tarihi yapılarının, hastane, sağlık kuruluşları, okul, kamu binaları olası bir depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi, sakınım planlaması yapılması ve riske dayalı afet yönetim planının oluşturulması, 6306 sayılı afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanun kapsamında çalışmaların ivedilikle tamamlanması, Deprem toplanma alanlarının, yeşil alanların imara açılmaması, taslak aşamasında olan Büyükşehir Belediyesi İmar yönetmeliğinde zemin etütlerinin nasıl ve hangi yöntemler ile yapılması gerektiği konulmalıdır.

Bugüne kadar Planlı Alanlar İmar yönetmeliği mevzuatına göre yapılmıştı. Yeni imar yönetmenliğinde Jeofizik Mühendislerinin yaptığı sismik çalışmalar sonucunda belirlediği zemin sıvılaşması olan zeminlerde zemin iyileştirmesi çalışmalarının zorunlu hale getirilmesi, Depremlerin odak mekanizma çözümlerini yapan Jeofizik Mühendisliği bilim dalı olan Sismolojiden (Deprem biliminden) yararlanılarak, bölgemiz ve civarındaki aktif faylara sismometre ve ivme ölçerler yerleştirilerek  bölgedeki depremler izlenmelidir. Günümüz teknolojisi ile büyük magnetütlü depremlerden önce  küçük magnetütlü depremler izlenerek erken uyarılar yapılabilmektedir. Hastanelerin şehir merkezinde, sağlık kuruluşlarının, kolaylıkla ulaşılabilecek yerde ve mutlaka deprem yönetmeliğine uygun yapılması, mevcut olanların gözden geçirilmesi, Telekominikasyon altyapısının, alternatif şehir şebeke suyu ve elektrik hatlarının önceden planlanması, Rant odaklı, bilim ve akıl  dışı karar ve uygulamalara bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Balıkesir Akademik Odalar Birliği olarak tüm kamu kurum ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte her türlü katkı, destek ve işbirliğine hazır olduğumuzu, kamuoyunun bilgisine sunarız.” Cengiz GÜNER

Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP