
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, son günlerde bazı medya organları ve sosyal medya platformlarında gündeme gelen atama ve huzur hakkı iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Belediyeden yapılan açıklamada, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıların gerçeği yansıtmadığı belirtilerek iddiaların “asılsız ve manipülatif” olduğu ifade edildi.
“Tüm İşlemler Mevzuata Uygun”
Belediye tarafından yapılan açıklamada, tüm idari işlemlerin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütüldüğü vurgulandı. Açıklamada, atamaların hukuk devleti ilkesi, kamu yararı ve liyakat esas alınarak gerçekleştirildiği belirtilerek kurumun itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı savunuldu.
Hülya Cebeci Açıklaması
Kamuoyunda gündeme gelen isimlerden Hülya Cebeci hakkında da açıklama yapan belediye yetkilileri, Cebeci’nin yaklaşık 40 yıllık devlet tecrübesine sahip olduğunu belirtti. Açıklamada, iddia edildiği gibi “istisnai kadrodan memur yapıldığı” yönündeki haberlerin doğru olmadığı ve belediyede özel kalem müdürlüğü görevinde bulunmadığı kaydedildi.
Deniz Cebeci İçin “Liyakat” Vurgusu
Deniz Cebeci’nin özel kalem müdürlüğü görevi için gerekli eğitim ve deneyime sahip olduğu ifade edilen açıklamada, görevlendirmenin mevzuata uygun şekilde yapıldığı ve sürecin ilgili bakanlığın onayına sunulduğu bildirildi.
Aslı Aynaoğlu ve Ali Haydar Hakverdi Hakkında Açıklama
Açıklamada adı geçen Aslı Aynaoğlu’nun uzun yıllar kaymakam ve vali yardımcısı olarak görev yaptığı belirtilirken, belediyede Genel Sekreter Yardımcısı olarak hizmet verdiği ifade edildi.
Ali Haydar Hakverdi hakkında ortaya atılan “başkan danışmanı” iddialarına da değinilen açıklamada, Hakverdi’nin belediyede hiçbir dönemde bu görevde bulunmadığı belirtildi.
Huzur Hakkı İddiaları Yalanlandı
Belediye, huzur hakkı ödemeleriyle ilgili iddiaların da gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Mevzuata göre bir yönetim kurulu üyesinin yalnızca bir iştirak üzerinden huzur hakkı alabildiği ve ödemelerin yasal sınırlar içinde olduğu ifade edildi.
“Hukuki Süreç Başlatılacak”
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kamuoyunu yanıltıcı yayınlara karşı hukuki süreç başlatılacağını duyurdu. Açıklamada, basın özgürlüğünün “iftira ve manipülasyon özgürlüğü” olmadığı belirtilerek, resmi açıklamalar dışındaki maksatlı yayınlara itibar edilmemesi çağrısında bulunuldu.

