
Balıkesir’de son yıllarda giderek artan kaldırım işgalleri, kent yaşamının en temel sorunlarından biri haline geldi. Özellikle şehir merkezinde, ana caddelerde ve mahalle aralarında kaldırımların yayalar yerine araçlar, işletmeler ve çeşitli engeller tarafından kullanılması, vatandaşların günlük hayatını zorlaştırıyor. “Kaldırımlar yayalarındır” ilkesinin kâğıt üzerinde kaldığını savunan Balıkesirliler, yetkililerden kalıcı ve caydırıcı çözümler bekliyor.
Yayalar Yola İniyor, Tehlike Artıyor
Karesi ve Altıeylül başta olmak üzere Balıkesir’in birçok noktasında kaldırımlar; park edilen araçlar, motosikletler, masa-sandalyeler, reklam panoları ve inşaat malzemeleriyle işgal ediliyor. Bu durum, özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve engelli bireyler için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Kaldırımda yürüyemeyen vatandaşlar mecburen araç yoluna iniyor; bu da trafik kazası riskini artırıyor.
Görme engelliler için yapılan hissedilebilir yüzeylerin dahi araçlar ya da işletme ekipmanlarıyla kapatılması, erişilebilir kent hedefiyle çelişen bir tabloyu ortaya koyuyor. Vatandaşlar, “Kaldırım var ama kullanamıyoruz” diyerek duruma tepki gösteriyor.
İşletmelerin Genişleme Yarışı
Kaldırım işgallerinin önemli bir kısmı, özellikle kafe ve restoranların masa-sandalye yerleştirmelerinden kaynaklanıyor. Kimi işletmeler, yaya geçişini tamamen kapatacak şekilde kaldırıma yayılarak adeta özel alan oluşturuyor. Bu durum hem yayaların geçişini engelliyor hem de kamusal alanın özel kullanıma dönüşmesine yol açıyor.
Esnafın ekonomik kaygıları anlaşılır bulunmakla birlikte, vatandaşlar denge çağrısı yapıyor: “Kazanç sağlanırken kamusal alan gasp edilmemeli.” Kent estetiği ve yaya güvenliği açısından standartların net çizilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Araç Parkları Kaldırımlara Taştı
Balıkesir’de artan araç sayısı ve yetersiz otopark alanları, kaldırım işgallerini tetikleyen bir diğer etken. Özellikle dar sokaklarda sürücüler, kaldırımları park alanı gibi kullanıyor. Kaldırım kenarlarına çıkan araçlar, yayalar için bırakılan alanı tamamen ortadan kaldırıyor.
Bu durum, “park yasağı” levhalarına rağmen devam ederken, denetim eksikliği en çok eleştirilen konular arasında yer alıyor. Vatandaşlar, cezaların caydırıcı olmadığını ve uygulamada süreklilik sağlanamadığını dile getiriyor.
Uzmanlara göre çözüm; yalnızca ceza kesmek değil, aynı zamanda kent planlamasında yayayı merkeze alan bir anlayışın benimsenmesiyle mümkün. Otopark ihtiyacının karşılanması, işletmeler için net sınırların çizilmesi ve erişilebilirlik standartlarının tavizsiz uygulanması gerekiyor.
Engelli ve Aileler En Çok Etkilenen Kesim
Kaldırım işgallerinden en fazla etkilenen grupların başında engelli bireyler ve çocuklu aileler geliyor. Bebek arabasıyla ilerlemeye çalışan anneler, kaldırımdaki engeller nedeniyle büyük zorluk yaşıyor. Tekerlekli sandalye kullanıcıları ise çoğu noktada tamamen çaresiz kalıyor.
Sivil toplum kuruluşları, kaldırımların işgal edilmesinin yalnızca bir “düzen” sorunu değil, aynı zamanda bir “hak ihlali” olduğunu vurguluyor. Yayaların güvenli ve kesintisiz ulaşım hakkının korunması gerektiği belirtiliyor.
Çözüm Önerileri Masada
Balıkesir için dile getirilen çözüm önerileri arasında şunlar öne çıkıyor:
Kaldırım işgallerine karşı sürekli ve caydırıcı denetimler
İşletmeler için standart ve sınırlı kullanım alanları
Otopark sorununu azaltacak yeni park alanları
Engelli erişimine uygun kesintisiz yaya yolları
Vatandaş şikâyetlerinin hızlı değerlendirileceği etkin bildirim sistemleri
Kaldırımlar Kimin?
Balıkesir’de artan kaldırım işgalleri, kentte yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir sorun olarak öne çıkıyor. Vatandaşlar, “Kaldırımlar yayalarındır” ilkesinin sahada da uygulanmasını istiyor. Yetkililerin atacağı adımlar, Balıkesir’in daha güvenli, erişilebilir ve yaşanabilir bir şehir olup olmayacağını belirleyecek.
Kentte yaşayan herkesin ortak beklentisi ise net: Kaldırımların yeniden yayalara ait olduğu bir Balıkesir.


Özellikle esnafin isgal ettiği Bu kaldırım isgallerine bi çözüm bulun artık…