BIST 100
14.641,56 0,45%
DOLAR
48,2387 0,23%
EURO
55,8944 -0,46%
GRAM ALTIN
6.908,74 -3,01%
BITCOIN
78.149,00 0,02%
FAİZ
40,10 -0,10%
GÜMÜŞ GRAM
102,97 -4,01%
GBP/TRY
65,3698 -0,25%
EUR/USD
1,1585 -0,58%
BRENT PETROL
88,03 -0,40%
ÇEYREK ALTIN
11.295,79 -3,01%
Balıkesir Kapalı
Balıkesir hava durumu
25 °
  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
  • Balıkesir’de Köyden Mahalleye Dönüşümün 10 Yıllık Bilançosu

Balıkesir’de Köyden Mahalleye Dönüşümün 10 Yıllık Bilançosu

Balıkesir'de Köyden Mahalleye Dönüşümün 10 Yıllık Bilançosu

Balıkesir’de köyden mahalleye dönüşümün üzerinden yaklaşık 10 yıl geçti. 6360 sayılı Kanun ile başlayan yeni dönem, 30 Mart 2014 yerel seçimleriyle birlikte uygulamaya girdi. Balıkesir Belediyesi büyükşehir belediyesine dönüşürken il genelindeki belediye yapılanması da yeniden şekillendi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi de 30 Mart 2014 seçimleriyle birlikte fiilen faaliyetlerine başladı.

Bu değişimin vatandaş açısından en görünür tarafı ise köy tabelalarının değişmesi oldu. Daha önce köy olarak bilinen yerleşimler mahalle statüsüne geçti. Belde belediyeleri de aynı dönüşümün içerisinde yer aldı. Böylece geçmişte köy muhtarlığı ve köy tüzel kişiliği üzerinden yürüyen yerel yönetim anlayışının yerini, ilçe ve büyükşehir belediyelerinin daha geniş sorumluluk alanına dayanan bir sistem aldı.

Fakat tabelanın değişmesi, köydeki hayatın bir gecede değişmesi anlamına gelmedi.

Tarlalar aynı yerde kaldı. Zeytinlikler üretmeye devam etti. Hayvancılık yapan aileler yine ahırlarına gitti. Çiftçi yine traktörüne binip tarlasının yolunu kullandı. Bayramlarda aynı evlerde aynı sofralar kuruldu. Komşuluk ilişkileri devam etti.

Ancak bütün bunların üzerinde artık farklı bir idari yapı vardı.

İşte Balıkesir’de köyden mahalleye dönüşümün 10 yıllık bilançosu tam olarak bu iki gerçek arasındaki farkta ortaya çıkıyor: İdari yapı değişti, fakat kırsal hayatın ihtiyaçları değişmedi.

BÜYÜKŞEHİR YASASIYLA BALIKESİR’İN SINIRLARI GENİŞLEDİ

6360 sayılı Kanun, Balıkesir açısından yalnızca köylerin mahalleye dönüşmesi anlamına gelmedi. Büyükşehir belediyesinin hizmet alanı il mülki sınırlarıyla bütünleşti ve Balıkesir’in tamamını kapsayan yeni bir belediye yönetimi ortaya çıktı.

Bugün Balıkesir Büyükşehir Belediyesi 20 ilçede hizmet veriyor ve yaklaşık 14 bin 272 kilometrekarelik geniş bir coğrafyada sorumluluk taşıyor.

Bu büyüklük, büyükşehir modelinin Balıkesir’de neden diğer bazı kentlerden farklı değerlendirilmesi gerektiğini de gösteriyor.

Çünkü Balıkesir yalnızca kent merkezinden oluşmuyor. Bir tarafta yoğun nüfuslu merkez ilçeler, diğer tarafta tarım ve hayvancılığın ağırlık kazandığı kırsal yerleşimler bulunuyor. Sahil ilçelerinde turizm ön plana çıkarken iç kesimlerde tarımsal üretim, hayvancılık ve kırsal ekonomi belirleyici oluyor.

Dolayısıyla 10 yıllık bilanço hazırlanırken “Balıkesir kazandı” veya “Balıkesir kaybetti” şeklinde tek cümlelik bir değerlendirme yapmak mümkün değil.

Çünkü aynı dönüşüm farklı bölgelerde farklı sonuçlar ortaya çıkardı.

KÖY TÜZEL KİŞİLİĞİ ORTADAN KALKTI

Dönüşümün en önemli sonuçlarından biri köy tüzel kişiliğinin kaldırılması oldu. Bu durum, köylerin kendi adına karar alabilme ve yerel kaynaklarını yönetebilme biçiminde önemli bir değişiklik yarattı. Köy muhtarlığı varlığını sürdürse de artık eski köy tüzel kişiliğinin sahip olduğu yapı ortadan kalkmıştı.

Bu değişiklik kırsal kesimde uzun süre tartışıldı. Çünkü köy kavramı yalnızca idari bir tanım değildi. Köy; ortak kullanım alanları, mera, tarım arazileri, geleneksel dayanışma, imece kültürü ve yerel karar alma mekanizmalarıyla birlikte bir yaşam biçimini ifade ediyordu.

Mahalle statüsü ise daha çok şehir ve ilçe yönetim sistemi içerisinde tanımlanan bir idari yapıydı. Aradan geçen 10 yıl, bu iki kavram arasındaki farkı daha görünür hâle getirdi.

Bugün birçok vatandaş resmî olarak “mahalle sakini” olsa da günlük konuşmasında hâlâ “köy” kelimesini kullanıyor. Bu durum aslında dönüşümün sosyolojik boyutunu da ortaya koyuyor.

HİZMET AĞI GENİŞLEDİ, FAKAT MESAFE SORUNU ORTADAN KALKMADI

Büyükşehir modelinin en önemli kazanımlarından biri, kırsal yerleşimlerin daha geniş bir belediye hizmet sistemi içerisinde değerlendirilmesi oldu.

Yol, ulaşım, altyapı, temizlik, çevre düzenlemesi, sosyal hizmetler ve kırsal kalkınma gibi başlıklar büyükşehir ölçeğinde ele alınmaya başladı. Ancak Balıkesir’in geniş coğrafyası önemli bir soruyu beraberinde getirdi: Hizmetin merkezi büyürken vatandaş hizmete gerçekten yaklaştı mı?

Kent merkezinde yaşayan bir vatandaş ile merkeze çok uzak bir kırsal mahallede yaşayan vatandaşın belediyeye ilişkin beklentisi aynı değil.

Bir yol arızasının giderilmesi, altyapı sorununun çözülmesi veya ulaşım hizmetinin düzenlenmesi kent merkezinde daha kısa sürede gerçekleşebilirken, coğrafi olarak uzak bir mahallede aynı hizmet için daha fazla zaman ve kaynak gerekebiliyor.

Bu nedenle 10 yıllık bilanço içerisinde en önemli başlıklardan biri, büyükşehir modelinin hizmet kapasitesini artırırken hizmete erişim meselesini tamamen çözüp çözemediği.

TARIMDA DEĞİŞEN STATÜ, DEĞİŞMEYEN SORUNLAR

Balıkesir’de köyden mahalleye dönüşümün en önemli sınavlarından biri tarım oldu. Çünkü kırsal mahallelerin büyük bölümü yalnızca insanların yaşadığı yerleşimler değil, aynı zamanda üretim merkezleri.

Zeytinlikler, tarlalar, hayvancılık işletmeleri ve meralar Balıkesir kırsal ekonomisinin temel unsurları arasında bulunuyor. Ancak tarımın sorunları yalnızca idari statü değişikliğiyle çözülebilecek nitelikte değil.

Çiftçinin gübre, yem, mazot, elektrik, sulama ve işçilik maliyetleri gibi sorunları devam ediyor. Ürünün tarladan pazara ulaşması, aracılar, satış fiyatları ve üreticinin elde ettiği gelir de tarımın geleceğini belirleyen unsurlar arasında.

Bu nedenle “köy mahalle oldu, tarım zarar gördü” demek kadar “mahalle statüsü tarımı geliştirdi” demek de tek başına yeterli değil. Asıl mesele, değişen idari yapının üreticinin günlük hayatını kolaylaştıracak hizmetleri ne ölçüde sağlayabildiği.

Özellikle tarla yolları bu noktada önemli. Çiftçinin üretim alanına ulaşması, ürününü taşıması ve tarım araçlarını kullanabilmesi için kırsal yol altyapısı doğrudan ekonomik değer taşıyor. Dolayısıyla bir kırsal yolun iyileştirilmesi yalnızca ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda tarımsal üretim maliyetlerinin azaltılmasına yönelik dolaylı bir katkı olarak da görülebilir.

KIRSAL NÜFUSUN YAŞLANMASI BİLANÇONUN EN SESSİZ MADDESİ

Balıkesir’de köyden mahalleye dönüşümün 10 yıllık bilançosunda belki de en az görünen, ancak geleceği en fazla ilgilendiren konu nüfus yapısı. Kırsal mahallelerin önemli bir bölümünde genç nüfusun eğitim ve iş olanakları nedeniyle ilçe ve il merkezlerine yönelmesi, köylerin sosyal yapısını değiştiriyor.

Bir yerleşimin nüfusu azaldığında yalnızca insan sayısı düşmüyor. Okulun geleceği tartışılıyor. Küçük esnafın müşteri sayısı azalıyor. Tarımsal üretimde iş gücü bulmak zorlaşıyor. Geleneksel üretim bilgisi genç kuşaklara daha az aktarılıyor. En önemlisi ise köyün geleceğini belirleyecek insan sayısı azalıyor.

Bu nedenle Balıkesir’in kırsal geleceği açısından asıl soru, köylerin mahalle olup olmadığı değil; gençlerin mahalle olarak tanımlanan bu kırsal yerleşimlerde yaşamaya devam edip etmeyeceği.

KÖY KÜLTÜRÜ TABELAYLA YOK OLMADI

İdari statü değişti ama köy kültürü tamamen ortadan kalkmadı. Balıkesir’in birçok kırsal mahallesinde komşuluk ilişkileri, imece anlayışı, bayram gelenekleri, düğünler, yerel yemekler ve tarımsal üretim alışkanlıkları hâlâ yaşamaya devam ediyor. Ancak kültürün kendiliğinden sonsuza kadar devam edeceğini düşünmek de mümkün değil.

Genç nüfusun azalması, şehir merkezlerine göç, yeni konutlaşma biçimleri ve kırsal ekonominin değişmesi, sosyal dokuyu yavaş yavaş dönüştürüyor. Bu nedenle köyden mahalleye dönüşümün kültürel bilançosu henüz tamamlanmış değil.

Bugün hâlâ köy olarak yaşayan mahallelerin 10 yıl sonra nasıl bir sosyal yapıya sahip olacağını belirleyecek olan, yalnızca belediye kararları değil, ekonomik koşullar ve nüfus hareketleri olacak.

İMAR KONUSU DÖNÜŞÜMÜN EN KRİTİK BAŞLIKLARINDAN BİRİ

Köylerin mahalleye dönüşmesiyle birlikte kırsal yerleşimlerde imar konusu da daha fazla önem kazandı. Özellikle kent merkezine, sahil bölgelerine veya ulaşım akslarına yakın kırsal alanlarda arazi ve konut talebi arttıkça tarım alanlarının korunması konusu gündeme geliyor.

Bir tarlanın konut alanına dönüşmesi yalnızca bir mülkiyet meselesi değil. Aynı zamanda bölgenin üretim kapasitesiyle ilgili.

Balıkesir gibi tarımsal üretimi güçlü bir kentte tarım arazilerinin korunması, kırsal planlamanın en önemli unsurlarından biri olmalı. Çünkü kırsal mahallelerin gelişmesi ile tarım topraklarının korunması birbirine rakip hedefler olmak zorunda değil.

Doğru planlama yapıldığında hem yaşam alanları geliştirilebilir hem de üretim alanları korunabilir.

2020’DE GELEN “KIRSAL MAHALLE” DÜZENLEMESİ YENİ BİR SAYFA AÇTI

Köylerin mahalleye dönüşmesinden yıllar sonra mevzuatta önemli bir değişiklik daha yapıldı.

2020 yılında yürürlüğe giren 7254 sayılı düzenlemeyle, büyükşehir sınırları içerisinde köy veya belde belediyesi iken mahalleye dönüşen ve kırsal niteliğini sürdüren yerleşimlerin “kırsal mahalle” veya belirli alanların “kırsal yerleşik alan” olarak belirlenmesinin önü açıldı. Değerlendirmede sosyoekonomik yapı, şehir merkezine uzaklık, belediye hizmetlerine erişim ve mevcut yapılaşma gibi unsurlar dikkate alınıyor.

Bu düzenleme, köyden mahalleye dönüşümün yarattığı bazı sorunlara yeni bir hukuki çerçeve getirdi.

Kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan olarak belirlenen bölgelerde belirli vergi, harç, katılım payı ve su tarifelerinde indirim ve muafiyetler öngörüldü. Konutlarda içme ve kullanma suyu ücretinin belirli sınırları aşmaması da düzenlemeler arasında yer aldı.

Bu açıdan bakıldığında dönüşümün 10 yıllık hikâyesi yalnızca 2014’te başlayıp biten bir süreç değil. Tam tersine, 2014’te başlayan idari dönüşüm sonraki yıllarda yeni düzenlemelerle yeniden şekillendi.

BALIKESİR’DE MAHALLE SAYISI DA DÖNÜŞÜMÜN BOYUTUNU GÖSTERİYOR

Balıkesir’de dönüşümün boyutunu anlamak için yalnızca nüfus rakamlarına bakmak yeterli değil. Mahalle ölçeğindeki genişleme de dikkat çekici.

Balıkesir Valiliği verilerinde 20 ilçede 1.135 mahalle muhtarı ile iletişim yürütüldüğü belirtiliyor. Bu rakam, Balıkesir’in ne kadar parçalı ve geniş bir yerleşim ağına sahip olduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla 10 yıllık bilançoda en büyük zorluklardan biri de bu kadar geniş bir yerleşim ağında hizmet standardını koruyabilmek.

BÜYÜKŞEHİRİN KAZANDIRDIĞI EN ÖNEMLİ ŞEY: KOORDİNASYON

Büyükşehir modelinin olumlu taraflarından biri, farklı ilçelerdeki hizmetlerin daha geniş bir planlama anlayışıyla ele alınabilmesi.

Ulaşım, altyapı, imar, çevre ve kırsal hizmetler gibi konularda il genelini ilgilendiren kararların daha bütüncül biçimde planlanabilmesi önemli bir avantaj.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi de bugün il genelindeki imar ve şehircilik çalışmalarının 20 ilçeyi kapsadığını, Kırsal Hizmetler Dairesi ile diğer ilgili birimlerin koordinasyon içinde çalıştığını belirtiyor. Ancak koordinasyonun güçlü olması ile vatandaşın hizmeti hissetmesi aynı şey değil.

Büyükşehir yönetiminin başarısı, merkezi planlamanın mahalledeki gerçek ihtiyaca dönüşüp dönüşmediğiyle ölçülüyor.

KAYBEDİLEN EN ÖNEMLİ ŞEY: ESKİ YEREL KARAR ALMA BİÇİMİ

Dönüşümün kaybettirdiği unsurlar arasında ise köy tüzel kişiliğiyle birlikte gelen eski yerel karar alma mekanizması öne çıkıyor.

Eskiden köyün kendi içerisinde çözülen bazı meseleler artık daha geniş bir belediye bürokrasisinin parçası hâline geldi. Bu durum bazı vatandaşlar açısından daha düzenli bir hizmet sistemi anlamına gelirken, bazıları için karar alma süreçlerinin yerelden uzaklaşması olarak değerlendirildi.

Burada 10 yıllık bilanço açısından önemli olan, eski sistemin tamamen iyi, yeni sistemin tamamen kötü olduğu şeklinde bir yaklaşım geliştirmek değil. Asıl mesele, yerel ihtiyaçların karar alma süreçlerine ne kadar yansıtılabildiği.

Bugün muhtarların rolünün ve vatandaşla belediye arasındaki iletişimin önemi tam da burada ortaya çıkıyor.

ON YILIN SONUNDA ASIL SORU: KÖYLER GELİŞTİ Mİ?

Balıkesir’de köyden mahalleye dönüşümün 10 yıllık bilançosunu hazırlarken belki de en zor soru bu.

Köyler daha mı iyi durumda?

Bu sorunun da tek bir cevabı yok. Bazı mahallelerde altyapı gelişti, yollar iyileşti, ulaşım olanakları arttı ve belediye hizmetleri çeşitlendi. Bazı bölgelerde ise vatandaş hâlâ yol, su, ulaşım, kanalizasyon, internet, sağlık ve ekonomik faaliyetlerin yetersizliğinden yakınıyor.

Üstelik kırsalın sorunu yalnızca belediye hizmetleri değil.

Tarımın ekonomik geleceği, gençlerin göçü ve nüfusun yaşlanması gibi konular çözülmeden yalnızca altyapı yatırımlarıyla kırsal yaşamın sürdürülebilir hâle gelmesi mümkün değil. Bu nedenle 10 yıllık bilanço, tamamlanmış bir hesap değil. Aksine önümüzdeki 10 yılın hangi politikalarla şekilleneceğini gösteren bir ara rapor niteliğinde.

GELECEĞİN KIRSAL MAHALLESİ NASIL OLACAK?

Balıkesir’in önündeki en önemli meselelerden biri, kırsal mahalleleri yalnızca “şehir dışında kalan yerleşimler” olarak görmemek. Kırsal mahalleler tarımın, hayvancılığın, doğal kaynakların ve yerel kültürün taşıyıcıları. Buralarda yaşayan insanların yalnızca yol ve suya değil, ekonomik fırsatlara da ihtiyacı var.

Gençlerin tarım teknolojilerine ulaşabilmesi, üreticinin ürününü doğrudan pazarlayabilmesi, kooperatiflerin güçlenmesi, kırsal turizmin kontrollü biçimde geliştirilmesi ve yerel ürünlerin markalaşması bu bölgelerin geleceğini değiştirebilir.

Aksi hâlde köy tabelasının mahalle tabelasına dönüşmesiyle başlayan idari değişim, zaman içinde kırsal nüfusun da azalmasıyla sonuçlanabilir.

Asıl hedef ise bunun tam tersi olmalı. Mahalle statüsündeki kırsal yerleşimler daha iyi hizmet almalı, fakat üretim ve sosyal kimliklerini kaybetmemeli.

10 YILLIK BİLANÇONUN ÖZETİ

Balıkesir’de köyden mahalleye dönüşümün ilk 10 yılına bakıldığında ortaya ne tamamen olumlu ne de tamamen olumsuz bir tablo çıkıyor.

Kazandırdıkları var: Daha geniş bir belediye hizmet ağı, il genelinde koordinasyon, kırsal alanlara yönelik yatırımlar, altyapı ve ulaşım konusunda daha büyük ölçekli planlama imkânı.

Kaybettirdikleri var: Köy tüzel kişiliği, eski yerel karar alma biçimleri ve bazı bölgelerde vatandaşın kendisini yönetime daha uzak hissetmesi.

Çözülemeyen sorunları var: Genç nüfusun kırsaldan uzaklaşması, tarımsal üretimin maliyetleri, tarım arazilerinin korunması, hizmete erişim ve kırsal ekonominin sürdürülebilirliği.

Sonradan geliştirilen çözümler var: 2020 sonrasında getirilen kırsal mahalle ve kırsal yerleşik alan düzenlemeleriyle kırsal niteliğini sürdüren yerleşimlere yönelik yeni bir hukuki çerçeve oluşturuldu.

Dolayısıyla Balıkesir’de köyden mahalleye dönüşümün 10 yıllık bilançosu aslında tek bir rakama sığmıyor. Bu dönüşüm, kentin yönetim biçimini değiştirdi. Fakat kırsalın geleceğine ilişkin temel soruları ortadan kaldırmadı.

TABELA DEĞİŞTİ, ASIL HESAP ŞİMDİ BAŞLIYOR

Balıkesir’de köyden mahalleye dönüşümün üzerinden 10 yıl geçerken artık tartışılması gereken konu, köylerin mahalle yapılmasının doğru veya yanlış olup olmadığı değil.

Asıl soru şu: Mahalleye dönüşen bu yerleşimler önümüzdeki 10 yılda nasıl yaşayacak?

Eğer kırsal mahallelerde tarım devam edecek, genç nüfus bölgede tutulacak, altyapı güçlenecek, ulaşım kolaylaşacak ve yerel kültür korunacaksa 2014’te başlayan dönüşüm yeni bir kırsal kalkınma döneminin başlangıcı olabilir.

Ancak gençlerin kırsaldan uzaklaşması hızlanır, tarım arazileri yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalır ve hizmetler merkez ile uzak mahalleler arasında eşit biçimde hissedilmezse, idari dönüşümün ekonomik ve sosyal karşılığı daha fazla tartışılacaktır.

Balıkesir’in 10 yıllık bilançosu bu nedenle bir sonuca değil, yeni bir soruya işaret ediyor:

Köyleri mahalle yaptık; peki mahalleleri yaşanabilir, üretken ve geleceği olan kırsal merkezlere dönüştürebildik mi?

Önümüzdeki yıllarda verilecek cevap, yalnızca belediyeciliğin değil, Balıkesir’in tarımının, kırsal ekonomisinin ve yerel kültürünün geleceğini de belirleyecek.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?