BIST 100
13.845,61 0,74%
DOLAR
46,2649 0,14%
EURO
53,5709 0,03%
GRAM ALTIN
6.234,63 -0,36%
FAİZ
42,72 -1,84%
GÜMÜŞ GRAM
98,75 -1,33%
BITCOIN
63.368,00 0,04%
GBP/TRY
62,0598 0,08%
EUR/USD
1,1574 -0,03%
BRENT
89,68 -0,77%
ÇEYREK ALTIN
10.193,62 -0,36%
Balıkesir Parçalı Az Bulutlu
Balıkesir hava durumu
29 °

İYİ Parti’den Danıştay kararlarına tepki!..

İYİ Parti İl yöneticileri, Danıştay’ın açıkladığı Andımızın okullarda okutulmasıyla ilgili kararın kaldırılması ve Devlet Madalyalarına konulan Atatürk kabartmasının  kaldırılmasını eleştirdi.

İYİ Parti İl Başkanlığından yapılan açıklamada; Danıştay’ın Andımız ve Devlet madalyalarındaki Atatürk kabartmalarının kaldırılmasıyla ilgili kararlarına tepki gösterildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Danıştay 8. Dairesi’nin 2018 yılındaki Andımızın okutulması yönündeki kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından iptal edildi. Andımızın kaldırılması yönünde Danıştay'a açılan davalarda, daha önce Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Müşavirliği, ‘Öğrenci Andı'nın önemine ve gereğine dikkat çekmişti. Milli Eğitim Bakanlığı savunmalarında 2013’ e kadar Andımızın gerekli olduğunu savunurken sonrasında kaldırılması gerektiğini savundu, Andımızın kaldırılması yönünde görüş bildirdi ve çağdışı olduğunu ifade ettiler. Bakanlığın bugüne kadar savunduklarının tam tersi yönünde görüş bildirmesi hepimizi şaşırtmıştı.

Bu karar sonrası okullarda artık andımız okunmayacak. Milli Eğitim Bakanlığı sırasında ilkokuldan başlayarak öğrencilere Atatürk ilkelerine bağlılık ruhu aşılamayı hedefleyen Reşit Galip Bey, Cumhuriyet 10. yılını doldururken 23 Nisan 1933 sabahı çocuklarına kendi yazdığı Andı okutmuş ve o gün Çocuk Haftası’nın açılış konuşmasında da bu metni tekrar etmiştir. Bu konuşmanın ardından Bakanlıkça yayımlanan bir genelge ile Cumhuriyet'in 10. yılından, 1933’ten başlayarak okullarda bu ant sürekli hep bir ağızdan okutulmuştur. 1933'ten beri, 80 yıldır ta ki 2013’e kadar.

Türküm, doğruyum, çalışkanım, çocuklarımız, milletimizin en değerli varlığıdır. Ülkemizin geleceğidir. Milletimizin, devletimizin ebediyetinin teminatıdır. Andımız ile büyümüş, Türkiye Cumhuriyeti evlatlarıyız. Çocuklarımızın da 21. Yüzyılda laik Türkiye Cumhuriyeti’nin aydın vatandaşları olarak büyümesine katkı sağlayacak, Andımızın önemine ve gereğine dikkat çekmek için buradayız. İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, barış içinde, birbirini severek, birbirini koruyarak, hoşgörü ve kenetlenmiş bir şekilde yoluna devam etmesinin sözüdür Andımız.  Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Bizler daha İYİ bir Türkiye, daha mutlu bir Türkiye, çağdaş uygarlık hedefine ulaşmış bir Türkiye için çalışıyoruz, bizden sonraki nesiller bizlerden bu görevi teslim alırken aynı Andı okuyup, aynı yeminle, aynı ruhla büyümüş olmaları çok kıymetlidir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe  durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene!

Andımız, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olan her çocuğumuz tarafından gururla okunmalıdır, bu topraklarda bayrağı devralacak her çocuğun andımızı ezberlemesi, milli duygularını yaşaması ve yaşatması çok önemlidir. Her sabah bunları söylerken düşünüyor olması, bu eğitime tabi olması çok önemlidir.

Andımız, Türk Ulusunun bireyi olan herkesin, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı kimliği taşıyan ve  Anayasadaki ‘Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür’ tanımının tescilidir. Andımız ile gençlere benimsetilmek istenen değerler, Türk toplumunun, Anayasanın temel değerleridir. Mahkeme kararıyla Devlet madalyalarına konulan Atatürk kabartması, mahkeme kararıyla kaldırılmış oldu. Kuva-yi Milliye Şehrimizden bir örnekle bu kararın vahametini ifade etmek istiyoruz. Yıl 1931 Atatürk, yurtdışında Türkiye'yi layıkıyla temsil ettiğini duyduğu Kurtdereli Mehmet Pehlivan’la tanışır. Ve o günün gece yarısı, kendisine bir mektup yazar. Mektubunda, “Çoluk çocuğun için sana ufak bir armağan gönderiyorum. O, bu mektubumla beraberdir. Pehlivan ömrünün tam sağlıkla uzun sürmesini dilerim” der. Gece yarısı mektubu, Salih Bozok’a vererek Otelde kalmakta olan Kurtdereli’ye yollar. Mektubun içinde, 1000 Liralık da bir İş Bankası çeki vardır. Çekin üzerinde, Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a 1000 Türk Lira veriniz. Bu para, Aralık ayı aylığımdan faiziyle kesilecektir diye yazmaktadır. Kurtdereli, bankaya gider. 1000 Lira kendisine ödenir ama Kurtdereli bankadan ayrılmaz. Niçin beklediği sorulunca; Çeki vermenizi bekliyorum der. Banka müdürü, Parayı aldın, çek bizde kalacak. Usul böyledir, deyince de Kurtdereli, O halde alın bu 1000 lirayı, benim çekimi geri verin diye karşılık verir. Şaşırır müdür Neden? diye sorar. İşte Kurtdereli’nin cevabı: Orada Mustafa Kemal’in resmi ve altında da imzası vardır. Alır çeki ve çıkar gider.

Bir tarafta, Atatürk’ün kendi maaşından keserek uygun gördüğü ödülü, Atatürk’ün el yazısı ve imzası bulunan o çeki ömür boyu saklayabilmek için reddeden bir pehlivan. Kurtdereli saklar o çeki ömür boyu ve bir demecinde konu açılınca, Parayı ne yapayım ki? Bana dünyanın en büyük adamı, ömrümün en büyük mükafatını verdi der. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtdereli’nin dediği gibi dünyanın en büyük adamıdır ve ona ait hiç bir şeyin maddi olarak değeri biçilemez, Ondan bize kalan her şey canımız pahasına savunulacak ve sahip çıkılacaktır.” Mustafa ATİK

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?