
Sinan Efendi (Muarrifoğlu) yatırı ilginç hikayesi ile dikkat çekiyor. Padişah 2’nci Beyazıt’a hocalık yaptığı bilinen Sinan Efendi mezarı Kız Dedesi Türbesi olarak anılıyor.
1930'lu yıllarda, Balıkesir'de bulunan bir türbe, garipler mezarlığı olarak kullanılmaktaydı. Bu türbenin kapısında herhangi bir isim veya işaret bulunmuyordu. Ancak bir gün, okuma yazması olmayan bir ziyaretçi, türbenin kapısında herhangi bir isim olmadığını fark ederek, rastgele seçtiği bir mezar taşını türbenin üstüne koydu. Bu mezar taşı, bir kadına aitti ve daha sonraki yıllarda türbe, "Kız Dedesi Türbesi" olarak bilinmeye başladı.
Bu türbe, Sultan Beyazıt'a hocalık yapmış değerli bir alim olan Hoca Sinan Efendi'ye aitti. Günümüzde ise birçok kişi tarafından ziyaret edilen türbe özellikle evlenme çağına gelen ve bir türlü yuva kuramayan kızlar tarafından tercih edilmektedir. Kız Dedesi Türbesi, bu genç kızlar için umut ve dua mekanı olarak önemli bir yer haline gelmiştir.


Çocukluğumda ki ortalama 55 yıl önce bu türbenin bakımıyla gönüllü ilgilenen Hacı Kaniye teyzemizden öğrendiğimiz bir hikaye vardı. O türbenin Saliha Sultan a ait olduğunu söylerdi. ” Eskiden evlenmelerin görücü usulüyle birisinin yol göstermesiyle kız bulunduğunu ailelerin birbirini tanımadan gençlerin evlendirildiğini bu gelinin de uzak köylerden at ile getirildiğini çok güzel olduğunu kayınpeder adayının gelin için çok güzelmiş keşke …. diye düşündüğünü ve gönül gözü açık gelinin bunu hissedip Allahım benim ruhumu burada kabz et diye Allah a yalvardığını orada vefat ettiğini. Vefat ettiği yerden kaldırılamadığını anlatırdı.