DOLAR 31,0278 % 0.05
EURO 33,7070 % 0.29
STERLIN 39,2113 % -0.01
FRANG 35,3030 % 0.12
ALTIN 2.021,55 % 0,17
BITCOIN 1.612.918 -1.136
Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

DEPREM ACIMIZ ÇOK BÜYÜK

DEPREM ACIMIZ ÇOK BÜYÜK

6 Şubat Pazartesi sabaha karşı saat: 04.18’de ve akabinde öğle vakti saat: 13.24’te Kahramanmaraş, Gaziantep merkezli depremler sonucu yaşadığımız felaketin üzerinden neredeyse 10 gün geçti.

Bu felaket haberiyle ilk başta neler olduğunu anlamaya çalıştık hep birlikte, görsel ve ulusal basına ve beraberinde sosyal medyaya düşen görüntülerle, haberlerle vehim bir olayla karşı karşıya kaldığımızın farkına vardık. Ölü Deniz Fayı ve Doğu Anadolu Fayında meydana gelen kırılma neticesinde Güneydoğu Anadolu bölgemizde ki 10 ilimizde ve ilçelerinde mevcut bütün yapılarda ağır hasarlara, yıkımlara, sayısı her geçen gün artan ölümlere, yaralanmalara neden oldu.

Geçen hafta ki yazımda başımdan geçen deprem olaylarından bahsetmiştim. Eminim ki birçok insanımız böyle kötü olayların içinde kalmıştır, zor dönemdir ve insan ne yapacağını bilemez o anlarda. En son depremle ilgili birçok acı yaşanmışlıkları ilerleyen zamanlarda duyup, okuyacağız. Deprem bölgesinde aile bireylerimden hiç kimse bulunmasa da yıllardır görev yaptığım yanımda vatani görevini yapan meslektaşlarım, arkadaşlarım, o coğrafyanın insanı kardeşlerim bulunmaktaydı.

Depremin üzerinden 3 gün geçtikten sonra büyük zorluklarla kendilerine ulaşma imkânı buldum, hala ulaşamadıklarım da var. Büyük bir çoğunluğu deprem enkazından hayati öneme haiz olamayan yaralanmalarla kurtulmuş durumdalar, hayatını kaybedenler de var maalesef. Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmetler diliyorum, ruhları şad, mekanları, makamları Cennet olsun, yaralı kurtulanlara da Allah’tan kalıcı şifalar niyaz ediyorum.

Depremin yıkıcılığı bir yana ilk andan itibaren organizasyonda beceriksizlik, haberleşme telekomünikasyon cenahında çöken, çalışmayan sistemden ve şirketlerden şikayetçi olduğumu belirtmek istiyorum. Evet gerçekten böyle büyük felaketlerde mükemmeliyeti aradığımız yok ama insanın bildiği, tanıdığı, akrabası, çocuğu, dostu, arkadaşı olan insanların durumu hakkında bilgi sahibi olmak istiyor. Kendilerine ulaşamadığı, bilgi sahibi olamadığı zaman yaşanan ruh durumunu anlatmaya zaten kelimeler yetmiyor.

Kıbrıs’ta görev yaptığım bir meslektaşım eşi ve torunuyla enkaz altında kalarak hayatını kaybetti, devre arkadaşlarım, meslektaşlarım, askerlerim yıkılan evlerinin enkazlarından aileleriyle birlikte küçük bir kısmı sağlıklı, birçoğu da bedenen, ruhen yaralı olarak kurtulabildiler. Görsel basın yoluyla yaşanan felaketi, kurtarma, yaraları sarma faaliyetlerini soluksuz olarak izliyoruz. Ülkemin bütün illeri, ilçeleri, köylerinden başta gıda olmak üzere yardımlar toplandı, gönderildi, gönderilmeye devam ediliyor. Sayısı on binleri bulan arama, kurtarma, yardım ekipleri bölgede çalışmalara devam ediyor.

Enkaz altında kalarak hayatını kaybeden evladının elinden tutarak çıkarılmasını bekleyen babanın fotoğraf karesini görmüş olmalısınız ve akabinde kendisiyle yapılan röportajı izledim ve dakikalarca ağladım. Baba acısını şöyle anlatmaya çalışıyor; bugüne kadar annemin, babamın, kardeşimin, akrabalarımın cenazesini gördüm birçoğunu kendi ellerimle toprağa verdim hepsine üzüldüm ama insanın kendi evladını toprağa vermesi gerçekten çok acı, içim yanıyor, ciğerim yandı bitti, bu saatten sonra yaşamışım yaşamamışım benim için hiç anlamı yok ve Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Duamızdır Allah (C.C.) bir daha böyle acılarla bizleri sınav etmesin, maalesef daha önceki yaşadıklarımızdan ders almadığımız ayan beyan ortada, artık kimseye güvencimiz olmasın, sorumlular tespit edilsin, haklarında gereken işlemler, hak ettikleri cezalandırmalar yapılsın, canlarımız birilerinin para kazanması, rahat hayat sürmesi için heba olmasın. Üzüntümüz, acımız çok büyük. Rabbim hepimize sabır, güç, kuvvet, derman versin.

Kaynak : Cahit Ökdem

YORUM YAP