
Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, ‘Paşa Cami satılacak mı?’ tartışmalarının deli saçmasından ibaret olduğunu söyledi. Yılmaz, “Böyle bir şey olabilir mi? Deli saçmasının saçması. Paşa Camiyi satın almaya kimin gücü yeter? Kim söylese deli saçması, saçmalıyorlar denecek bir konu” dedi.
Balıkesirliler Birliği’nin geleneksel hale getirdiği ‘Tarhana Çorbalı Kahvaltı’ DSİ 25. Bölge Müdürlüğünün 52 Evlerde bulunan sosyal tesisinde gerçekleştirildi.
Kahvaltıda Dernek Başkanı Dr. Mehmet Çalışkan, Ak Parti Balıkesir Milletvekili Adil Çelik ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, kahvaltıya katılanlara hitap etti.
“PAŞA CAMİİ’Nİ SATIN ALABİLECEK GÜÇTE BİR İNSAN GRUBU VAR MI?”
Kahvaltıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, ‘Paşa Cami satılacak’ söylentilerine yanıt verdi. Yücel Yılmaz, birlik kelimesinin geçtiği her şey aslında birden fazla unsurun bir araya geldiğinde ve ihtiyaç duyulduğunda birliklerin kurulduğunu söyledi.
Balıkesirliler Birliğini de 50 büyüğün bir araya gelerek kurduğunu ifade eden Yılmaz, “O günden bu güne çok arkadaşımız o sayede burs edindi, o sayede üniversite tahsilini yapmak için gerekli desteği buldu ve bugün bazıları emekli oldu, bazıları çalışıyor, çok büyük hizmetleri oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.
Yılmaz, Paşa Camii ile yapılan spekülasyonlara şöyle yanıt verdi: “Zağnos Paşa Camii’ni satın alabilecek güçte bir insan grubu var mı? Alabilir mi yani kimse. Deli saçması değil mi. O zaman bu konuyu niye konuşuyoruz? Yani bunu kim alabilir? Öyle bir şey var mı? Hadi satanı geçtim de alabilen çıkabilir mi? O zaman niye konuşuyoruz? Demek ki Balıkesir’in gerçekten konuşmaya ihtiyacı var, Balıkesir konuşuyor bunu. Kim söylese deli saçması, saçmalıyorlar denecek bir konu.
Peki, bu nereden çıkıyor? Biz milletvekilimizi çok severiz. Kendisiyle beraber eğitim-öğretim sektöründe beraber durduk, belediye başkanlığı yaptı. Ama bu en son asfalt parasına benzemiyor bu iş. Milletin manevi duygularıyla oynamak, yanlışı bilerek Türkiye’ye duyurmak. Biz o gün 50 Peynirli Balıkesir Kitabının lansmanını yaptık. Tüm Türkiye’ye Balıkesir’in her köşesini tanıtacak bir şey yaptık. Biz diyoruz ki; Balıkesir, Türkiye’nin en çok, en güzel peynirlerini yapan ili. Bunu da bir kitapla yaptık. Bunun tanıtım videosunu seyrettik. O gün Erdekli genç bir kızımız dünya şampiyonu olmuştu, onun ödülünü verdik. Bunları nasıl duyurabiliriz diye uğraşırken, TV’lerde biz kavga eden, birbiriyle barışık olmayan Balıkesir görüntüsü verdik.
Gerilimden rant elde etmek Balıkesir siyaseti için çok lüks artık, Balıkesir için lüks. Zamanımızı doğru değerlendirmezsek, şehirler birbiriyle rekabet ediyor, biz öndeyiz diyecek halimiz yok. Geri kalmışlığımızın göstergesi bir sürü belirteçlerde var. Balıkesir’in istikametini doğru yönlere iletmemiz lazım, bu birliklerin görevi de bu. Gerilimden, olmayan şeyi olmuş gibi gösteren insanların çiğ siyaset yapmasına fırsat vermeyecek akil insanlar burada var.
Ben yanlış yapıyorsam, beni eleştirin. Ama Balıkesir camiyi satan bir il olarak duyulmamalıydı. Türkiye’de her ilin yaptığı, devletin mahsuplaşma için verdiği çok basit imtiyazları sanki anormal, çok abartı bir şey varmış gibi gösterildi. Camiyi satmaya kimin gücü yeter? Böyle bir şey var mı? Buna inanıp, orada, burada camiyi satıyorlarmış diye konuşan da aslında bir şekilde bu tür dedikodu yayanların ekmeğine yağ sürüyor. Yani saçmalıyor denip bırakılacak bir konu.
Böyle bir şey olabilir mi Türkiye Cumhuriyeti’nde? Kimin gücü yeter? Biz camileri kendisi yapan bir milletiz. Şimdi konu nereden çıkıyor? Sadece cami meselesi değil. Saat Kulesi, kültür merkezi, spor alanları gibi GOP, KOP arazileri diye bir şeyler var. Yani ortaklık payı dedikleri, bir tarla arsaya dönüşürken kamu ortak payı diye vatandaşın arazisi istimlak edilir veya kamulaştırmak üzere tapusu verilir. Bu tür yerler; okulların, spor salonlarının yapıldığı yerlerde çok vardır. Bunların büyük bir çoğunluğunu da belediyeye zamanında vatandaşlar bağışlarlar. Bunların altlıklarında şeyler vardır. Kim kullanır? Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet, Sağlık Bakanlığı kullanır. Bu arazileri zaman zaman devlet mahsuplaşma amacıyla kullanır. Biz parayı kendimiz almıyoruz, devlet gönderiyor zaten. Bunun kanuna uygun bir şekilde mahsuplaşma için, her il için kullanıyor. Bunun da belirli süreleri var.
Bununla ilgili çağrı çıkınca Türkiye’deki bütün belediyeler vergileriyle ilgili mahsuplaşmak için bu tür yerlerde bulunan arsaların listelerini çıkartıp, meclisten karar alıp, kullanan kişiye geçiyor bunlar. Milli Eğitim Bakanlığı kullanıyorsa bu devletin Hazinesine geçiyor, Milli Emlak’a. Milli Emlak da bunu ilgili bakanlığa tahsis ediyor. Devletin yani mal. Bunu siyasi rant olarak kullanmaya çalışmak, bunu sanki bir olay varmış gibi anlatmak, hazmedememenin sonucu veya bir şey bulamamanın sonucu. Yani gündemde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi demek ki gerçeklerle gündeme getirilemiyor, böyle hezeyanlarla getiriliyor. Bir tane gidin diğer muhalif parti belediye başkanlarından yapılan işi onaylıyorlarsa biz yanlış yapıyoruz.
Yani milletvekilimizin yaptığı açıklama tam bir hezeyandır. Balıkesir’i karalamak için daha kötü bir şey yapılamaz. Kendisinin biz Balıkesir’e büyük hizmetleri olacak Ankara’da diyorduk ama bu son yaptığıyla Balıkesir gündeme hoş gelmedi. Eğer insanlar cami satılıyor diye inanıyorsa burada sadece bize değil, size de görev düşüyor. Bu yanlışı; yani milletvekilimizin ortaya attığı taşı hep berabere çıkartacağız. Yani cami, mami satıldığı yok. Devletin belediyede bulunan yeri, devletin Hazinesi’ne geçiyor. Bunu satın alabilecek güçte adam varsa, gitsin alsın. Caminin yeri de o şeyde değil. Dışarıda, çok basit olan yerler. Yok bunu başkası kullanacakmış, işte satılacakmış avlu deniyor. Öyle bir şey olabilir mi? Buna kim inanır. Deli saçmasının saçması. Hiç işi olmayan insanlar bunu satılıyormuş diye konuşurlar. Ama konuşan adamlar boş. Gerçekten memleketin bu kadar hizmete ihtiyaç duyduğu, her yerde bu kadar hizmet yapılırken biz neyle uğraşıyoruz. Orada mahsuplaşacak bedel çok küçük; 2 metre, 7 metre, 8 metre. Orada sanki böyle hayat duruyor, o duran hayatın borcunu ödemeye çalışıyoruz.
Biz zaten her gün borçlanıyoruz. Herkesin talebini yerine getirmek için çalışıyoruz, yapıyoruz. Devletin zaten gelirleri, giderleri belli. Bu konuda hiçbir sıkıntımız yok. Bazen zaman içerisinde şöyle belediyeler borçlu devir alındı deniliyor. Rutinin dışında hiçbir şey yok. Yani bir belediye maksimum hizmeti verebilmek için kapasitesinin tamamını kullanır. Hiçbir belediye başkanı kasamda para dursun, bende daha rahat edeyim diye bakmaz. Borçlanabilecek en yüksek düzeyde borçlanır, hizmetleri sonuna kadar vermeye çalışır. Yeni gelen arkadaş da zaten toparlar, tekrar o da maksimum düzeyde diğerine devreder. Yok ben borçlu devraldım vs. Yani borçlanabilme limiti var devletin gözünde. Kimse gereğinden fazla borçlanamaz. Yasaların dışındaki borçlanma haddini de aşamaz. Herkes belirli bir ölçüde borçlanabilir.
Bizim Balıkesir’in büyükşehir olması münasebetiyle bütün Fen İşleri deposu, araç platformu, ihtiyaçlar çok yüksek olduğu için ilk 15 sene büyükşehirler kendini tam gösteremez. Gaziantep, Eskişehir gibi kentler ilk büyükşehir olduğunda biz oraların büyükşehir olduğunu uzun yıllar anlayamadık. Ama 2001’den sonra viyadükler, battı-çıktılar, peyzajla ilgili çalışmalar bakanlıklarla daha rahat yapıldı. Çoğu işi bakanlıklar yapıyor zaten. Üniversitenin önündeki battı-çıktıdan imarla ilgili konuların hepsi büyükşehirle anlaşmak çok kolay. İlçe, belde belediyesiyle anlaşmak çok zordur. Çünkü bir üst kurula gönderiliyor. Bu konunun Balıkesir gündemine gelmesi, her bir Balıkesirliye hakarettir. Bunu gündeme taşıyanları da kınıyorum. Yani böyle bir şey varmış gibi anlatan arkadaşlar çıksınlar bir daha izah etsinler.
Soru sorsunlar; öyle kürsüde tek taraflı anlatıp da milletin Türkiye genelinde aklını bulandırmak Balıkesirli bir arkadaşımıza düştü. Türkiye’de sadece Karesi Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, Edremit Belediyesi mi yapıyor bunu? Türkiye’deki bütün belediyeler yapıyor. Yani senin de mensup olduğun partideki Susurluk Belediyesi de yapıyor. Şimdi bunu bir şey varmış gibi anlatıp, siyasetle ilgilenmeyen insanlara 2-3 kişiyi kötüleyeceğim diye bütün Balıkesirliyi kötülemenin ne anlamı var? Camiyi satan Balıkesirliler mi dedirttirmeye çalışılıyor. Yani bu konuyu daha fazla gündeme getirmeyelim. Basın mensubu arkadaşlar da kamuoyunun duyması adına yayınlamak doğru ama böyle bilinsin, o kendi ayıbıyla kalsın. Çok da konuşulmasın bu konu. Kim satacak Balıkesir camilerini öyle bir şey olabilir mi?”
ÇALIŞKAN: BÜYÜK İŞLER YAPTIK
‘Tarhana Çorbalı Kahvaltı’ etkinliğinde konuşan Balıkesirliler Birliği Başkanı Dr. Mehmet Çalışkan, Balıkesirliler Birliği’nin temelinde Balıkesir Yüksek Tahsil Talebe Cemiyeti yattığını hatırlattı. Balıkesir Yüksek Tahsil Talebe Cemiyeti’nin İstanbul’da 1930’lu yıllarda kurulduğunu ve zamanın Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün de ziyaret ettiği bir dernek olarak tarihe geçtiğini anımsatan Çalışkan, derneğin çok büyük faaliyetler yaptığını söyledi.
YÜZLERCE ÖĞRENCİYE BURS DESTEĞİ
Balıkesirliler Birliğinin, birçok Balıkesirlinin okumasında çok büyük payı olan bir dernek olduğunu, bu dernek sayesinde pek çok Balıkesirlinin meslek sahibi olduğunu anlatan Çalışkan, “Bu derneğin faaliyetleri esnasında burslu, yarı burslu veya sadece yatılı olarak yüksek tahsil öğrencilerine verdiği katkılar sayesinde şu anda aramızda bulunan pek çok ağabeyimiz de bu dernek sayesinde tahsillerini tamamladılar. Biz Balıkesirliler Birliği’ni kurmaya başladığımızda önce bu derneği örnek aldık. Şu anda Balıkesirliler Birliği’nin ilk kurucularından 46 kişi var. Hemen hemen bunların yarısı vefat etti” dedi ve kurucu üyelerin isimlerini söyledi.
Aralarında kendisinin de bulunduğu 10 kişilik bir ekibin derneğin tüzüğünü hazırladı kaydeden Çalışkan, tüzüğü hazırlayanların isimlerini söyledi.
Tüzük sonrası faaliyetlere başladıklarını ifade eden Çalışkan, “Faaliyetler esnasında pek çok şey yapıldı. Ben özellikle ebediyete intikal etmiş olan bütün büyüklerimize rahmetler diliyorum. Şu anda Balıkesirliler Birliği’nin eski başkanlarından Reşit Kıpçak ağabey de Atatürk Şehir Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavi görüyor, kendisine şifalar diliyorum” diye konuştu. Cengiz GÜNER

