
Balıkesir Tabip Odası yönetimi tarafından yapılan açıklamada COVID-19 aşılarıyla ilgili bilinmesi gerekenler sıralandı.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“COVID pandemisini kontrol altına alabilmenin tek yolu hastalığın bulaşmasını azaltmaktır. Virüs insanlar arasında yayıldıkça değişime uğramakta ve daha bulaşıcı, daha ağır hastalık yapan ve aşıların etkisine daha dayanıklı varyantlar ortaya çıkmaktadır.
Aşı, kişileri korumak ve pandemiyi durdurmanın yanı sıra varyant gelişmesini engellemek için de en etkili yöntemdir. Bulaşıcı hastalıklarda, bir toplumda hastalığa karşı bağışıklık kazanmış bireylerin sayısı belirli bir oranın üzerinde olursa o hastalığın toplumda yayılması belirgin şekilde azalır.
Pandeminin başından itibaren sıklıkla kullanılan sürü bağışıklığı ifadesi toplum bağışıklığını ifade etmektedir. Her bulaşıcı hastalık için hastalığın yayılımını durdurabilmek amacıyla gereken toplum bağışıklığı oranı değişmektedir. Hastalık etkeninin bulaşma hızına ve aşıların etkinlik oranlarına göre değişmekle birlikte salgının kontrol altına alınabilmesi için Türkiye’de yaklaşık 60-70 milyon kişinin aşı olması gerekmektedir. Daha bulaşıcı varyantlar ortaya çıkarsa bu sayı artacaktır. Kısaca özetlemek gerekirse, salgının yayılımını durdurmak için ulaşılması gereken toplum bağışıklığı oranına sadece aşılanma yoluyla güvenli bir şekilde ulaşılabilir.
KAÇ TÜR COVID-19 AŞISI VARDIR?
COVID hastalığı için beş tür aşı geliştirilmiştir. Bu aşıların dördü bilinen yöntemlerle geliştirilirken mRNA aşıları yeni bir teknoloji ile geliştirilmiştir. İnaktive virus aşıları; hastalığa neden olmayan ancak bağışıklık yanıtı oluşturan etkisizleştirilmiş virus içeren aşılardır.
Ülkemizde uygulanmakta olan Sinovac’ın CoronaVac aşısı ve her yıl uygulanan grip aşıları inaktif aşılardır. Canlı atenüe aşılar; hastalığa neden olmayan ancak bağışıklık yanıtı oluşturan zayıflatılmış virus içeren aşılardır. Kızamık, kabakulak, su çiçeği aşıları da canlı atenüe virüs aşılarıdır.
Henüz dünyada kullanıma girmiş canlı atenüe COVID-19 aşısı bulunmamaktadır. Protein subunit aşıları; virüsün yapısını taklit eden protein parçalarını kullanan protein bazlı aşılardır. Novovax aşısı bu tüden aşıdır. Viral vektör aşıları; SARS-CoV-2 virusunun RNA parçacıklarını taşıyan hastalık yapıcı etkisi olmayan virusların kullanıldığı aşılardır. Oxford-AstraZeneca aşısı, Sputnik V aşısı bu türden aşılardır.m-RNA aşıları; protein üretmek için genetik olarak tasarlanmış RNA parçacıklarını kullanan yeni teknoloji ürünü aşılarıdır.
Ülkemizde uygulanmakta olan BioNTech aşısı bu türden bir aşıdır. 2021 yılı Haziran ayı itibariyle dünyada acil kullanım onayı ve ruhsat almış 11 aşı, kullanım onayı almak üzere olan bir aşı olmak üzere toplam 12 adet aşı bulunmaktadır. Acil kullanım onayı veya ruhsat alan aşılar ise; Pfizer/BioNTech, Moderna, Oxford-AstraZeneca, Johnson&Johnson, Gameleya-Sputnik V, SinoPharm, Sinopharm Wuhan, Cansino, Sinovac, Bharat Bitech ve Vector Institute olarak sıralanabilir.
AŞILARIN YAN ETKİSİ YOK MU?
Tüm aşılarda olduğu gibi COVID-19 aşılarının da yan etkileri olabilmektedir. Sık görülen yan etkiler aşı yerinde ağrı, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, ishal gibi yan etkilerdir. Bu yan etkiler, aşı ile verilen antijene karşı vücudumuzun yanıt vermesi nedeniyle ortaya çıkar. Genellikle kısa (1-3 gün) sürer ve çoğunlukla günlük yaşantımızı engellemeyecek kadar hafiftirler. İki dozda uygulanan aşılarda ikinci dozdan sonra yan etkiler biraz daha sık görülebilir. Şikayetler ağrı kesici, ateş düşürücü ile azaltılabilir. Üç günden uzun süren yan etkilerde doktora başvurmanızda fayda olacaktır. Nadir görülen yan etkiler yüzde birden daha az sıklıkta karşımıza çıkar. Alerji bunların başında gelir. Çoğu alerjik yan etki önemsizdir, çok nadiren ciddi alerji gelişebilir. Ciddi alerji aşıdan sonraki ilk dakikalarda ortaya çıkacağı için aşılanan kişilerin sağlık kuruluşunu 15-30 dakikadan önce terk etmemesi gerekir.” Cengiz GÜNER

