Ülkemizdeki başıboş köpek sorunu gün geçtikçe daha da tehlikeli hale gelmektedir. Saldırma, ısırma ve en önemlisi dünyada ki en tehlikeli ve bulaşıcı hastalık olan zoonoz karakterdeki kuduz hastalığı riski toplum ve halk sağlığını tehdit etmektedir.
Artık sıradan bir haber haline gelen başıboş köpeklerin insanlara ve çocuklarımıza saldırıp ısırması hatta ölmelerine neden olacak derecede zarar vermesi bunun yanında geçtiğimiz hafta kuduz tedavisi gören hastanın hastaneden kaçıp toplum içinde vakit geçiriyor olması söz konusu sorunun halk sağlığı noktasında ne kadar da önemli bir durum olduğunu bizlere göstermektedir.
Peki biz sahipsiz hayvanlar beslenmesin, onların yaşam hakkı yok, onlara bakmayalım mı diyoruz. Tabiki de HAYIR. Burada anlatmak istediğimiz söz konusu durumun insan ve hayvan sağlığı açısından denetlenebilir aynı zamanda hayvan popülasyonu bakımından toplumsal tehdit oluşturmayacak sayıda bir sahipsiz hayvan yaşam alanı oluşturulmalıdır düşüncesini anlatmak istiyoruz.
Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin yasalaşması ile Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 75 bini aşan belediyelere 31 Aralık 2022, diğer belediyelere (25 bin -75 bin nüfus) ise 31 Aralık 2024 tarihine kadar hayvan bakımevi kurma zorunluluğu getirildi. Belediyelere, bu madde yürürlüğe girdikten sonra 3 yıl süreyle hayvan bakımevi kurmak ve rehabilitasyon çalışmaları yapmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinden, Büyükşehir Belediyelerinde yüzde 0,3, diğer belediyelerde yüzde 0,5 olmak üzere kaynak ayırma , nüfusu 25 binin altında olup hayvan bakımevi kurma zorunluluğu bulunmayan belediyelere de sorumluluk alanındaki sahipsiz hayvanları en yakın belediyeye götürerek rehabilite ettirme zorunluluğu getirildi. Fakat söz konusu kanunun uygulanması ve yerel yönetimlerin denetim ve kontrollerinin yapılıp yapılmadığı noktasında eksiklikler olduğu da görülen bir gerçektir.
Bunun yanında hayvanları sömürmeyi meslek edinen ve kendilerine bir rant kapısı haline getiren sözde hayvan severler(gerçek hayvan severleri tenzih ederim) ve trollerinin oluşturduğu lobi yerel yönetimleri söz konusu kanunların hayata geçirilmesi ve başıboş köpek sorununun çözümüne yönelik önlemlerin alınmasını engellemektedir.
Bu hafta başında konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Belediyeler, sokaklarda yaşayan hayvanları barınaklara almalı. Bu konunun takipçisiyim. Ne gerekiyorsa yaptık, yapacağız. Gelişmiş ülkelerde, Avrupa’da bu sorun nasıl çözüme kavuşturulduysa bizde aynı uygulamaları hayata geçireceğiz.’’ sözleri başıboş köpek sorununun ne denli tehlikeli bir noktaya geldiğinin en önemli göstergesidir.
Yıllardan bu yana sorunun çözümüne yönelik yapılan uygulamaların çözüm getirmediği hatta ve hatta sorunun giderek daha büyük bir hal aldığı gün gibi ortadadır. Peki daha radikal ve çözüme bizleri daha da yaklaştıracak yol ve yöntemlerimiz var mı diye baktığımızda karşımıza ‘ Canlı köpek ihracatı’ adı verebileceğimiz bir ticari yöntem çıkmaktadır.
Dünya üzerinde tarihte insanlarda köpek eti tüketimi, Doğu ve Güneydoğu Asya, Batı Afrika, Avrupa, Okyanusya ve Amerika’da görülmüştür. Günümüzde ise Çin, Kore ve Vietnam’ın birçok yerinde yoğun bir şekilde tüketilmektedir. Özellikle Çin’de her yıl düzenlenen Liçi ve Köpek Yeme Festivali yoğun bir katılım ile kutlanmakta çok sayıda köpek festival kapsamında insan tüketimine sunulmaktadır. Avrupa’da ise İsviçre halkı yoğun bir şekilde köpek eti tüketen tek halk olarak bilinmektedir.
Ülkeler arası canlı hayvan ithalat ve ihracatının kolaylıkla yapıldığı günümüzde söz konusu ülkeler ile yapılacak ticari anlaşmalara ‘Canlı köpek ihracatı’ nın eklenmesi ülkemizdeki başıboş köpek sorununu çözebilecek en önemli radikal çözüm yolu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bizler ülke olarak nasıl Avrupa ülkeleri ve Amerika ve Güney Amerika ülkelerinden canlı damızlık ve besi hayvanı ithalatı yapıyorsak yukarıda bahsettiğimiz ülkeler ile yapılacak ticari anlaşmalar çerçevesinde canlı köpek ihracatı’nın yapılması noktasında herhangi bir engel olmadığını varsa da çıkarılacak kanunlar ile bu engelin kolayca aşılacağını söyleyebiliriz. Bu sayede hem ülkenin en büyük kronik sorunlarından biri olan başıboş köpek sorunun çözüme kavuşturulması hem de cari açığın kapatılması noktasında ülkemize fayda sağlayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.







YORUMLAR