
Balıkesir’de uzun yıllar “trafik” kelimesi pek ciddiye alınmazdı. Büyükşehirlerin derdi olarak görülür, bizim şehrimize pek yakıştırılmazdı. Sabah işe giderken saat hesabı yapmaz, akşam eve dönerken “yol kilitlenmiştir” endişesi taşımazdık. Bugün gelinen noktada ise Balıkesir’de trafik artık konuşulan, hissedilen ve günlük hayatı doğrudan etkileyen bir gerçek haline geldi.
Eskiden Balıkesir’de araç sayısı bugünküyle kıyaslanamayacak kadar azdı. Her evde araba yoktu, olanlar da genellikle tek araçla yetinirdi. Şimdi ise birçok evin önünde iki, hatta üç araç görmek sıradan bir manzara. Nüfus arttı, yaşam tarzı değişti, araç sahibi olmak kolaylaştı. Ama şehir aynı hızda değişmedi. Balıkesir büyüdü, araç sayısı arttı; buna karşın yolların kapasitesi aynı kaldı.
Merkezde özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk artık istisna değil, kural haline geldi. Bandırma Caddesi, Vasıf Çınar, Milli Kuvvetler, çevre yolu bağlantıları… Eskiden birkaç dakikada geçilen noktalar bugün kırmızı ışıkta iki-üç tur beklenen alanlara dönüştü. Hâlâ “Balıkesir’de trafik mi olur?” diyenler var ama direksiyon başına geçen herkes, yaşanan sıkışıklığın gerçek olduğunu biliyor.
Bu noktada şunu da teslim etmek gerekiyor: Son yıllarda şehirde hiçbir şey yapılmadı demek haksızlık olur. Bazı kavşaklarda düzenlemeler yapıldı, akıllı kavşak sistemleri devreye alındı, sinyal süreleri yeniden planlandı. Özellikle belirli noktalarda trafik akışını rahatlatmaya yönelik revizyonlar gerçekleştirildi. Bu çalışmalar kısa vadede bazı rahatlamalar sağladı. Ancak yapılan düzenlemeler, artan araç sayısına karşı daha çok mevcut yoğunluğu yönetmeye yönelik kaldı. Şehir büyürken ana caddeler genişlemedi, yeni alternatif güzergâhlar yeterince oluşturulamadı. Yani sorun sadece kavşaklarda değil, yol kapasitesinin genel olarak yetersiz kalmasında.
Trafiği zorlaştıran unsurlardan biri de park meselesi. Balıkesir’de trafik sadece hareket halindeyken değil, dururken de yaşanıyor. Çift sıra parklar, dar sokaklarda yolun tek şeride düşmesi, kaldırıma çıkan araçlar… Bunların her biri zincirleme şekilde trafiği kilitliyor. Eskiden park yeri aramak mesele değildi, şimdi ise birkaç dakikalık iş için bile “arabayı nereye bırakacağım” sorusu başlı başına bir stres kaynağına dönüştü.
Bir diğer önemli konu alışkanlıklarımız. Balıkesir uzun yıllar küçük şehir rahatlığıyla yaşadı. Kısa mesafeler için yürümek yerine arabaya binmek normal kabul edildi. Toplu taşıma, “mecbur kalındığında” tercih edilen bir seçenek oldu. Araç sayısı bu kadar azken sorun yaratmayan bu alışkanlıklar, bugün şehrin en büyük problemlerinden biri haline geldi. Herkes aynı saatlerde yola çıkınca, aynı güzergâhları kullanınca şehir ister istemez kilitleniyor.
İşin bir de psikolojik boyutu var. Balıkesir insanı trafiğe alışık değil. İstanbul’daki, Ankara’daki gibi uzun beklemelere karşı sabırlı değiliz. Kısa süreli bir duraklama bile gerginliğe yol açıyor, korna sesleri artıyor. Aslında bekleme süreleri büyük şehirlerle kıyaslandığında hâlâ çok uzun sayılmaz. Ama “Balıkesir’de böyle olmamalı” düşüncesi, tahammül sınırlarını daha da düşürüyor.
Şunu kabul etmek gerekiyor: Balıkesir artık eski Balıkesir değil. Üniversite büyüdü, sanayi gelişti, ilçelerle merkez arasındaki ulaşım yoğunlaştı. Yaz aylarında körfez hareketliliği, kışın merkez trafiği derken şehir dört mevsim araç yükü taşıyor. Bu değişimi görmezden gelip sürekli geçmişle kıyaslamak, bugünün sorunlarına çözüm üretmiyor.
Çözüm sadece yeni yol yapmak da değil. Elbette altyapı önemli; alternatif güzergâhlar, otoparklar, ulaşım planlaması şart. Ama aynı zamanda zihniyet değişimi de gerekiyor. 300 metrelik mesafe için arabaya binmemek, mümkünse yürümek. Toplu taşımayı gerçek bir alternatif haline getirmek. Bisikletin sadece hobi değil, ulaşım aracı olabileceğini kabullenmek.
Balıkesir’de trafik olmaya başladı, evet. Bu bir günde olmadı, yılların birikimiyle ortaya çıktı. Şimdi asıl soru şu: Bu gerçeği kabullenip birlikte çözüm mü arayacağız, yoksa her gün direksiyon başında “eskiden böyle değildi” demeye devam mı edeceğiz?


1. Bu şehire taşinali 9 yıl oldu aslen buraliyim 30 yıl sehir dışındaydım
2. Gelince büyük bir köy gördüm sahipsiz bakımsız hiç gelişmemiş nedenini eski bandırma Caddesi ve eski kepsut caddesini kullananlar çok iyi bilir
3. Motor saticilari hem kaldırımı hemde caddenin bir şeridini işgal etmişler ve ben bunu bizzat BBBelediye başkanına ilettim ondan öncekilere de ilettim hal böyle olunca zaten dar olan caddeler dahada tıkanıyor
Gerçi anlaşmışlar gibi bütün Motor tamircileride aynı ararstirisaniz size yerlerini göstere bilirim