Kanser hastalığını basit olarak tanımlayacak olursak hastalığın sirayet ettiği organ hücrelerinin anormal olarak büyümesi olarak nitelendirmek yanlış bir tabir olmaz. Köpekler de her yaşta görülebilen kanser hastalığı özellikle 10 yaş üzerinde ki yaşlı tabir edeceğimiz sınıfta görülme oranı %50’lileri bulmaktadır.
Dünyada ortalama olarak yılda 6 milyon köpeğe kanser teşhisi koyulmakta ve bu oranda hemen hemen 4 köpekten birinde hastalığın görülmesi anlamını taşımaktadır.
Kanser hastalığı teşhisinde beşeri alanda kullanılan bütün görüntüleme ve muayene yöntemlerinin hepsi kedi ve köpekler de de mevcut hastalığın teşhis ve izlenmesinde kullanılmaktadır. Sahiplendiğimiz köpeklerin hastalığa tür, ırk, cinsiyet ve yaşa göre kalıtımsal olarak yatkınlıklarının olduğunu bilmek hastalığın erken teşhisi için bize yol gösteren en önemli bileşen olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastalığın teşhisi ve tedavisinde ki başarı hasta sahibinin köpeğini tanıması ve erken tanı ve teşhis ile mümkün olmaktadır.
Genel anlamda kanser hastalığının nedenlerine baktığımızda karşımıza genetik ve çevresel nedenler ile birlikte hayvanın yaşı olmak üzere 3 ana neden çıkmaktadır. Genetik olarak baktığımızda Golden Retriever, Boxers, Alman Kurdu ve Rottweiler’ların genellikle diğer türlere göre belirli kanser türlerine yakalanma olasılığı daha yüksektir. Çevresel etmenlere göz attığımızda ise hayvanlarımızın güneşe uzun süre maruz kalmaktan kaynaklanan ultraviyole radyasyonu, tarımda yaygın olarak kullanılan çeşitli herbisitler, insektisitler, pestisitler; ve birçok kentsel alanda yaygın olan hava kirliliği kanser gelişimine sebep olabilecek etmenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşın hastalık ile ilgili bağlantısına baktığımızda yaş ilerledikçe bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak söz konusu kanser hücreleri ile mücadele de zayıf kalması ile hastalık kolay bir şekilde yayılım gösterebilmektedir.
Köpekler de kanser hastalığından şüphe uyandırabilecek belirtilere baktığımızda ise karşımıza özellikle kanserin çeşidine göre şekillenen vücutta anlam verilemeyen şişlikler, vücut deliklerinden gelen kanamalar, topallık, yemek yemede zorlanma, hareket isteksizliği gibi ana nedenleri gözlemleyebiliriz. Bunun yanında travmatik yada atravmatik olarak oluşan iyileşmeyen yararların varlığı da kanser hastalığından şüphe etmemize neden olacak belirtilerin başında gelmektedir.
Hastalığın teşhisi sitoloji, laboratuvar incelemesi, manyetik görüntülemeler ve biyopsi gibi teşhis yöntemleri ile koyulmaktadır.
Köpeklerde en çok gözlenen kanser çeşitlerine baktığımızda ise total kanser vakalarının %50-60’ını oluşturan meme ve deri kanserleri göze çarpmaktadır. Bunun yanında kemiklerde gözlenen osteosarkom, ağız ve diş etlerindeki melanom, kan damarlarındaki hemanjiyosarkomun yanında mesane ve testis kanserleri köpeklerde gözlenen başlıca kanser çeşitleri arasında yer almaktadır.
Bu hastalıkların teşhisi sonrası tedaviye karar vermeden önce hastanın genel durumu, yaşı ve kanserin safhası oldukça önem taşımaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği uluslararası kanser klinik aşama sistemleri standarttır. Solid tümörler için, genellikle 3 kategori vardır. T; tümörün büyüklüğü, N;lenf nodül bölgesine invazyonu, M;uzak metastazların varlığı veya yokluğunu tanımlar. Bu kategorilerden çıkacak sonuçlara göre, hastalıkta klinik aşamalar 4 grupta değerlendirilir. İlk 3 aşama hastalıkta lokal durumu ,bölgesel yayılmayı, bölgesel yayılmada yoğunluk derecesini belirler. IV. Aşama ise, ilk 3 aşamayı ve uzak bölgelere metastazı kapsar. Genellikle ilerlemiş aşamalarda prognoz daha az iyileştirilebilir hale gelmektedir. Hastalığın tedavisine kanserin hangi aşamada olduğunun tespitinin yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekliliği kanserin tedavisinde elde edilecek başarıyı oldukça etkilemektedir. Hastalığın tedavi seçenekleri arasında ise kemoterapi, ameliyat ve radyo terapi uygulamaları bulunmakla beraber bunların biri veya birkaçına aynı anda tedavi seçeneği olarak başvurulabilinmektedir.
Kanser hastalığı köpeklerde oldukça sık görülen bir hastalık olmakla beraber özellikle 7 yaş ve üzeri köpeklerde erken teşhis ile tedavisi başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Hastalığın erken tanısı tedavide başarıyı arttırmadaki en önemli unsur olduğunu unutmamak gerekmektedir.







YORUMLAR